10. Hukuk Dairesi 2024/7397 E. , 2025/6264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/331 E., 2024/622 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/443 E., 2021/602 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ist
**10. Hukuk Dairesi 2024/7397 E. , 2025/6264 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/331 E., 2024/622 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/443 E., 2021/602 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili murisi ...'nın davalı işyerinde çalışırken meslek hastalığına yakalandığını ve bunun sonucunda 07.05.2016 tarihinde meslek hastalığı sonucunda vefat ettiğini, davacının murisinin meslek hastalığı sonucu ölümü sebebiyle maddi zarara uğradığını, ölümü nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile eş ... için 1,00 TL maddi tazminatın ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının murisinin ölümünün başka işyerlerindeki kötü çalışma koşullarından doğmuş olduğunu, müteveffanın başka yer çalışmalarının da bulunduğunu, ölümün meslek hastalığı sonucu meydana gelmediğini belirterek; haksız ve yersiz davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle " İddia, savunma, celbedilen kayıtlar, birbiri ile uyumlu SSGM, YSK ve Adli Tıp yetkili İhtisas Dairesi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı murisinin ölüm sebebinin kendisinde mevcut kronik hastalıkları sonucu meydana geldiği, en son aldırılan Adli Tıp raporunda da açıkca murisin ölümünün meslek hastalığına bağlı olmadığına karar verildiği, aldırılan tüm raporların uyumlu olduğu anlaşıldığından..." gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Murise hastanede vefat etmiş olması sebebiyle otopsi yapılamadığını, -Buna rağmen raporun sonuç kısmında otopsi raporunda bulunan verilerin değerlendirildiğinden bahsedilmiş olması raporun yeterli inceleme yapılmadan düzenlenmiiş olduğunun göstergesi olduğunu, -Rapor konunun uzmanı olmaksızın düzenlendiğini, kurulda yeraltı maden işletmeciliğinde oluşan meslek hastalıkları konusunda uzman Göğüs Hastalıkları Uzmanı bulunmadan rapor düzenlendiğini, kurul üyelerinin uzmanlık alanları yeraltı maden işyerlerinde oluşan meslek hastalıkları olmadığını, kurulda yer alan tek göüğüs hastalıkları uzmanının ihtisas alanı tüberküloz olduğunu, raporun uzman katılımı olmaksızın düzenlenmiş olmakla hükme elverişli olmadığını, -Dava konusu olan olay maden yeraltı işyerlerinde çalışma şartlarından kaynaklı meslek hastalığı ve koplikasyonları sonucunda meydana gelen ölüm olduğunu, raporu düzenleyen kurulda bu olayla ilgili uzman bulunmadığını, -Kurula katılan uzmanların dava konusu olan hastalık ve koplikasyonları ve muriste son dönem ortaya çıkan kalp hastalıkları ile ilgili uzmanlıkları bulunmadığını, dolayısıyla kurul bu konuda görüş açıklayabilek tıbbi bilgiye sahip uzmanlardan oluşmamış olmakla kanaat belirtmeye ehil olmadığını, Raporun ez azından kalp hastalıkları konusunda uzman katılımı sağlanarak düzenlenmesi gerekirken hem meslek hastalıkları konusunda hem de kalp hastalıkları konusunda uzmanlığı olmayan hekimlerce düzenlenen raporu kabul etmediklerini, -Konunun uzmanlarının katılımı olmaksızın düzenlenene rapor hükme elverişli olmadığından dosyanın Üniversite Hastanesinden seçilecek kömüre bağlı meslek hastalıkları ve kalp hastalıkları konusunda uzmanların katılımı ile oluşturulacak tıp fakültesi konseyinden rapor alınmak üzere Tıp Fakültesi ilgili Ana Bilim Dalına gönderilmesi gerekirken ısrarla Adli Tıptan rapor alınması açıkça adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, -Rapor dava konusu hastalık komplikasyonlara murisin hastalık seyrine uygun olmayıp hukuki ve tıbbi açıdan yeterli olmadığını, -Erbaa Devlet Hastanesinde vefat eden hastanın 5.5.106 tarihli giriş raporunda 20 yıl kömür madenciliği ve interrtisyel akciğer hastalığı tespiti yapıldığını, -Prof Dr .Demet Karnak "İnterstisyel akciğer