Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Yapı A.Ş.'nin 01/01/2018 - 31/12/2020 döneminde 3. Şahıslara yaptığı ısıtma / soğutma / havalandırma işiyle ilgili taahhüt işlerinde kullanmak için müvekkili davacıdan ihtiyaç duyduğu malzemeleri ve ekipmanları satın aldığını, mal & malzeme satışıyla ilgili olarak müvekkili tarafından davalıya en son 10/05/2019 tarihli 7.445,49-TL'lik 17/05/2019 tarihli 8.536,10-TL 17/05/2019 tarihli 7.374,28-TL ve 29/05/2019 tarihli 7.408,87-TL bedelli irsali
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında 15/12/2010 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, beş yıl süreli olduğunu ancak beş yıllık sürenin sonunda taraflarca feshedilmediğinden belirsiz süreli hale geldiğini, bu sözleşmeye ek olarak ... İşletmeci Bayi Sözleşmesi imzalandığını ve müvekkilinin stratejik lokasyonlarda bulunan satış noktalarında faaliyet göstermesinin şartlarının belirlendiğini, davalı ... ile diğer davalıların entegrasyon sürecine girdiklerini, buna paralel olarak müvekkili ile diğer davalılar arasında 09/07/2015 tarihli bir yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin imzalanan sözleşmeler kapsamında bir yandan acente vasfında çalıştığını, diğer yandan bazı emtiaların satışı konusunda yetkilendirildiğini, davalılar tarafından haksız şekilde müvekkili ile olan sözleşmelerin 28/03/2016 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshine kadar faaliyetlerini hakkı ile yerine getirdiğini, davalılarca müvekkiline sözleşmelerin feshinden sonra 90 günlük süre ile işletmeyi çalıştırma hakkı tanındığını ve bu süreçte kira kesintisi olmayacağı, personel desteğine devam edileceğinin söylendiğini, bu nedenle müvekkilinin 3 aylık ihtar süresini kullandığını ancak davalılara kestiği prim faturalarının ödenmesini beklerken son hesap ekstresinde dört aylık kira bedeli olan 203.261 TL kesinti ile karşı karşıya kaldığını, davalılarca talep edilen bu bedelin haksız olduğunu, yine 6 senelik bayiliği boyunca usulsüz işlemi bulunmayan müvekkiline haksız ve usulsüz olarak fatura takip ceza kesintisi uygulaması yapıldığını, davalıların fatura takip cezası adı altında tek taraflı olarak cari hesaba borç kaydettiklerini, müvekkilinin haksız fesih nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, öncelikle oluşturduğu müşteri portföyünden mahrum kaldığını, bu nedenle denkleştirme tazminatı talep ettiğini, denkleştirme tazminatı için gerekli şartların gerçekleştiğini, ayrıca haksız fesih nedeniyle müvekkilinin gelir kaybına uğradığını, bu nedenle de tazminat talep ettiklerini, müvekkilinin onlarca yıl emek verdiği mesleğinden davalılarca keyfi olarak men edildiğini, davalıların fesih ile verdikleri üç aylık süreyi bile beklemeden müvekkilinin adını listelerden çıkardıklarını, müvekkilinin manevi olarak ıstırap çektiğini, bu nedenle manevi tazminat da talep ettiğini, müvekkili tarafından davalılara biri 130.000 TL, diğeri 120.000 TL olmak üzere iki adet teminat mektubu verildiğini, haksız fesih nedeniyle teminat mektuplarının müvekkiline iadesinin gerektiğini beyanla fazlaya dair talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL denkleştirme tazminatının, iş kaybına uğraması nedeniyle 5.000 TL tazminatın, 10.000 TL manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, teminat mektuplarının iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.