Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/7806 E. , 2024/1053 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7806 Karar No : 2024/1053 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DAVALI YANINDA MÜDAHİL: … Madencilik Tekstil Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incel…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/7806 E. , 2024/1053 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7806 Karar No : 2024/1053 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DAVALI YANINDA MÜDAHİL: … Madencilik Tekstil Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:Davacı tarafından, davalı yanında müdahil ... Nak. Mad. Teks. Gıda Turz. İnş. San. ve Tic. Ltd. şirketi adına verilen … tarih ve … sayılı işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Balıkesir İdare Mahkemesince verilen 08/03/2018 tarih ve E:2017/1019, K:2018/376 sayılı kararda; 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nda akaryakıt istasyonu tanımında LPG satışının da düzenlendiği göz önüne alındığında, 21/05/1992 tarihinden beri akarkayıt istasyonu ruhsatı alıp faaliyetine devam eden dava dışı şirkete, aynı yerde işleteceği "Akaryakıt ve LPG Satış İstasyonu" faaliyeti ruhsatının verilmesi için asgari masafe şartına uyma zorunluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu 14/10/2011 tarih ve 4699-(5.3) sayılı ruhsatın verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İlgili mevzuat uyarınca iki akaryakıt ve/veya LPG otogaz istasyonu arasındaki mesafenin şehir içinde bir kilometreden az olamayacağının bir zorunluluk olduğu, buna ilişkin bir muafiyetin bulunmadığı ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, İdari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükmü, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekler, otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilecekleri hükmü, "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini duraracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılacağı hükmü, 14. maddesinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, maddede belirtilen hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi hâlinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmaması hâlinde davanın reddine karar verileceği hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Akaryakıt ve LPG Otogaz İstasyonu işleten davacı şirket tarafından, kendi işyerine 700 metre mesafede faaliyet göstermekte olan davalı yanında müdahil ... Ltd. Şti'ye ait işyeri için verilen 14/10/2011 tarih ve 4699-(5.3) sayılı "Akaryakıt ve LPG Satış İstasyonu" faaliyeti konulu iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda hükmüne yer verilen 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları idari dava türü olarak sayılmış, 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir. Kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemler; idarenin, kamu gücüne dayanarak tek yanlı irade beyanıyla tesis ettiği, hukuk düzeninde değişiklik yapan, yani başkaca bir işlemin varlığına gerek olmaksızın doğrudan ilgililerin hukukunu etkileyen işlemler olup, işlemin kesin ve yürütülebilir nitelikte olması iptal davasına konu olması için zorunlu şartlardandır. İdari Yargı, Hukuk Devletinde, hukuka bağlılığı esas olan kamu idaresinin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun, bağımsız yargı yerlerince, yargılama yöntemleri kullanılarak denetlenmesinin sağlanması için var olan yargı düzenidir. Bu yüzden; idari yargı denetiminin işleyebilmesi, idarenin Kamu Hukuku alanında faaliyette bulunmasına, başka bir deyişle idari nitelikte eylem veya işlem yapmasına bağlıdır. Böyle bir faaliyet olmadan, söz konusu denetimin işletilmesi olanaklı değildir. İdari davaya konu olabilecek işlemlerin oluşumunun, yukarıda açıklanan başvuru usulleri ve süreleri konusunda 2577 sayılı Kanun'un 10. ve 11. maddeleri hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla; davacı tarafından davalı idareye herhangi bir başvuru yapılmadan davalı yanında müdahil şirkete verilmiş olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle doğrudan açılacak idari dava sonucunda idari yargı yerince, bu yolda karar verilmesi olanaklı değildir. Söz konusu karar, anılan idari yetkinin yargı yerince kullanılması ve yargı yerince idari işlem tesisi anlamına geleceğinden, Anayasanın 125. maddesiyle, 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinin 2. fıkrası hükmüne aykırı olacağı açıktır. Öte yandan, davacı tarafından davalı idareye, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında her zaman yapılacak başvuru sonucunda uyuşmazlık çıkarılarak dava açılmasının mümkün olduğu