20. Hukuk Dairesi 2016/11717 E. , 2019/411 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... ilçesi, ... köyü 1377 parsel sayılı 2600 m2 ve 1379 parsel sayılı 1675 m2 yüzölçümlü taşınmazlar davalılar ..., ... ve ... adına tapu…
**20. Hukuk Dairesi 2016/11717 E. , 2019/411 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... ilçesi, ... köyü 1377 parsel sayılı 2600 m2 ve 1379 parsel sayılı 1675 m2 yüzölçümlü taşınmazlar davalılar ..., ... ve ... adına tapuda kayıtlı olup, taşınmazlar üzerinde ... lehine daimi irtifak hakkı şerhi bulunmaktadır. Davacı ... Yönetimi, taşınmazların tamamının kesinleşen ... kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla ... vasfıyla ... adına tesciline, taşınmazlar üzerinde bulunan ... lehine irtifak hakkının silinmesine ve elatmanın önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptaliyle ... niteliğiyle ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde ... lehine kurulan irtifak hakkının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamalara göre dava, kesinleşen ... kadastrosu sınırları içinde kalan yer iddiasına dayalı tapu iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir. Yörede 6831 sayılı ... Kanununa göre ... kadastrosu ve aynı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulama çalışmaları 02/10/2000-31/10/2000 tarihleri arasında yapılarak 18/04/2001 tarihinde ilan edilip kesinleşmiş, genel arazi kadastrosu 1975 yılında yapılmıştır. Somut olayda mahkemenin 11/05/2016 tarihli kısa kararın 3 numaralı bendinde ''Müdahalenin önlenmesi talebini reddine'' karar verilerek hüküm kurulduğu, ancak gerekçeli kararda ise müdahalenin önlenmesi talebi hakkında bir hüküm kurulmamış olduğu ve bu şekilde, kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır.