7. Hukuk Dairesi 2013/7498 E. , 2013/9279 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davacının davalı işyerinde çalışırken istifa ederek işten ayrıldığını, 01/06/2006 tarihinde ödenmeyen ücret alacağı için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, davalının başka bir yerden alacağını alamamasını bahane eder
**7. Hukuk Dairesi 2013/7498 E. , 2013/9279 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davacının davalı işyerinde çalışırken istifa ederek işten ayrıldığını, 01/06/2006 tarihinde ödenmeyen ücret alacağı için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, davalının başka bir yerden alacağını alamamasını bahane ederek davacıya ücretini ödemediğini iddia ederek haksız itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar 9.Hukuk Dairesi'nin 14/06/2012 tarihli ilamı ile “..Somut olayda, davacı davalı otelde genel müdür olarak çalıştığını, yüksek bir miktardaki konaklama ücretinin aracı seyahat acentesinden tahsil edilememesinden davalının kendini sorumlu tuttuğunu, bu nedenle 21.03.2006 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, kalan alacağı için 01.06.2006 tarihinde davalı yetkilisi ile aralarında tutanak tutulduğunu ileri sürmüştür. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının çalıştığı 6 aylık sürenin ücret karşılığının 12.774.98–TL olup bu rakamın iş sözleşmesinin feshinden sonra düzenlenen ve hiçbir ihtirazi kayıt içermeyen ibraname karşılığı ödendiği, davacının da genel müdür olup ibranameyi irade fesadı altında imzaladığını iddia ve ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu ibraname ile aynı tarihte düzenlenen tutanakta da ibranameye ilişkin bir ihtirazi kayıt olmayıp, ücrete ilişkin atıfta da bulunulmadığı açıkça ortadadır. Bu nedenle mahkemenin davacının 12.774.98 TL ücretinin ödenmediğine ilişkin kabulü isabetli değildir. Davaya konu icra takibinin dayanağı 01.06.2006 tarihli tutanak başlıklı belge ücret dışında bir alacağı ilişkin olup, bu tutanakta belirtilen alacağın niteliği tartışılıp değerlendirilmemiştir. Bu itibarla davacının ücret alacağının kabul edilerek takibe esas 01.06.2006 tarihli tutanak içeriğinde belirlenen 10.000 TL'nin dayanağı ve içeriği saptanıp, belirlenecek hukuki duruma göre karar verilmesi gerekirken bu 10.000 TL’nin ücret olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma kararına uyan Mahkeme özetle davacının imzaladığı ihtirazı kayıtsız ibraname ile ücret alacağını aldığını kabul ettiği, ibranamenin irade fesadı altında alındığının iddia ve ispat edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmiş ise de, bozma sonrası yapılan yargılama yeterli değildir. Bozmaya uymakla Mahkeme için bozma ilamının gereklerini yerine getirme yükümlülüğü doğar. Yukarıda özetlenen bozma ilamında icra takibinin dayanağı olan 01/06/2006 tarihli tutanağın ücret alacağına ilişkin olmadığı belirtilerek bu tutanağa dayanan alacağın niteliğinin saptanması gereğine işaret edilmiştir. Ancak mahkeme bozma ilamı doğrultusunda icra takibinin dayandığı tutanağın ilişkin olduğu alacağın niteliği araştırmamış, bu hususta inceleme ve yargılama yapılmamıştır. Hükmüne uyulan bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiği söylenemez. O halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.