T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1442 Esas KARAR NO: 2026/241 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/07/2024 NUMARASI: 2023/569 E. - 2024/453 K. DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1442 Esas KARAR NO: 2026/241 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/07/2024 NUMARASI: 2023/569 E. - 2024/453 K. DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan takibe dayanak yapılan Türkiye ..., Diyarbakır ... şubesine ait, keşide tarihi ....10.2019 olan, ... çek seri numaralı ve 46.500,00 TL miktarındaki çekin ve Türkiye ..., Diyarbakır ... şubesine ait, keşide tarihi ....09.2019 olan, ... çek seri numaralı ve 49.250,00 TL miktarındaki çekin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bahsi geçen bu çeklere istinaden, İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/... esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için dava açıldığını, söz konusu takibe dayanak çeklerin üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığının tespiti için bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu bildirmiş, yargılama neticesinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalının alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, davacı müvekkilinin, davalı yana İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının müvekkil yönünden iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekler üzerinde müvekkilinin cirosunun bulunduğunu, müvekkilinin çeklerin yetkili hamili olduğunu, dava konusu çeklerin ciro yolu ile müvekkiline geçtiğini, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu çekler hakkında icra takibi başlatmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin, çekleri yasal süresinde bankaya ibraz ettiğinden ve çekleri elinde bulundurduğundan TTK m.790 gereği yetkili hamil olduğunu, çeklerin ciro zinciri düzgün olduğundan TTK m.686 uyarınca şeklen hak sahibi görünen bir hamilden senedi iktisap eden kişinin, iyi niyetli ise korunduğunu, müvekkili şirketin usulüne uygun olarak faktoring işlemi yaptığını, müvekkili ile dava dışı faktoring müşterisi arasında imzalanan genel faktoring sözleşmesi çerçevesinde dava konusu takibe ait ...... seri numaralı 07/10/2019 keşide tarihli 46.500,00-TL tutarlı çekin 10/05/2019 tarihli alacak bildirim formu ve çek senet tevdi bordrosu ile 05/04/2019 tarihli..... nolu 46.500,00-TL tutarındaki dayanak faturaya; ... seri numaralı 30.09.2019 keşide tarihli 49.250,00-TL tutarlı çek 26/04/2019 tarihli alacak bildirim formu ve çek senet tevdi bordrosu ile 21/03/2019 tarihli .... numaralı 49.250,00-TL tutarındaki dayanak faturaya istinaden ciro yoluyla müvekkili şirkete intikal ettiğini, dava konusu çeklerdeki ciro silsilesinde, çeki veren kişinin, devralınan faturada alacaklı gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın da faturadaki borçlu ile aynı olduğunu, fatura ile kambiyo senedi arasındaki tutarların uyumlu olduğu hususları hakkında gerekli araştırmaları yaparak çeki iktisap ettiğini, müvekkili şirketin 6361 sayılı Kanuna ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak alacağı tevsik eden belgelere binaen usulüne uygun olarak faktoring işlemi yaptığını, çeklerin iktisabında kötü niyeti ve ağır kusuru bulunmadığını, yapılan takip neticesinde davacı tarafından eldeki davanın açıldığını, davacının davasını imza inkarına dayandırdığını, davacının iddialarının usulüne uygun olarak araştırılması gerektiğini, Mahkeme nezdinde görülmekte olan huzurdaki dava dosyasında davacı yanın imza itirazında bulunduğunu, dava konusu çekte yer alan imzanın davacı yana ait olup olmadığına ilişkin kapsamlı bir araştırma gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, müvekkili şirketin iyiniyetli meşru hamil olup, dava konusu çekte yer alan imzanın davacıya ait olmasa dahi işbu hususu müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını, usul ve yasa gereği de çekin üzerinde düzenleyene izafe edilebilecek bir imza şeklen mevcut olmasına rağmen bu imzanın sahte/taklit olması, imzaların bağımsızlığı ilkesi (TTK m. 677) gereği tedavül eden çekin geçerliliğine engel olmayacağını, dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığının kesin olarak anlaşılması halinde; müvekkilinin çek üzerindeki imzanın sıhhatini bilebilecek durumda olmadığının nazara alınması gerektiğini, müvekkilinin iyiniyetli meşru hamil olup, davacıyla da doğrudan bir ilişkisi bulunmadığını, Mahkemece davanın kabulüne karar verilse dahi müvekkilin kötüniyetli olmadığı ve dava konusu takibi açmada yasal bir engel olmadığı dikkate alınarak, aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 03/07/2024 tarihli 2023/569E. - 2024/453K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davaya konu çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, imzanın sahteliğinin mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği, İstanbul ...