6. Hukuk Dairesi 2024/2986 E. , 2025/1865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/138 E., 2024/199 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
**6. Hukuk Dairesi 2024/2986 E. , 2025/1865 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/138 E., 2024/199 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1. Asıl davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı arsa sahibi arasında 10.11.2005 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 15.01.2007 tarihinde ek sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin kendisine verilmesi gereken bağımsız bölümlerde kullandığı malzemenin ve işçiliğin aynısının dava dışı arsa sahibinin dairelerinde de yapacağının kararlaştırıldığını, 05.06.2008 tarihinde müvekkili ile davalı arasında hisse devir ve ortaklık sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme ile davalının sözleşmede yer alan edimleri tamamlamayı yüklendiğini ve inşaatı 20 ay içerisinde anahtar teslim tamamlayarak teslim edeceğinin belirtildiğini, 27.04.2009 tarihinde müvekkili ile davalının tekrar bir araya gelerek sözleşme imzaladıklarını ve taraflara ait olacak bağımsız bölümlerin tespit edildiğini ve bu tarihten sonra yapılacak harcamaların tamamının davalıya ait olacağının belirtildiğini, davalının 05.06.2008 ve 27.04.2009 tarihli sözleşmeler gereğince üzerine aldığı işi zamanında eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde yerine getirmediğini, kendisine düşen bağımsız bölümleri tamamlamasına rağmen müvekkiline ait bağımsız bölümlerde eksiklikler bulunduğunu ileri sürerek gecikme tazminatı için şimdilik 15.000,00 TL’nin, davacıya ait bağımsız bölümlerdeki eksik imalâtlar için şimdilik 5.000,00 TL’nin, ortak alanlardaki eksik imalatlar için ise şimdilik 5.000,00 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.05.2015 havale tarihli dilekçesiyle gecikme tazminatı talebini 95.616,66 TL'ye, ortak alanlardaki eksik imalât talebini 17.000,00 TL’ye çıkartmıştır. 2. Karşı davada davacı alt yüklenici vekili dava dilekçesinde; davacı-karşı davalı tarafından bir çok imar dışı uygulama yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin fazladan imalat yapmak zorunda kaldığını, taraflar arasında 06.04.2010 tarihli ek sözleşme imzalandığını ve buna göre 31 ve 41 no.lu bağımsız bölümlerin müvekkiline ait olacağının kararlaştırıldığını, ancak bağımsız bölümlerin tapularının verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile 3619 ada 31 ve 41 no.lu bağımsız bölümlerin davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; aynı sözleşmelere dayanmak suretiyle davaya konu inşaatta dava dışı arsa sahibi ...’dan hissesine düşen 8 adet bağımsız bölüm satın aldığını, müvekkilinin bu şekilde arsa sahibinin haklarına halef olduğunu, davalının arsa sahibine karşı edimini eksik yerine getirdiğini, davalının kendisine ait dairelere yapmış olduğu işin aynısını bu dairelere yapmadığını, arsa sahibinin halefi sıfatıyla bu eksikliklerin giderilmesini istediğini ileri sürerek 10.000,00 TL gecikme tazminatının, satın aldığı bağımsız bölümlerdeki eksik imalâtlar için 5.000,00 TL’nin, ortak alanlardaki eksik imalâtlar için 5.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl ve birleşen dosyada davalı alt yüklenici vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşme gereği edimini yerine getirdiğini ve teslim ettiğini, ön iskan onayının alındığını, proje dışı iş yaptırıldığını, gecikmeden dolayı zarar talebinin mesnetsiz olduğunu, arsa sahibi ...'a dairelerin eksiksiz teslim edildiğini buna ilişkin kesin daire teslim tutanağı imzalandığını ve eksiksiz teslim alındığı belirtilerek ibralaşıldığını, sonrasında 8 adet dairenin arsa sahibi tarafından kızı birleşen dosya davacısı ...'ya satıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Karşı davalı yüklenici, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.05.2015 tarihli ve 2012/776 Esas, 2015/267 Karar sayılı kararıyla; 1. Birleşen dava yönünden; dava dışı arsa sahibi ile davalı alt yüklenici ... arasında 16.04.2010 tarihli kesin daire teslim tutanağı düzenlendiği, tutanakta arsa sahibinin kendisine verilmesi gereken bağımsız bölümleri eksiksiz olarak anahtar teslimi şeklinde davalı ...'dan teslim aldığının belirtildiği, bu nedenle arsa sahibinden bağımsız bölüm satan alan ve arsa sahibinin cüzi halefi haline gelen birleşen davada davacının taleplerinin reddine, 2. Asıl ve karşı dava yönünden; davalı ...'