Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5755 E. , 2024/6627 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5755 Karar No : 2024/6627 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... İmar İnş. Müh.Taah. Ve Turz. Ltd. Şti. 2- ... Kadastro Müh. Taah. ve Turz. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Maşlak ...- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... İST
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5755 E. , 2024/6627 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5755 Karar No : 2024/6627 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... İmar İnş. Müh.Taah. Ve Turz. Ltd. Şti. 2- ... Kadastro Müh. Taah. ve Turz. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Maşlak ...- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 06/04/2021 tarihli, E:2018/9029, K:2021/5061 sayılı bozma kararına uyularak ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmı temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Etimesgut ilçesi ... Mahallesi, ... sayılı parselin bulunduğu bölgede, Etimesgut Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilip Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan ... sayılı parselasyon işleminin ve bu parselasyon işleminin dayanağı olan Etimesgut Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilerek Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/25000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; 2007 onay tarihli 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planında alanın 60 kişi/ha brüt nüfus yoğunluk olarak belirlendiği, dava konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde ise "mevcut konut alanı" tanımı yapılarak küçük kısmına "düşük yoğunluk (51-150 kişi/ha)" ve büyük kısmına da "orta yoğunluk (151-300 kişi/ha)" brüt nüfus yoğunluğu tanımlandığı, şematik ve leke kararlar verilen üst kademe planda alan kullanımlarına ilişkin büyüklükler belirlenemeyeceği açık olmakla birlikte "mevcut konut alanı" olarak tanımlanan ve mevcut imar haklarının aynen devam ettirilecek bir alanda artırılan nüfus yoğunluğuna yetecek standartlarda sosyal-teknik altyapı alanı ayrılamayacağı, her ne kadar donatı alanları arasında yer değişiklikleri yapılmakla birlikte yeni bir donatı alanı ayrılmadığı ve sadece "ticari rekreasyon alanı" tanımlı alandan donatı alanlarına katkı yapılmakla birlikte donatı alanlarının yetersiz olduğu, bilimsel, teknik ve nesnel bir gerekçe ile herhangi bir zorunluluk olmadığı anlaşıldığından dava konusu alanda brüt nüfus yoğunluğunun bu nedenli artırılmasının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı gibi yakın çevresine göre eşitsizlik yaratıldığı, yargı kararları ile iptaline karar verilen 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinde 'konut' alanlarında Emsal=0.5-1.40 yapılaşma hakları var iken dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan değişikliklerinde aynı adalara "konut + ticaret" tanımı yapılarak E:1.20-3.30 yapılaşma hakları ile daha yüksek yapılaşma haklarının belirlendiği, her ne kadar "ticaret" kullanımı kalıcı nüfus getirmemekle birlikte çalışan ve bölge dışından müşteri nüfusu geleceği gibi yapı yoğunluğunun önemli ölçüde artırıldığı, dolayısıyla önceki planlara göre brüt nüfus yoğunluğunda azaltma yapılmakla birlikte yapı adalarında nüfus ve yapı yoğunluğunun daha fazla artırılması ile yargı kararları yerine getirilmediği gibi şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılıkların giderilmediği, dava konusu ... sayılı parselasyon planı ile ... sayılı parselasyon planı bilgiler karşılaştırıldığında, ... sayılı ilk parselasyon planında ... sayılı yapı adasının toplam yüzölçümü 4.365.165m² iken ... sayılı ikinci parselasyon planında ... sayılı adanın toplam yüzölçümü 4.452.908 m² olup aradaki 87.743 m² alanın da donatı alanlarından Maliye Hazinesi adına ihdas edildiği, dağıtımda da hazine adına ihdas edilen 87.743 m2 hissede "lise" alanı olan ... ada ... sayılı parselde ve ... ada ... sayılı parselde tahsis edildiği, buna göre donatı alanlarında artış yapılmadığı ve kaldırılan donatı alanlarından hazine adına "ihdas' yapılmasının da bölgede donatı alanlarında artış yapılmadığını gösterdiğinden yargı kararları yerine getirilmediği gibi artırılan nüfusa yetecek standartlarda donatı alanı ayrılmadığından imar mevzuatına aykırılıklar devam ettirildiği, dava konusu alandaki yargı kararlarının içeriği dikkate alındığında iptal edilen ... sayılı parselasyon planı nedeniyle kadastral parsellere dönüş yapılması gerektiği halde uyuşmazlık konusu ... sayılı parselasyon planının girdilerinin bir önceki parselasyon planı ile oluşturulan parseller olamayacağından ... sayılı parselasyon planının dağıtım ve tahsis işlemlerinde imar