açıktır. Bu durumda; söz konusu ruhsatın iptali istemiyle davalı idareye başvurulup, bu başvurunun doğrudan veya zımnen reddi üzerine süresinde dava açılması gerekirken, böyle bir başvuru yapılmadan doğrudan açılan davanın incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken, İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet, kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekler, otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in "İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseseler" başlıklı 23. maddesinde; "İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese açmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler; işin özelliğine göre bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kriterlere uygun olarak işyerini düzenledikten sonra bu Yönetmeliğin eki Örnek 2’de yer alan başvuru formunu doldurarak yetkili idareye ibraz eder. Yetkili idareler, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler için yapılacak beyan ve incelemelerde; insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemeleri esas alır. Başvurunun öngörülen kriterlere uygun olarak doldurulduğunun tespiti halinde, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı beş gün içinde düzenlenerek ilgiliye verilir. İlgili, bu belgeye dayanarak işyeri açabilir. Beyana göre tanzim edilen ruhsat müktesep hak doğurmaz. İkinci ve üçüncü sınıf işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri, yetkili idare tarafından bir ay içinde kontrol edilir. Bu süre içinde kontrol edilmemesi halinde, ilgili, çalışma ruhsatı almış sayılır ve kontrol görevini süresinde yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında yetkili idareler tarafından yasal hükümler uygulanır. Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, ikinci fıkrada belirtilen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde, işyerine bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verilir. Verilen süre içinde noksanlık ve aykırılıklar giderilmediği takdirde verilmiş olan ruhsat, yetkili idare tarafından iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ruhsat vermeye yetkili idareler tarafından ayrıca yasal işlem yapılır..." düzenlemesi getirilmiştir. Yukarıda yer verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin düzenlemede; ikinci ve üçüncü sınıf işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenen işyerlerinin, ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırılık ve noksanlıkların tespitinin doğrudan ruhsat iptali sonucunu doğurmayacağı, söz konusu noksanlık ve aykırılıkların giderilmesi için işyerine bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verileceği, giderilmediği takdirde verilmiş olan ruhsatın idarece iptal edileceği öngörülmüştür. İdarenin kendiliğinden yapacağı kontrol ve denetim dışında, işyerlerinin faaliyeti nedeniyle menfaatleri ihlal edilenler tarafından yapılacak şikayet, ihbar veya iddia başvuruların da yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirileceği açıktır. Bu durumda, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle, ruhsatın verildiği tarihten itibaren kanuni süresi içerisinde dava açılması gerekmektedir. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verildikten sonraki tarihte noksanlık ve aykırılıkların bulunması durumunda ise yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde işlem yapılması için söz konusu ruhsatı veren, kontrol ve denetim yapmaya yetkili idareye başvuru yapılarak, başvuru sonucu tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda;Akaryakıt ve LPG Otogaz İstasyonu işleten davacı şirket tarafından, kendi işyerine 700 metre mesafede faaliyet göstermekte olan davalı yanında müdahil ... Ltd. Şti'ye ait işyeri için verilen … tarih ve … sayılı "Akaryakıt ve LPG Satış İstasyonu" faaliyeti konulu iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle 01/03/2017 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla; davacı tarafından davalı yanında müdahil şirkete verilen ruhsatın iptali istemiyle dava açılabilmesinin ancak söz konusu ruhsatın verildiği tarihten itibaren dava açma süresi olan altmış (60) gün içinde ya da menfaatinin etkilenmeye başladığı tarihten itibaren yukarıda hükmüne yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında davalı idareye yapılacak başvurunun doğrudan veya zımnen reddi üzerine süresinde mümkün olduğu anlaşıldığından, söz konusu 14/10/2011 tarihli ruhsatın verilmesinden çok sonra ve davalı idareye belirtilen usulde bir başvuru da yapılmaksızın 01/03/2017 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının yukarıda yer verilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.