3. Ceza Dairesi 2022/34318 E. , 2023/915 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/61 - 2022/702 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci f
**3. Ceza Dairesi 2022/34318 E. , 2023/915 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/61 - 2022/702 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2018/337 Esas, 2019/248 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2020/61 Esas, 2022/702 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; soruşturma aşamasında aleyhindeki bilgi ve belgeleri inceleyemeyen sanık ve müdafiinin etkili savunma yapamadığına ve savunma hakkının ihlal edildiğine, Anayasanın 19. maddesinin ihlal edildiğine, soruşturma ve kovuşturma evresinde birçok hak ihlali ile adil yargılanma hakkının ihlal edilerek mahkumiyetine karar verildiğine, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, matbu ifadelerle gerekçe içermeyen bir karar olduğuna, ByLock kullandığı iddiasının mevcut Yargıtay kararları ile uyumlu olmadığına, ByLock kullanmadığına, sanığın CGNAT kaydı ve abone tespit kaydının bulunmadığına, bu nedenle ByLock kullanıcılığına ilişkin kesin bir tespitin bulunmadığına, uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğine, bu husustaki taleplerinin göz ardı edildiğine, reddedildiğine yahut değerlendirilmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, yeni isnatlara ilişkin dosyaya gelen belgelere ilişkin sanığın savunmasının alınmadığına, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "Dosya arasında bulunan Erzurum mülkiye yapılanması il imamı olduğu tespit edilen 441251 ID numaralı ByLock kullanıcısı B. Ö.'nün söz konusu ByLock ID'sine bağlı 514805 ID numaralı hesabın kullanıcı adının '67azra27', şifresinin 'ahmet2525.' olduğunun tespit edildiği, dosyada mevcut 18.06.2018 tarihli KOM Şube Müdürlüğünce tutulan tutanaktan anlaşılacağı üzere, o dönem Erzurum ili Olur ilçesi kaymakamının ... olduğunun, ...'nın E. Azra ve Ahmet F. isminde 2 çocuğunun bulunduğunun tespit edildiği, sanığın annesinin ve babasının Gaziantep ilinde ikamet ettiği, babasının 05.06.2017 tarihinde Gaziantep ilinde vefat ettiğinin hastane kayıtlarından anlaşıldığı, bu haliyle ...'nın Kaymakamlık mesleğinden önce ailesiyle birlikte Gaziantep ilinde ikamet etmiş olduğunun değerlendirildiği, sanığın eşinin Zonguldak nüfusuna kayıtlı olduğunun, bu haliyle ...'nın Zonguldak ve Gaziantep illerinden dolayı kullanıcı adını Gaziantep ve Zonguldak plaka kodlarını kullanarak '67azra27' olarak belirlediğinin değerlendirildiği tespitlerine yer verildiği, dolayısıyla tüm bunların kendisinin şahsi bilgileri ile irtibatlandırılabilecek terimler olduğu, yine sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen 514805 ID numaralı ByLock hesabından 13.02.2016 tarihinde 514806 ID numaralı kullanıcıya 'as' şeklinde mesaj gönderildiği, 18.06.2018 tarihli tutanaktan 514806 ID numaralı ByLock hesabının o dönem Karayazı Kaymakam'ı olan K. A. tarafından kullanıldığının değerlendirildiği, sanığın kullanımında olduğu tespit edilen 514805 ID numaralı ByLock hesabına ait tespit ve değerlendirme tutanağından anlaşılacağı üzere söz konusu ID ye bağlı iki adet ByLock hesabının bulunduğu, bu IDlerden birinin Erzurum ili imamı B. Ö.'in kullanımında bulunan 441251 ID numaralı ByLock hesabı, diğerinin sanık ile aynı dönem Karayazı kaymakamlığı yapan K. A.'un kullanımında olduğu tespit edilen 514806 ID numaralı ByLock hesabı olduğu, dosyada mevcut 30.10.2018 tarihli araştırma tutanağından anlaşılacağı üzere ByLock çalışma grubu tespitleri kapsamında 514805 ID numaralı ByLock hesabının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin tespitin yapıldığı, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde sanığın inkara yönelik savunmalarına itibar edilmediği ve sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü bir kısım mensuplarınca gizliliği sağlamak adına ByLock isimli kriptolu haberleşme programını kullandığının gelen verilerle netleştirildiği ve sanığın örgütün talimatı üzerine örgütsel amaç ile kullanmak üzere kripto haberleşme programı olan ByLock programını aktif olarak kullandığının sabit olduğu, A. Ö. ve Y. A.'