mevzuatına aykırılık bulunduğu, ayrıca yargı kararları uyarınca geriye dönüş işlemleri ile kadastral parsellere dönüş yapılarak dava konusu ... sayılı parselasyon planı hazırlanması yerine iptal edilen ... sayılı parselasyon planı ile oluşturulan parsellerden düzenleme sahasının oluşturulması ile bölge içinde eşdeğeri ayrılmadan kaldırılan donatı alanlarının hazine adına ihdas edilmesi nedeniyle imar mevzuatına aykırılık bulunduğu, diğer taraftan dava konusu plan değişiklikleri ile davacının eski kadastral taşınmazına yakın yerde "ticaret" alanına dönüştürülen ... ada ... sayılı parselde hisse tahsisi mümkün iken ... sayılı parselasyon planında bu şekilde işlem tesis edilmediği anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: 1/25.000 ölçekli nazım imar planı yönünden; bilirkişi raporunda söz konusu üst ölçekli plana yönelik olarak; "dava konusu 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği ile mevcutta 60 kişi/ha brüt nüfus yoğunluklu alanlara “mevcut konut alanı” tanımı yapılarak küçük kısmına “Düşük Yoğunluk (51-150 kişi/ha)” ve büyük kısmında da “Orta Yoğunluk (151-300 kişi/ha)” brüt nüfus yoğunluğu tanımlanması ile çok yüksek yoğunluk artışı yapıldığı belirtilmiştir. Dolayısıyla ilk raporumuza ilişkin tarafların görüşleri ile sonraki süreçte dosyaya sunulan bilgi ve belgeler dikkate alındığında bilimsel, teknik ve nesnel bir gerekçe ile herhangi bir zorunluluk olmadığı anlaşıldığından dava konusu alanda brüt nüfus yoğunluğunun bu nedenli artırılmasının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı şeklinde tespitlere yer verilmiş ise de; kademeli emsal artışının davacının da lehine bir düzenleme olduğu göz önüne alındığında iptale ilişkin mahkeme kararının bu haliyle davacının aleyhine bir sonuç doğurduğu, davacının dava açmaktaki amacıyla örtüşmediği, davacıların imar planlarına yönelik iddiaları, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden irdelenmesi gereken hususlar olduğundan, dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde davacıya ait (kadastral) ... sayılı parsel yönünden hukuka ayırı bir yön bulunmadığı; 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile getirilen kullanım kararlarının, her bir plan ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olup olmadığı yönlerinden talep edilen ek raporda, "Dava konusu taşınmazın yer aldığı kavşak noktasında kreş ve anaokulu, ibadet alanı, spor alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı planlanmasının şehircilik ilkeleri, planlama esaslarına aykırı olduğunun belirtildiği, dava konusu 1588 sayılı taşınmaz ile kavşak kolunda tampon bölge oluşturmak amacıyla 2013 onaylı planda “Park” alanı ayrıldığı, Eskişehir yolundan (50 metre) söz konusu kullanımlara ulaşacak 5.00 metrelik yol ayrıldığı ifade edildiği, dava konusu 2015 onaylı 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde (Plan-3) güneydeki 35 metrelik yoldan kuzeydeki Eskişehir Yoluna (50 m.) ulaşan 12 metrelik trafik yolu ile Eskişehir Yoluna paralel 15 metrelik servis yolu ayrılmıştır. Bu yollar karşılığında 2015 onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde (Plan-4) 12 ve 15 metrelik yolların kesişim kısmında trafiği yönlendirmek üzere trafik adası konumlandırılmış ve trafik adası çevresinde 5 metrelik yolların ayrıldığı, buna göre ulaşım sisteminin bütünsel olarak kurgulanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında 5.00 metrelik yolların ayrılmadığı ve alt kademe 1/1000 ölçekli planda ayrılan trafik adasının ilerde kaldırılabileceği açık olduğundan, bir olumsuzluk görülmediği, sonraki 2017 onaylı 1/5000 nazım ve 1/1000 ölçekli planlarda da aynı durumun devam ettirildiği, dolayısıyla anılan kullanımlar kavşak kısmında olmakla birlikte Eskişehir Yolu ve kavşak kolu kısmında en az 40 metre derinlikte park alanı tampon görevi göreceği gibi söz konusu kullanımlara güneydeki 35.00 metrelik yoldan Eskişehir Yolu yönüne giden 15.00 ve 12.00 metrelik yollarla ulaşım sağlanacağı gibi 1/1000 ölçekli planda konumlandırılan trafik adasının ilerde genişletilmesi mümkün olup söz konusu trafik adası çevresindeki 5 metrelik yolların kreş ve anaokulu, ibadet alanı, spor alanı ve sosyal ve kültürel tesis alanına giriş verilmesinin araç trafiğini olumsuz etkilemeyeceğinin değerlendirildiği şeklinde tespitlere yer verildiği, dava konusu imar planı ile 1588 parsel sayılı taşınmaz için Eskişehir Yolu ve kavşak kolu kısmında en az 40 metre derinlikte öngörülen park alanı kullanımının tampon görevi göreceği, park alanı ile donatı adası şeklinde öngörülen kreş ve anaokulu, ibadet alanı, spor alanı ve sosyal ve kültürel tesis kullanımlarına güneydeki 35.00 metrelik yoldan, Eskişehir Yolu yönüne giden 15.00 ve 12.00 metrelik yollarla ulaşım sağlanacağı