hastalıkları, akciğerin interstisyum olarak anılan bağ dokusunda kalınlaşma ile seyreden bir grup hastalık olduğunu, bunların nedeni bilinen ve bilinmeyen grubu olduğunu, nedeni bilinenler içinde organik tozlara bağlı görülen hipersensitivite pnömonisi, romatolojik hastalıkların akciğer tutulumu, ve sık tekrarlayan akciğer ödemi sayılabildiğini, -Raporda hastanın ve hastalığın seyri kısaca özetlenmiş olup 25 yıla yakın maden yeraltında madenci olarak çalışmakta iken ilk 1981 yılında meslek hastalığı tespiti yapılmıştır. İlerleyen yıllarda da tespit edilen meslek hastalığı sebebiyle 1987 yılında % 22 mauliyet tespiti yapıldığını, daha sonra 1989 tarihli raporda % 28, 1994 tarihinde % 29,2 olarak tespit edilmiş ve 2007 tarihinde % 60 olarak maluliyet tespiti yapıldığını, -Hastanın sonraki tüm hastane kayıtlarında pnomokonyoz hastası olduğu ve koah- interstisyel akciğer hastalığı ve komplikasyonları tanısıyla tedavi gördüğünü, -Bu durumda kronik akciğer hastalığının ve kalp yetmezliğinin mesleki çalışma koşullarının ve sağlığında sürekli olarak tedavi gördüğü meslek hastalığının etkisi ile oluştuğu düşünülmesi gerekirken raporda mesleki çalışma şartlarına bağlı meslek hastalığının kalp hastalığının oluşumuna etkisi olup olmadığı hususunda hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, - 1981 yılından beri meslek hastası olan ve 2007 yılında % 60 oranında maluliyet tespiti yapılan ve yüksek düzeyde seyir eden ve ilerleme özelliği bulunan meslek hastalığının kalp hastalığının oluşumu ve ölüme mutlak surette etkisi olduğu şüphesizdir. % 60 oranında maluliyet gerektiren meslek Hastalığının ölüme katkısı olmaması mümkün değildir. - Kömür işçisi pnomokonyozunun kalp hastalıklarının oluşmasında etkili rol oynadığı bilimsel olarak kabul edilmiş iken raporda bu hususun dikkate alınmamış olmasının raporu tıbbi açıdan şüpheye düşürdüğünü, -Birçok tıbbi makalede kronik Akciğer Hastalığı yani KOAH ile kalp yetmezliğinin aynı anda yaşandığı kabul edildiğini, -Bu durumda raporun hükme elverişli olmadığını, -Mahkemece ısrarla 2007 yılında % 60 meslek hastalığına bağlı maluliyeti bulunan sigortalının ölüm sebebini kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meslek hastalığının ölüme katkısı olup olmaığı varsa hangi oranda etkilediğini tespiti gerekirken bu yönde incelem yapılmadn davanın reddi suretiyle müvekkilinin adil yargılanma hakkı ihlal edildiğini, -Ölümünden önceki şikayetleri ve dosyada mevcut olan ölümden öncesine ait tüm tedavileri, tümüyle akciğer hastalıklarına bağlı olduğunu, -Dosya kapsamında sigortalının meslek hastalığı ve komplikasyonları dışında tedavi gördüğüne dair bir delil bulunmadığını, -Sigortalıda tespit edilen koah ve pnomoni mesleki çalışma şartlarına bağlı olduğunu, mesleki çalışma şartlarının bu hastalıklarının oluşumuna doğrudan bağlantısının mevcut olduğunu, -Müvekkilinin murisi uzun yıllar taşkömürü havzasında yeraltı maden ocaklarında sulu sistem çalışmalarının henüz uygulanmadığ dönemlerde kuru sistem taş sürülerek galerilerin açıldığı dönemlerde çalıştığını, bu çalışma sistemi içinde taş ve kömür tozunun meslek hastalığına yakalanan sigortalının sağlığında tespit edilen hastalığı tüm yaşamı boyunca akciğer hastalıkları ile mücadele ederek yaşamasına sebebiyet verdiğini, Mahkemece verilen reddi kararının usul ve kanuna aykırı olduğundan davanın reddi kararının kaldırılması ve ölümün mesleki olduğunun kabulüne karar verilmesi TIP Fakülteleri ilgili Anabilim dalından maden yeraltı meslek hastalıkları konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmesini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta birbirini doğrulayan Yüksek Sağlık Kurulu ve aralarında Göğüs Hastalıkları uzmanı da bulunan Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Dairesince verilen raporda ölümün meslek hastalığı sonucu olmadığının tespiti karşısında Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.