6. Ceza Dairesi 2014/11083 E. , 2014/14171 K. "İçtihat Metni" ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/168 Esas, 2009/194 Karar sayılı 04.11.2009 tarihli kararı ile geceleyin işyerinde hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanıklar ..., .., ..., ...'in TCK'nın 142/2-f, 143/1, 168/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis; sanıklar ..., .., ..., ...'in TCK'nın 37/1, 116/2-4, 119/1-c, 62. maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay; sanık ...'nun TCK'nın 39, 142/2-f, 143/1, 39/1-2-b-
**6. Ceza Dairesi 2014/11083 E. , 2014/14171 K.** **"İçtihat Metni"** ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/168 Esas, 2009/194 Karar sayılı 04.11.2009 tarihli kararı ile geceleyin işyerinde hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanıklar ..., .., ..., ...'in TCK'nın 142/2-f, 143/1, 168/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis; sanıklar ..., .., ..., ...'in TCK'nın 37/1, 116/2-4, 119/1-c, 62. maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay; sanık ...'nun TCK'nın 39, 142/2-f, 143/1, 39/1-2-b-c-, 168/2, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay; sanık ...'nun işyeri dokunulmazlığını bozmak suçuna yardımda bulunmaktan TCK'nın 39, 116/2-4, 119/1-c, 39/1-2/b-c, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.06.2014 tarih, 2011/19904 Esas, 2014/12416 Karar sayılı ilamı ile bütün sanıkların hırsızlık suçundan mahkumiyetlerinin onanmasına, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçuna iştirak etmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2014 gün ve 6- 2010/125577 sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine, Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2014 gün ve 6 - 2010/125577 sayılı yazılarında özetle; “İtiraza konu olayda Başsavcılığımız ile Yüksek 6.Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık,sanıklardan ...'nun üzerine atılı işyeri dokunulmazlığını ihlal suçuna iştirak edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Yargılamaya konu somut olay incelendiğinde; müştekiye ait ... ilçe merkezindeki markette olay gününden 15 gün öncesinde işçi olarak çalışmaya başlayan sanık ...'ın diğer sanıklarla irtibat kurarak işyerinden hırsızlık yapma konusunda anlaştığı, diğer sanıkların adı geçen sanığa, işyerinin kepenk kilitlerin kendisinin kilitlediğini öğrenince, “Akşam kilidi açık bırakmasını, kendilerinin gelip hırsızlık yapacağını ve bu işten 500 TL para vereceklerini” söyledikleri, sanığın da anlaştıkları gibi akşam saatlerinde kepenk kilidini kilitlemeden açık bıraktığı ve parkta bekleyen diğer sanıkların yanına giderek onlara kilidi açık bıraktığını haber verdiği ve olay gecesinde saat 01.00'e kadar diğer sanıklarla birlikte olduğu, ancak olay yerine gelmediği ve diğer sanıkların saat 02.30 sularında hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri, alarmın çalması üzerine müşteki olay yerine gelince polis tarafından bir kısmının yakalandığı anlaşılmaktadır. Sanığın, diğer sanıklarla kendi çalıştığı işyerinde hırsızlık yapmaları ve bu hırsızlıktan sonra kendisine pay vermeleri konusunda anlaştığı, olay gecesinde de söylediği gibi kilidi açık bıraktığı ve bu durumu diğerlerine haber verdiği tartışmasızdır.Sanık diğer sanıkların işyeri içerisine gireceğinden ve hırsızlık yapacağından haberdardır.Sadece diğer sanıklarla birlikte olay yerine gelmemiştir. Ancak; hırsızlık suçuna iştirakten mahkum edilmiş ve bu mahkumiyet Yüksek Daire tarafından da onanmıştır. Sorun, sanığın işyeri dokunulmazlığını ihlal suçuna da iştirak edip etmediğidir. Sanık, her ne kadar müştekiye ait işyerinde işçi olarak çalışmakta ise de;olay saati olan geceleyin saat 02.30 itibariyle manav-market olarak faaliyet gösteren işyerine giriş yetkisi ve izni bulunmamaktadır. Sanığın işyerinde çalışıyor olması, gece saat 02.30 da yabancı başka şahıslarla işyerine girme hakkı vermeyeceği gibi kaldı ki diğer sanıkların saat itibariyle kapalı olan işyerine girme yetki ve hakları hiç bulunmamaktadır. Sanığın kepenk kilidini açık bırakma şeklindeki yardımı olmadan diğer sanıkların işyerine girmesi ve hırsızlık ile işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının işlenmesi mümkün değildir. Sanığın eylemi ile ilgili yasal düzenlemeye bakıldığında; 5237 sayılı TCK.nın "yardım etme" başlıklı 39.maddesinde; Madde 39- (1) "Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez. (2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur: a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek. b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak. c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklindeki düzenlemenin özellikle (b) ve (c) bentlerindeki, "fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak" ile "suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" olarak tarif edilen fiilleri, sanık olayımızda gerçekleştirmiştir. Sanığın gündüz saatlerinde suça konu işyerinde çalışıyor olması, kendi yardımıyla geceleyin işlenen suçtan sorumlu tutulmaması sonucuna yol açmamalıdır. Aksi takdirde hırsızlık suçundan da sorumlu olmayacağı gibi bir sonuç ortaya çıkabilir. Sanık, eylemi başından beri bilmekte, suçtan hasıl olacak menfaatten pay alma konusunda diğer sanıklarla işbirliği içerisinde hareket etmekte ve kepenk kilidini açık bıraktığını da suçtan kısa bir süre önce yakında bekleyen sanıklara bildirmiş bulunmaktadır. Bu sebeplerle; sanık ... aleyhine işyeri dokunulmazlığını ihlal suçuna ilişkin olarak kurulan bozma hükmüne karşı,hükmün ONANMASI talebiyle itiraz zorunluluğu doğmuştur.” denilmiştir. Somut olay incelendiğinde müştekinin marketinde çalışan sanık ...'nun diğer sanıklarla markette hırsızlık yapmaları konusunda anlaştığı, anlaşma gereği marketin kepenk kilidini açık bıraktığı, diğer sanıkların da geceleyin müştekinin marketine girerek marketten hırsızlık yaptıkları, sanık ...'nun hırsızlık suçuna ve geceleyin işyeri dokunulmazlığı suçuna bu şekilde yardımda bulanarak suça katıldığı anlaşıldığından, usul ve yasaya uygun olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda izah olunduğu üzere; 1)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2)Dairemizin 16.04.2014 tarih ve 2011/19904 Esas, 2014/12416 Karar sayılı ilamında sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan yerel mahkeme hükmünün bozulmasına kısmının KALDIRILMASINA, ilamın diğer yönlerinin aynen KORUNMASINA, 3)Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, kurulan gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, itiraza uygun olarak sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz itirazlarının reddiyle ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.