Başvuru, aynı durumda bulunan kişiler tarafından aynı idari işlemin iptali ve zararın tazmini istemiyle açılan davalarda farklı kararlar verilmesi, davanın mahkemece heyet hâlinde karara bağlanması gerekirken tek hâkimle karara bağlanması ve dava konusu işlem metninde veya idarenin savunmasında yer almayan iddiaya dayanılarak karara gerekçe oluşturulması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; aynı durumda bulunan kişiler tarafından aynı idari işlemin iptali ve zararın tazmini istemiyle açılan davalarda farklı kararlar verilmesi, davanın mahkemece heyet hâlinde karara bağlanması gerekirken tek hâkimle karara bağlanması ve dava konusu işlem metninde veya idarenin savunmasında yer almayan iddiaya dayanılarak karara gerekçe oluşturulması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/2/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirilmesine gerek görülmediğini belirtmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında (Ulaştırma Bakanlığı) müfettiş olarak görev yapmaktadır. Başvurucu, Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde üç yıllık müfettiş yardımcılığı sürecini yeterlilik sınavında başarılı olarak 10/5/2012 tarihinde tamamlamış, ancak belirli bir süre müfettişlik kadrosuna atanmamıştır. Başvurucuyla aynı yeterlilik sınavına katılarak başarılı bulunan diğer iki müfettiş yardımcısı tarafından müfettişliğe atanma isteğiyle yapılan başvuruların reddi işlemlerine karşı açılan davalarda verilen iptal kararları üzerine başvurucu hakkında da işlem tesis edilmiş ve 20/7/2013 tarihinde başvurucunun müfettişlik kadrosuna ataması yapılmıştır. Müfettişlik kadrosuna atamasının yapılmasından sonra başvurucu ve aynı durumdaki yedi müfettiş yardımcısı, üç yıllık müfettiş yardımcılığı ve yeterlilik sınavında başarı koşullarını tamamlamış olmalarına karşın müfettiş kadrolarına atama süreçlerinin başlatılmaması ve atamalarının geç yapılması nedeniyle 10/5/2012-20/7/2013 tarihleri arasında mahrum kaldıkları ücret artışlarından oluşan maddi zararlarının telafi edilmesi istemiyle idareye başvuruda bulunmuşlardır. Ulaştırma Bakanlığı tarafından anılan başvuru dilekçeleri birlikte değerlendirilmiş ve tüm başvuruların reddine yönelik 2/8/2013 tarihli tek bir işlem tesis edilmiştir. Başvurucu ve aynı işlemle talepleri reddedilen diğer yedi müfettiş yardımcısı; söz konusu işlemin iptali, uğradıkları maddi zararların yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük hakkı kayıplarının telafi edilmesi istemleriyle Ankara İdare Mahkemelerinde ayrı ayrı dava açmışlardır. Başvurucu tarafından açılan davada Ankara İdare Mahkemesinin (Mahkeme) 31/3/2014 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, davalı idare bünyesinde üç yıllık müfettiş yardımcılığı sürecini tamamlayarak girdiği yeterlilik sınavının 2012 tarihinde yazılı, 2012 tarihinde de sözlü kısmında başarılı olan davacının kadro bulunmadığından bahisle uzun süre müfettişliğe atamasının yapılmadığı, aynı sınava katılarak başarılı bulunan diğer müfettiş yardımcıları tarafından müfettişliğe atanma isteğiyle yapılan başvuruların reddi üzerine açılan iki ayrı davada verilen yürütmenin durdurulmasına yönelik kararlar üzerine 2013 tarihinde müfettişliğe atandığı, 2013 tarihli dilekçeyle atamasının geç yapılması nedeniyle oluşan 2012 - 2013 tarihleri arasındaki özlük ve parasal kayıplarının ödenmesi isteminde bulunduğu, bu istemin 160 Seri No'lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği gerekçe gösterilerek ve göreve ilişkin aylık ve diğer özlük hakların göreve başlanıldığı tarihi takib eden ay başından itibaren ödenmesi gerektiği belirtilerek reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, davacının müfettişliğe atanmasının davalı idarece re'sen gerçekleştirildiği, yeterlik sınavının sözlü kısmının yapıldığı tarihle atandığı tarih arasında davacı tarafından atanma istemiyle davalı idareye yapılmış, 2577 sayılı Kanun'un 10 maddesi kapsamında herhangi bir başvurunun da bulunmadığı görülmüştür.Her ne kadar genel