Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/2159 E. , 2024/4309 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/2159 Karar No : 2024/4309 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Başkanlığı-ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İstanbul …
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/2159 E. , 2024/4309 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/2159 Karar No : 2024/4309 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Başkanlığı-ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ihalesi gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "İstanbul Anadolu Yakası Kamu Binaları Bakım Onarım ve Ek Hizmet Yapıları 4. Grup İnşaatı İşi" uhdesinde kalan davacı şirket tarafından ödenen 715.463,07-TL sözleşme damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile ödenen verginin faiziyle iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ihalesi yapılan "İstanbul Anadolu Yakası Kamu Binaları Bakım Onarım ve Ek Hizmet Yapıları 4. Grup İnşaatı İşi" nedeniyle ödenen 715.463,07-TL sözleşme damga vergisinin, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca iadesi istemiyle düzeltme şikayet başvurusu yapıldığı, başvurunun reddedildiği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile davacı arasında imzalanan söz konusu sözleşmenin mükellefinin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca resmi daire olması sebebiyle ve söz konusu Kanunun 3. maddesi uyarınca damga vergisini kişiler ödeyeceğinden, davacı olduğu, davacının mükellefi olduğu damga vergisine ilişkin olarak davacıya tanınmış herhangi bir muafiyet ve/veya olaya özgü bir istisna hükmü de bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından, 5393 sayılı Belediye Kanunu madde 16 gereğince belediyelere muafiyet tanındığı itirazı ileri sürülmüş ise de; söz konusu muafiyetin belediyelere tanınan bir muafiyet olduğu, oysa olaydaki damga vergisinin mükellefinin belediye olmadığı, söz konusu damga vergisinin mükellefinin davacı olduğu ve davacıya tanınan herhangi bir muafiyet hükmünün de bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının iddialarının yerinde görülmediği, damga vergisinin mükellefi olan davacıya tanınan herhangi bir muafiyet hükmünün bulunmadığı, olayda herhangi bir vergi hatası bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için 5393 sayılı Yasanın 16. maddesinin sadece belediyeye bir muafiyet mi tanıdığının yoksa bunun yanında ayrıca belli başlı işler için öngörülmüş bir istisna mı olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiği, maddede iki ayrı duruma yer verilmiş olup belediyenin kamu hizmetine ayrılan veya kamunun yararlanmasına açık gelir getirmeyen taşınmazları ile bu taşınmazların inşa ve kullanımlarından söz edilerek katma değer vergisi ile özel tüketim vergisi hariç her türlü vergi, resim, katılma ve katkı paylarından muaf olduğunun düzenlendiği, Belediyelerin bu taşınmazların inşa işi ile iştigal etmediği, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi mükellefi olamayacağı, yine kurumlar ve gelir vergisi mükellefi olmasının da söz konusu olmadığı hususu da değerlendirildiğinde inşa ve kullanım bakımından tanınan muafiyetin sadece belediyeye tanınmadığı, Kanunda açıkça katılma ve katkı paylarından da muafiyetten söz edilmekte olup belediyelerin söz konusu katılma paylarının mükellefi değil alanı -tarh tahakkuk ve tahsil edeni- olduğu düşünüldüğünde kanun koyucunun amacının bu taşınmazların inşa işinin söz konusu vergilerden muaf tutulması olduğu sonucunun ortaya çıktığı, Kanunda her türlü vergi ibaresine de yer verildiğinden damga vergisinin de bu kapsamda olduğu, davacı şirketin üstlendiği inşaat yapım işinin kamu hizmetine ayrılan, kamunun yararlanmasına açık gelir getirmeyen bir taşınmaza ilişkin ve inşa işi ile ilgili olarak sadece belediyeye değil işin kendisine tanınmış bir muafiyetin söz konusu olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu damga vergilerinin ödeme tarihinden iade tarihine kadar tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 16. maddesi ile belediyeler için özel istisna hükmü getirdiği, bu hüküm kapsamında belediye tarafından yapılan ihale nedeniyle ödenen vergilerin muafiyet kapsamında olduğu, damga vergisi açısından vergi hatası bulunduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davalı temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ihalesi gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "İstanbul Anadolu Yakası Kamu Binaları Bakım Onarım ve Ek Hizmet Yapıları 4. Grup İnşaatı İşi" uhdesinde kalan davacı şirket tarafından ödenen 715.463,07-TL sözleşme damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile ödenen verginin faiziyle iadesi istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasında, vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade edeceği; aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında ise, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği; 8. maddesinde, bu Kanundaki resmi dairlerden maksadın genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı kurallarına yer verilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Kanun belediyeleri kapsar" düzenlemesi ve "Belediyeye tanınan muafiyet" başlıklı 16. maddesinde; "Belediyenin kamu hizmetine ayrılan veya kamunun yararlanmasına açık, gelir getirmeyen taşınmazları ile bunların inşa ve kullanımları katma değer vergisi ile özel tüketim vergisi hariç her türlü vergi, resim, harç, katılma ve katkı paylarından muaftır." düzenlemesi, 16. maddenin gerekçesinde de bu madde ile "kamu tüzel kişisi olan belediyelerin yararlanacağı muafiyetlerin belirlendiği" yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ihalesi yapılıp davacı uhdesinde kalan "İstanbul Anadolu Yakası Kamu Binaları Bakım Onarım ve Ek Hizmet Yapıları 4. Grup İnşaatı İşi" nedeniyle davacı tarafından ödenen 715.463,07-TL sözleşme damga vergisinin, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca vergi hatası kapsamında vergiden muaf olduğu iddiasıyla yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin resmi daire olması ve Kanunun 3. maddesi uyarınca resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerin damga vergisinin kişiler tarafından ödeneceğinin hüküm altına alınması nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile davacı arasında imzalanan, ihale ve sözleşme damga vergisinin kişiler tarafından ödeneceği açık olup, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 2. maddesinde Kanunun belediyeleri kapsadığının belirtildiği, 16. maddesindeki muafiyetin ise kendi özel Kanununa istinaden belediyelere tanındığı, anılan maddenin gerekçesiyle birlikte değerlendirildiğinde ihaleyi yapan belediyeye 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca tanınan muafiyet hükmünün konuya tanınmayıp belediyeye tanındığı, verginin ödenmesinden sadece belediyelerin muaf tutulacağı, belediyenin faaliyetleri ile ilgili olarak ihaleyi alan şirkete muafiyet hükmünün uygulanamayacağı, damga vergilerinin, vergileri ödemekle yükümlü olan davacı tarafından beyan edilip ödendiği, davacıya Damga Vergisi Kanunu uyarınca tanınan herhangi bir istisna hükmü bulunmadığı, bu durumda olayda vergi hatası bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafından yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.