İcra Ceza Mahkemesinin 2019/.. E. sayılı dosyasında alınan raporlarla çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle dava konusu çekler nedeniyle yapılan icra takibinde davacının davalıya karşı borçlu olmadığı gözetilerek açılan davanın kabulüne karar verilmiş, davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin çeklerin iyiniyetli yetkili hamili olduğunu, çekler üzerinde cirosunun bulunduğunu, Müvekkili şirketin dava dışı şirketle usulüne uygun olarak faktoring sözleşmesi yaptığını ve davaya konu çekin sözleşme kapsamında çekin dayanağı olan alacak bildirim formu, çek senet tevdi bordrosu ve dayanak faturaya istinaden çeki aldığını, dava konusu çeklerdeki ciro silsilesinde, çeki veren kişinini devralınan faturada alacaklı gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın da faturadaki borçlu ile aynı olduğunu, müvekkilinin 6361 sayılı Kanuna ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe uygun hareket ettiğini, kötüniyetli olmadığını,Mahkemece imza incelemesi yaptırılmadan, henüz karara çıkmamış olan İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasından alınan rapora dayanılarak davanın kabulüne karar verildiğini, ancak bu rapora itiraz ettiklerini, Mahkemece ek rapor alınmasına karar verildiğini, ek raporun henüz kendilerine tebliğ edilmediğini, rapora itiraz haklarının mevcut olduğunu, üstelik dar yetkili icra ceza mahkemesinde alınan raporun bu dava için kesin delil teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, Davaya konu çeklerdeki imzaların davacı yana ait olup olmadığının kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu,Bazen borcunu ödemek istemeyenlerin, keşide ettikleri çekleri çalışanlarına imza ettirerek piyasaya sürdüklerini, bu konuda da araştırma yapılması gerektiğini, Davacı çeklerdeki imzaları inkar etmesine rağmen, işbu itirazını çalıntı ya da kayıp gibi bir sebebe dayandırmadığını, kayıp ya da çalıntı söz konusuysa suç duyurusunda bulunmamalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, çeklerin bankaya ibrazında da imzayla ilgili bir sorun yaşanmadığını, karşılıksız olduklarının yazıldığını, yine 2019 tarihinde takibe koyulan çeklerle ilgili 2023 yılında dava açılmasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığını, çeklerle ilgili icra ceza mahkemesinde açılan davayı uzatmak amacıyla kötüniyetli olarak işbu davanın açıldığını belirterek, arz ve izah edilen ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... A.Ş., borçluların... Limited Şirketi, ...Limited Şirketi olduğu, 95.750,00 TL asıl alacak olmak üzere 106.307,97 TL alacak için 17/10/2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, takip dayanağının ... ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 46.500,00 TL bedelli , 07/10/2019 keşide tarihli çek ile ... ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 49.250,00 TL bedelli , 30/09/2019 keşide tarihli çek olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu çek örnekleri incelendiğinde; ... ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 45.500,00 TL bedelli , 07/10/2019 keşide tarihli çekin keşidecisinin ...Limited Şirketi, lehtarının... Limited Şirketi olduğu çekin arkasında sırasıyla... Limited Şirketi ile ... A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, 07/10/2019 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız olduğunun yazıldığı, Diğer çekin ... ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 49.250,00 TL bedelli , 30/09/2019 keşide tarihli çekin keşidecisinin ...Limited Şirketi, lehtarının... Limited Şirketi olduğu çekin arkasında sırasıyla... Limited Şirketi ile ... A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, 30/09/2019 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız olduğunun yazıldığı tespit edilmiştir. İstanbul ...İcra Ceza Mahkemesinin 2019/... E. sayılı dosyası incelendiğinde; şikayetçinin ... A.Ş., şüphelilerin ...Limited Şirketi ve ... olduğu, işbu davaya konu çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle şikayet edilmesi üzerine dava açıldığı, alınan 28/12/2023 tarihli grafolog bilirkişi kök raporu ile 26/06/2024 tarihli ek raporunda ...- ... şubesine ait, ... ve ... seri nolu çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisi ...'ın el ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği, UYAP’tan yapılan sorgulamada 05/11/2024 tarihli, 2024/112 Karar sayılı kararla sanıkların beraatine karar verildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; Mahkemece davaya konu olan çeklerin üzerlerindeki keşideci imzalarının davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığına dair imza incelemesi yapılmadığı, bilirkişi raporu alınmadığı tespit edilmiştir.Mahkemece bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan dar yetkili icra ceza Mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece davaya konu çeklerin keşide tarihlerinde davacı şirketin yetkilisi olan kişinin, çeklerin keşide tarihlerine yakın önceki ve sonraki tarihlerde resmi kurumlarda mevcut imzalarının yer aldığı belge asıllarının dosya içine getirtilerek ve Mahkeme huzurunda da yeterli imza örnekleri alınarak, imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığına dair bilirkişi raporu alındıktan sonra değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../07/2024 tarihli 2023/... E. - 2024/... K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 12/02/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.