(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2335 E. , 2007/2733 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 2.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisin…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2335 E. , 2007/2733 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 2.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı gerçek kişi ham toprak ve tarla niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuda kayıtlı taşınmazların mera olarak kullanıldığını ileri sürerek niteliklerinin mera olarak tashihine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece tapulamaca davalı Hazine adına tahdit ve tescil edilen 154 ada 53 ve 150 ada 27 parsellerdeki tarla, 142 ada 5 parselde ise ham toprak olan taşınmazların niteliğinin mera olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Hükmü taraflar temyiz etmiştir. 1-4342 sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre mera; hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu tür yerlerin kullanım hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Hiç kuşkusuz o köy ve belediye halkından olan kişi mera olarak bu yerlerden yararlanabilir. Ancak; yasa meraların kullanım hakkını tüzel kişiliği olan köy yada belediyeye tanıdığından bir yerin kendilerine tahsis edilen veya kadimden beri kullanılan mera olduğu iddiasını o köy yada belediye ileri sürebilir. Açıkçası davacı gerçek kişinin dava açma ehliyeti yoktur. Davanın dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi yerine istemin incelenerek hüküm altına alınması bozmayı gerektirir. Kabule göre de; Açılan dava tapu kayıt iptali ve mera sınırlandırılma istemini kapsamakta- dır. Gerçekten HUMK.nun 76. maddesi hükmünce vakıaları anlatmak davacıya anlatılan olaylara ilişkin yasa hükmünü bulup uygulamak hakime ait görevdir. Mahkemece öne sürülen isteme göre davanın vasıflandırılmasında hataya düşülerek davanın cins tashihi davası şeklinde kabulü yanlıştır. Diğer taraftan, çekişmeli taşınmazların niteliğinin sadece bugünkü fiziki durumuna göre değil komşu parsellerle revizyon gören kayıtlar keşfen uygulanarak geçmişi ile beraber değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması da doğru olmamıştır. 2- Yukarıdaki bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1.numaralı bent gereğince hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bent gereğince de davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.3.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.