ın beyanında geçen ... isimli kişi ile sanığın aynı kişi olmadığı, sanığın 100. Dönem kaymakam adayı olmadığı, Taraklı kaymakamlığı yapan ... ile sanığın aynı kişi olmadığı anlaşıldığından, bu kişilerin beyanlarında geçen hususların sanık aleyhine veya lehine değerlendirilmediği, dosya kapsamı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizli ve şifreli haberleşmede kullandığı ByLock isimli iletişim programını kullandığı, Olur kaymakamlığı yaptığı dönemde Erzurum Büyük Bölge Mülkiye imamı Harun Kod adlı F. H. D.'a bağlı Erzurum Bölgesi Mülkiye imamı Birol Kod adlı B. Ö.'in altında örgüt üyesi olarak mülkiye yapılanmasına dahil olarak FETÖ/PDY örgütünün içerisinde yer almaya devam ettiğini açıkça gösterdiği, sanığın bu eyleminin üzerine atılı suçunun sübutu açısından mahkemece sanık aleyhine somut delil olarak değerlendirilmesi yoluna gidildiği, tespit edilen HTS kayıtlarının içeriğine ilişkin, bu görüşmelerin örgütsel faaliyet kapsamında yapıldığına dair herhangi bir tanık beyanı, sanık ikrarı, belge ve bilgi bulunmadığının anlaşıldığı, sanık savunmasının aksini gösterir, sanığın örgüt üyeleri ile irtibatını gösterir her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil elde edilmemiş, sanığın örgüt üyeleri ile örgütsel faaliyet kapsamında yargılamaya konu edilen HTS kayıtlarının örgütsel faaliyet kapsamında yapıldığı iddiası sabit görülmemiş ise de ; yukarıda yapılan açıklamalar ve belirtilen deliller ile birlikte sanığın durumu ele alındığında; sanığın meslek döneminde örgütün mülkiye yapılanması içerisinde yer alarak örgütsel bağını devam ettirdiği ve ByLock programı ile diğer örgüt üyeleri ile irtibatını devam ettirmesi sanığın FETÖ/PDY örgütünün içerisinde yer almaya devam ettiğini açıkça gösterdiği, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatı olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine hakkında soruşturma başlatılan 25.06.2018 tarihli Bakan Olur'u ile açığa alınan sanığın FETÖ/PDY örgütünün yapısı içerisinde yer alarak mesleki çalışma döneminde örgütün mülkiye yapılanması içinde yer alarak bu bağını koparmayarak güçlendirdiği, yukarıda yapılan açıklamalar ve belirtilen deliller ile birlikte sanığın durumu ele alındığında; sanığın örgüt yapısının içerisinde yer aldığı ve ByLock programını yoğun ve aktif olarak kullanmış olmasının da sanığın FETÖ/PDY örgütünün içerisinde yer almaya devam ettiğini açıkça gösterdiği, tüm bu tespitler ve deliller nazara alındığında; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütle organik bağ kurduğu, sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, ByLock programını da örgütsel faaliyet kapsamında yükleyip kullandığı, sanığın bu şekilde örgütle organik olarak bağ kurarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylemlerde bulunduğunun eldeki somut deliller ile sabit olduğu, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübuta erdiği kanaatine varılmış ve bu suçtan dolayı cezalandırılmasına" karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY'nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı" kabul edilmiştir. B. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgütün mülkiye yapılanmasında yer aldığı anlaşılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. C. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2020/61 Esas, 2022/702 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.