11. Hukuk Dairesi 2011/11341 E. , 2012/17890 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2011 tarih ve 2007/53-2011/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2011/11341 E. , 2012/17890 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2011 tarih ve 2007/53-2011/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, davalılardan ... ile ortağı olduğu şirketlerdeki hisselerinin devri hususunda anlaşmaya vardıklarını ve iki protokol yapıldığını, bu protokollerden birincisine göre müvekkilinin, Merka Koruma Güvenlik Ltd.Şti’ndeki hissesinin tamamını davalılara devretmeyi taahhüt ettiğini, devirden sonra yapılacak işlemler ve tarafların hak ve yükümlülüklerin protokolde ayrıntılı olarak gösterildiğini, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca birinci protokolle birbirini tamamlayacak şekilde ikinci bir protokol yapıldığını, aynı tarihi taşıyan ikinci protokolde de davacının, Merka Özel Güvenlik Eğitimi Kurumu Ltd. Şti’ndeki % 33 hissesinin tamamını şirketin diğer ortaklarına devretmeyi taahhüt ettiğini, devir bedeli olarak da 100.000 TL kararlaştırıldığını, bu bedelin senetlere bağlandığını ve üçüncü kişi Salih dost'a yediemin olarak teslim edildiğini, ilk protokol gereği noterden devrin yapıldığını ancak ikinci protokol gereklerinin yerine getirilmediğini, davacı müvekkilinin kandırıldığını, ilk protokole göre yapılan hisse devrinin hile yolu ile yapıldığını ileri sürerek, hisse devrinin iptaline, protokolde geçen 100.000 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, taraflar arasında protokoller imzalandığını, ilk protokol gereği şirket hisse devrinin noterden usulüne uygun olarak yapılarak hisse devrinin gerçekleştirildiğini, ikinci protokol gereği her hangi bir işlemin yapılmadığını, yapılmayan hisse devri nedeni ile 100.000 TL borçlarının da bulunmadığını, ilk protokol gereği yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen protokollerin niteliği itibariyle devir vaadini amaçlamakla birlikte, kanunun emredici hükmü gereğince resmi şekilde yapılmadıkları için geçersiz bulundukları, ayrıca her iki protokolün de birbirinden bağımsız nitelik taşıdığı, devir işleminin birlikte yapılması halinde geçerlilik taşıyacağı hususunda taraflar arasında bir anlaşmanın da mevcut olmadığı, hile iddiası açısından bakıldığında, protokole göre her iki şirketteki payların 06.06.2006 tarihinde devredileceği ifade edilmekle birlikte, davacının, noter huzurunda kendi serbest iradesiyle bu tarihte sadece tek şirketteki payını devrettiği, diğer şirketteki payının devralınmamasına karşın durumu bile bile devir işlemini yapmak ve daha sonra ortaklar kurulu kararına imza atmakla diğer şirketteki hissesi devredilmemesine rağmen işlem yapmaya devam ettiği, bu nedenle davacının hisse devrinin hileli olduğuna ve iptali gerektiğine ilişkin talebinde haklı bir yön bulunmadığı, taraflar arasındaki devir işlemleri gerçekleştirilen Merka Koruma Güvenlik Ltd. Şti ile ilgili olan protokolde devir bedeline karşılık olarak Kale Kalıp A.Ş’den alınacak olan 96.774,75 TL’nın davacıya bırakıldığı, 80 FC 566 plakalı araç satışının da davacıya ait olduğunun ifade edildiği, bu ödemeler ile ilgili her hangi bir talep ve itiraz bulunmadığı gibi, noter onaylı devir sözleşmesinde davacı karşı tarafı ibra etmiş bulunduğundan payın devrine ilişkin alacağından dolayı her hangi bir hak ve talebinin kalmadığını kabul etmiş bulunduğu, davacının terditli talebinde ileri sürdüğü 100.000 TL’lık ödemenin ise pay devir işlemleri yapılmamış olan Merka Özel Güvenlik Eğitimi Ltd.Şti’ndeki payların devrine bağlı olarak yapılacağını, bu protokol kanunda öngörülen şekilde yapılmadığı gibi alacağın dayanağını oluşturan pay devrinin de gerçekleştirilmediği, bu durumda hisse devir işlemleri yapılmamış olduğundan bu talebin de haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.