TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2024 NUMARASI : 2022/481 Esas, 2024/640 Karar DAVANIN KONUSU: İpotek KARAR TARİHİ : 19/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1608 KARAR NO : 2026/251 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2024 NUMARASI : 2022/481 Esas, 2024/640 Karar DAVANIN KONUSU: İpotek KARAR TARİHİ : 19/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04/04/2011 tarihli sözleşme uyarınca davalıya ait inşaatın çelik kapı imalat ve montaj işini üstlendiğini, sözleşme kapsamında kapıların teslim edilerek montajının yapıldığını, iş karşılığında davalının yaptırmakta olduğu inşaatta bulunan 24 no'lu daireyi devretmeyi üstlendiğini, ancak yapı inşaat aşamasında olduğundan takılmayan kapı bedeli olarak dairenin tapu kaydına 88.000,00-TL bedelli limit ipoteği konulmasının kararlaştırıldığını, ancak işin bitirilmiş olmasına rağmen davalının ipoteği kaldırmadığını, ipoteğin kaldırılması için davalıya ihtarname çeklimesine rağmen bir sonuç alınamadığını belirterek söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fatura konusu hiçbir ürünün müvekkiline teslim edilmediğini, kapıların teslim ve montajının yapılmadığını, bu hususta mahallinde keşif yapılmasını, ayrıca taşınmaz üzerine konulan ipoteğin sözleşmede konu edilen ipotek olmadığını, tapu kaydından görüleceği üzere taşınmaz üzerine 80.000,00 TL bedelli kanuni ipotek tesis edildiğini, sözleşmede belirtilen ipoteğin hiç tesis edilmemiş olduğunu, dolayısıyla sözleşme ve faturaların ipotek ile ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre, davacı taraf ile davalı taraf arasında fatura ve sözleşme içeriğinden anlaşıldığı üzere ticari ilişkinin yürütüldüğü; yine, tarafların ticari kayıtlarının incelenmesi sonucunda, eser bedeline ilişkin faturaların her iki tarafça BS/BA formu ile beyan edildiği görüldüğü, ayrıca, davalının faturalara süresi içinde itiraz/iade etmediğinin de görüldüğü, kaldırma ilamı sonrasında yapılan keşif ve 05.04.2024 havale tarihli ek bilirkişi raporuna göre de, kararlaştırılan kapıların davalı yükleniciye teslim edilerek montajlarının yapıldığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, bilirkişi raporları ile, davalı yanın kapıları teslim ettiği ve montajını yaptığı beyanlarının asılsız olduğu hususu tespit edilmiş olmasına rağmen, yerel mahkemenin iki defa keşif yapılarak tespit edilen hususların aksine kapıların teslim edildiği ve montajının yapıldığı şeklinde tamamı ile gerçek dışı bir beyanla hüküm tesis ettiği, bilirkişi raporlarında, incelemede görülen kapıların sevk irsaliyelerinde yazan ... model açıklaması ile ... ifadesine uyumlu bir durumun olmadığı, dava dosyasında kapıların modeli, resmi ve teknik özelliklerinin yazılı olduğu bir belge görülmediği, davacı şirket tarafından gönderilen teknik yetkili olduğu belirtilen kişinin beyanlarına istinaden bir kısım değerlendirmelerin yapıldığı, davacı yanın tüm beyanlarının asılsız olduğu, hiçbir şekilde bir kapı teslim edilmemiş olduğu, söz konusu flora city isimli yerdeki hiçbir kapının davacı şirkete ait kapı olmadığı hususunun ispatlandığı iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı tarafın, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden adına kayıtlı gayrimenkulün kaydına ipotek şerhi işlendiği, ancak anlaşma konusu kapıların montajını yaparak teslim etmiş olmasına rağmen taşınmazdaki ipoteğin kaldırılmadığı iddiasıyla taşınmazdaki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin 2016/529 E., 2018/854 K. Sayılı 21/12/2018 tarihli davanın reddine dair kararına karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/1218 E., 2022/799 K. Sayılı 19/04/2022 tarihli kararıyla; "Davalı savunmasına göre ipoteğin konulması nedeni olan sözleşme ile kararlaştırılan iş davacı tarafça yerine getirilmemiştir. Bu durumda ihtilaf davacı yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirip getirmediğinin tespiti ile ipoteğin kaldırılması şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında çıkmaktadır. Sözleşme konusu iş eser sözleşmesi olduğundan sözleşme ile kararlaştırılan kapıların davalı yükleniciye teslim edilerek montajlarının yapılıp yapılmadığının mahallinde yapılacak keşifle belirlenmesi gerekir. Mahkemece mahallinde keşif yapılmadan tarafların delilleri toplanmadan, sadece davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporundan sonra davacı tarafa yemin delili hakkı hatırlatılarak yemin deliline başvurulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur." şeklinde gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince