Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/1433 E. , 2024/3814 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1433 Karar No : 2024/3814 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/ ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması is
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/1433 E. , 2024/3814 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1433 Karar No : 2024/3814 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/ ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, ... İç Dış Ticaret Pazarlama Anonim Şirketi'ne ait sahte faturaların adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı düzenlendiği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararı uyarınca 2018 ve 2019 yılları için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2018 yılının Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık ile 2019 yılının Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve Ekim-Aralık dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sözü edilen şirket hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda davacının sahte fatura organizasyonu içerisinde yer aldığı hususu somut tespitlerle ortaya konulamadığından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergiler kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirkete çıkarılan tebligatların işyeri adresinde davacıya yapıldığı, şirket nezdinde tutulan yoklamaların davacı ile beraber tutulduğu, şirkete ait vekaletinin bulunduğu tespitlerine dayanılarak davacı adına salınan cezalı verginin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)- KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 30. maddesinin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halinde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunacağı hükme bağlanmış; aynı Kanun'un 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu öngörülmüştür. Dava konusu tarhiyatın dayanağını oluşturan ve ... İç Dış Ticaret Pazarlama Anonim Şirketi'nin 2018 ve 2019 yıllarına ait hesap ve işlemlerinin incelendiği ... tarih ve ...sayılı Vergi Tekniği Raporunda, 07/08/2018 tarihinde işyeri adresinde mükellef temsilci vekili ... ile birlikte tutulan yoklama fişinde; tespit anında faal olduğu, ...’in şirketin vekili olarak tayin edildiği, rapor tarihi itibarıyla herhangi bir şirket ortaklığının ve/veya yöneticiliğinin tespit edilemediği, bilgi isteme yazısı ile bilgi istenildiği, şirkette herhangi bir çalışma akdinin olmadığı, sadece vergi dairesinde şirketin bazı işlemlerini yapmak üzere görevlendirildiği, şirketin ne işle iştigal ettiğini bilmediği, kanuni temsilcileri tanımadığı, işyeri adresine gittiğini hatırlamadığı şeklinde ifade verdiği, şirket adına matbaadan belgeleri vekaletname ile ... tarafından teslim alındığı tespitlerine yer verilmiştir. 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (B) bendinde yazılı kural, söz konusu rapordaki saptamaların maddi delil olarak kabulünü gerektirmektedir. Söz konusu tespitler davacının organizasyonun içinde bulunduğunu gösterdiğinden olayda davacı ile diğer şahıslar yönünden adi ortaklık tesis edilmesi için gerekli şartlar var olduğundan yazılı gerekçeyle tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin karara yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki kararın, tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.