gibi, söz konusu trafik adasına çevresindeki 5 metrelik yollarda giriş verilmesinin araç trafiğini olumsuz etkilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından, plan açıklama raporunda hesaplanan sosyal ve teknik donatı alanlarının Yönetmelikte öngörülen büyüklükte olup olmadığının incelenmesi gerektiği şeklinde bir iddiaya da yer verilmiş ise de, dava konusu Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararında, Büyükşehir Belediye Meclisinin ... sayılı kararıyla kesinleşen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine açılan davalarda yer alan bilirkişi raporunda, planlama alanı içerisindeki sosyal donatı alanlarının öngörülen nüfus için yeterli olmadığı hususunun belirtildiği ve buna istinaden sunulan nazım imar planı değişikliği ile sosyal donatı alanlarının "Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği, Farklı Nüfus Gruplarında Asgari Sosyal ve Teknik Altyapı Alanlarına İlişkin Standartlar ve Asgari Alan Büyüklükleri Tablosu"nda belirlenen kriterlere göre öngörülen nüfusa göre yeniden revize edildiği ifadelerinin yer aldığı, bilirkişi raporunda da bazı donatı alanlarında yer değişikliği ile yüzölçümleri büyütülmekle birlikte, alanda eksik donatıları giderecek nitelikte olmadığı tespitlerine yer verildiğinin anlaşıldığı, planlama alanında halihazırda öngörülen sosyal ve teknik donatı alanlarının, plan nüfusunun ihtiyacından fazla olduğu tespitine ulaşılması mümkün olamadığından, davacı taşınmazı için getirilen park alanı kullanımının kaldırılmasının şehircilik ilkelerine uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idareler ve müdahiller tarafından yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü ile idare mahkemesinin kararının imar planlarına yönelik kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasanın 45/4 maddesi uyarınca esastan incelenen davanın imar planlarına yönelik kısmının reddine; parselasyon işlemine yönelik kısmına davalı idareler ve müdahiller tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Alanda 2981/3290 sayılı Kanunun Ek 1. madde şartları bulunmadığı halde hisse çözümlemesine gidildiğinden dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırı olduğundan temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının anılan gerekçenin eklenmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Ankara ili, Etimesgut ilçesi ... Mahallesi, ... sayılı parselin bulunduğu bölgede, Etimesgut Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen ve Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan ... sayılı parselasyon işleminin ve bu parselasyon işleminin dayanağı olan Etimesgut Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilerek Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/25000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle bakılan açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle 18. maddesinde, "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanununun aynı maddesine, 4/7/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanunun 9. maddesi ile eklenen fıkrada, "Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir." hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve Dairemizin E:2024/2929 sayıl dosyasının birlikte incelenmesinden, uyuşmazlığa konu parselin bulunduğu alanda 2981/3290 sayılı Kanunun Ek 1. madde uyarınca hisselerin ferdileştirildiği görülmektedir. Bu hüküm uygulanabilmesi için alanda anılan Kanununun Ek 1.maddesinde belirtilen şartların bulunması gerekmektedir. Bu şartların bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Öte yandan, Ankara Büyükşehir Belediye Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 85315 sayılı parselasyon işleminin onaylandığı tarih itibariyle 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca hisse ferdileştirmesi yasaklandığından hisse ferdileştirilmesini içeren dava konusu parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Kaldı ki, 10.07.2019 tarih ve 30827 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanunun 9. maddesi ile 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine eklenen "Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir." yolunda bir hüküm getirilmiş ise de, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında yapılan parselasyon işleminde hisse çözümü yapılabilmesi için parsel maliklerinin muvafakati gerektiğinden ve bu muvafakatin verildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından dava konusu parselasyon işleminde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamıştır. Bu itibarla, dava konusu parselasyon işleminin iptaline ilişkin idare mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen kısmının yukarıda yer alan gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.