dosya yeni esasa kaydedilerek yargılama yapıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, dosyanın kaldırma kararından önce rapor tanzim eden mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor tanzim edilmesinin istendiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen ek raporda, dosyaya gelen BA / BS formlarının incelenmesi sonucunda davacının tanzim ettiği iki adet toplam 170.520,29-TL tutarındaki faturaların davacı ve davalı tarafından kayıtlara alınarak vergi dairesine beyan edildiği, davacının faturalarının davalı tarafça kabul edilerek ticari kayıtlara alındığı ve beyan edildiğinin tespit edildiği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.Daha sonra dosyanın inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen 09/01/2024 tarihli raporda örnekleme yoluyla görülen kapılarda yapılan incelemede ''...'' markasının görüldüğü, kapıların hepsinin aynı model olduğu, dairelere montajı yapılan kapıların davacı firmaya ait faturada yazan ... model olmadığı, kapıların hepsinin aynı model, beyaz renkte ve üzerinde farklı firma markası ... yazılı olduğunun görüldüğü yönünde görüş bildirildiği, rapora itiraz edilmesi üzerine, yine bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ek rapor tanzim edilmesinin istendiği, tanzim edilen 04/04/2024 tarihli ek raporda ise, davacı firmadan bir çalışanla inceleme yapıldığı, davacı firma teknik yetkili beyan ifadeleriyle; yapılan tespit ve incelemede kontrol edilen teknik farklılıkların olduğu beyanı ile görülen kapıların beyanla uyumlu olduğu, etiket sökülme olduğu beyanı ile kapılarda sökülme izlerinin ve belirtilerinin görüldüğü, A1 Blokta 36 daire olduğu 4 daire kapısının ... olmadığı ve iki kapının daire sahibi tarafından değiştirilmiş olması ifadesiyle 30 kapının, 2 kapının değişmiş olduğu beyanı ile 32 kapı ... olduğu beyanı, A2 Blokta 36 dairenin ... olduğu beyanı, B2 Blokta 80 kapının ... olduğu beyanı ile bu kapıların kilit rozetlerinin değişmiş olduğu beyanı ile toplamda 148 kapı olduğu, bu 148 kapının davacı tarafından dosyaya sunulan 21.02.2011 tarihli 68 kapı ve 06.06.2011 tarihli 80 kapı Çelik Kapı ... kapı açıklama ile teslim alan ve eden imzasız olan sevk irsaliyelerine göre toplamda 148 kapının sayıca uyumlu olduğu, görülen kapıların sevk irsaliyelerinde yazan ... model açıklaması ile kapılarda ... ifadesine uyumlu bir durumun olmadığı, dava dosyasında kapıların modeli, resmi ve teknik özelliklerinin yazılı olduğu bir belge görülemediği, diğer bloklarda da farklı marka göbek rozetleri/kilitleri görüldüğü, davacı firma teknik yetkilisinin bunların değişime uygun olduğu beyanı ile uyumlu olduğu şeklinde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesince raporun yeterli olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı, kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen karar ve karara karşı ileri sürülen istinaf nedenler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince verilen 21/12/2018 tarihli karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonunda, mahallinde keşif yapılarak, davacı tarafından teslim edildiği iddia edilen kapıların, teslim edilerek montajlarının yapılıp yapılmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince, hakim nezaretinde keşif yapılmadan, dosyanın inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi verildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen ilk raporda faturalar ile kapıların uyumlu olmadığı yönünde görüş bildirildiği, alınan ek raporda ise davacı şirketin çalışanının beyanına göre rapor tanzim edildiği ve raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İpoteğin tamamen fek edilebilmesi için anlaşma konusu kapıların eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edilmiş olması ve bu iş nedeniyle davalının davacıya borcunun olmaması gerekmekte olup, bu husus alınan bilirkişi raporlarıyla net olarak tespit edilememiştir. İlk derece mahkemesince, alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti eşliğinde hakim katılımıyla keşif yapılarak, sözleşme ve fatura konusu kapıların davalıya teslim edilerek montajlarının yapılıp yapılmadığı hususunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanzim ettirilerek sonucuna göre, ifa varsa ifa edilen kadar fek hususunun değerlendirilmesi gerekirken, hakim nezaretinde keşif yapılmadan yetersiz bilirkişi raporuyla davanın esası hakkında hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/06/2024 tarih, 2022/481 Esas, 2024/640 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.