düzenleyici işlemlerin iptali halinde buna ilişkin yargı kararları konu ile ilgili herkes hakkında hüküm ve sonuçlar doğurmakta ve bunun üzerine idarelere yapılan başvuruların değerlendirilmesi gerekmekte ise de kendileri ile ilgili bulunan atamama işlemlerinin iptali istemiyle diğer müfettiş yardımcıları tarafından açılan davalarda verilen iptal kararları bireysel işlemlerin iptaline yönelik olduğundan, bu kararların hüküm ve sonuçlarından davacının yararlanamayacağı açıktır.Bu durumda, davacının müfettişlik kadrosuna herhangi bir başvurusu veya açtığı bir dava sonucuna göre atanmayıp, idarece resen atandığı dikkate alındığında, bu kadro görevinin özlük ve parasal haklarını ancak atama tarihini müteakiben alabileceği sonucuna varıldığından, davaya konu işlemde hukuka aykırılık görülmemiş olup, davacının tazminat isteminin de reddi gerekmektedir." Başvurucunun karara itirazı Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulunun 19/11/2015 tarihli kararı ile reddedilmiş ve karar onanmıştır. Karar 7/1/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu tarafından etkili bir yol olarak görülmediğinden karar düzeltme isteminde bulunulmamıştır. Başvurucu 5/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6/1/1982 tarihli ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Tek hâkimle çözümlenecek davalar” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“ (Değişik birinci fıkra: 8/6/2000 - 4577/3 md.) Uyuşmazlık miktarı yirmibeşbin Türk Lirasını aşmayan;a) Konusu belli parayı içeren idarî işlemlere karşı açılan iptal davaları,b) Tam yargı davaları,İdare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenir.” 2576 sayılı Kanun’un ek maddesi şöyledir:“Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7 nci maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.Yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince nihaî olarak karara bağlanmış davalar ile Danıştayın bozma kararı üzerine bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.” 2576 sayılı Kanun’un “Bölge idare mahkemelerinin görevleri” kenar başlıklı mülga maddesinin ilgili kısmının 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un maddesiyle yürürlükten kaldırılmadan önceki hâli şöyledir:“Bölge idare mahkemeleri;a) Yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkim tarafından 7'inci madde hükümleri uyarınca verilen kararları itiraz üzerine inceler ve kesin olarak hükme bağlar.” 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının 6545 sayılı Kanun’un maddesiyle yapılan değişiklikten önceki hâli şöyledir:“Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararları, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda temyiz edilebilir.” 23/5/1991 tarihli mülga Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü'nün maddesinin birinci fıkrası şöyledir:''Müfettişliğe, yeterlik sınavında başarılı olan müfettiş yardımcıları atanırlar." 18/10/1991 tarihli ve 21025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin maddesi şöyledir:''Yeterlik sınavında başarı gösteren müfettiş yardımcıları, boş olan müfettişlik kadrolarına başarı sırasıyla atanırlar." 11/5/2006 tarihli ve 26165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 160 Seri No.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği'nin "E- Uygulamaya İlişkin Ortak Açıklamalar" bölümünün maddesinin (c) bendi şöyledir:"Üst derece ile alt derecelere yapılan atamalarda ve görev değişikliğinde memur, atandığı göreve başladığı tarihi izleyen aybaşından itibaren atandığı derecenin aylığına hak kazandığından, yeni derece ve görevlerine ait zam ve tazminatlarının da buna göre ödenmesi, ancak 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendine göre atananların aylık ve diğer hakları atandıkları yeni kadro dereceleri üzerinden göreve başladıkları günden itibaren ödendiğinden, bu kadro dereceleri için öngörülen zam ve tazminatların da anılan Kanunun 165 inci maddesinde olduğu gibi göreve başladıkları günden itibaren ödenmesi gerekmektedir."