ın inşaatı 22.06.2010 tarihinde tamamlayarak teslim etmesi gerekirken 05.10.2011 tarihinde teslim ettiği, belirtilen döneme ilişkin asıl davada davacıya gecikme tazminatı ödemesi gerektiği, asıl davada davacının kendisine verilmesi gereken bağımsız bölümlerde eksik imalâtın bulunmadığı, ortak alanlarda hissesine düşen eksik imalât bedelinin 3.161,00 TL olduğu, asıl davada davacıya ortak alanlardaki eksik imalât bedelinin ödenmesi karşılığında davalı ...'ın edimlerini yerine getirdiğinin kabulü gerektiğinden sözleşme gereğince kendisine ait olması gereken 31 ve 41 no.lu dairelerin adına tescili yönünde hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle asıl davada 95.616,66 TL gecikme tazminatının ve 3.161,00 TL eksik imalât bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, karşı davanın kısmen kabulü ile 31 ve 41 no.lu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, diğer taleplerin reddine, karşı davada davacı ... lehine verilen tescil kararının asıl davada davacı ... lehine verilen ortak alanlardaki payına düşen eksik iş bedelinin tazminine ilişkin hükümlerin aynı anda ifasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 26.05.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2019 tarihli ve 2016/5951 Esas, 2019/4321 Karar sayılı ilamıyla; birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, asıl davada davacı-karşı davalı yüklenici vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle, asıl davada; davacı yüklenicinin sözleşmeden doğan haklarını teminat altına alabilmek amacıyla elde tutulan bağımsız bölüm veya bölümlerin davacı yükleniciye verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümlerdeki eksik ve ayıplı işleri tamamlamadan veya eksik ve ayıplı işler bedeli ile gecikme tazminatı ödenmeden sözleşmeye uygun olarak teslim olgusunun gerçekleştiği kabul edilemeyeceğinden davalı alt yüklenicinin tescile hak kazanamayacağı, bu durumda mahkemece sözleşme uyarınca davalı alt yüklenicinin eksik imalat bedeli ve ileride araştırılıp sonucuna göre gecikme tazminatı takdir edilmesi durumunda davacı yükleniciye ödenmesi koşulu ile karşı davada tescil hükmü kurulabileceği gibi bu bedellerin tamamı mahkeme veznesine depo edildikten sonra karşı davada tescil hükmü kurulması yani birlikte ifa kuralının gözetilmesinin gerektiği, karşı davada; davacı alt yüklenici taraflar arasındaki sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiğini belirterek karşı dava konusu 31 ve 41 no.lu bağımsız bölümlerin adına tescilini talep ettiği, inşaatta eksik imalâtın bulunduğu sabit olduğuna göre karşı davada davacı alt yüklenicinin dava tarihi itibari ile inşaatı tam ve eksiksiz şekilde teslim ettiğinden bahsedilemeyeceği, dolayısıyla dava açılmasına karşı davada davalı yüklenicinin neden olduğu kabul edilemeyeceğinden karşı davada davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının yerinde görülmediği, Davalı-karşı davada davacı alt yüklenici vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle, karşı davada davacının proje dışı aykırılıkların giderilmesi için yapılan masraf talebi yönünden araştırma yapılmadan istemin reddine karar verildiği, bu durumda mahkemece, davaya konu inşaatta projeye aykırı imalâtların bulunup bulunmadığı, bulunması durumunda bu projeye aykırı imalatların karşı davada davacı alt yüklenici tarafından giderilip giderilmediği yönünden araştırma yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, asıl davada davalı alt yüklenici tarafından 16.04.2010 tarihinde fiili teslim olgusu iddia edilmiş olup mahkemenin bu konudaki araştırmasının yeterli olmadığı, mahkemece fiili teslim konusunda tarafların tüm delilleri toplanarak ayrıca asıl davada davacı yükleniciye verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümlere ait elektrik, su, doğalgaz vs. abonelik bilgileri de ilgili yerlerden istenerek fiili teslim tarihinin belirlenmesi, ayrıca idare tarafından uygulanan inşaat yasağı sürelerinin taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan teslim süresine eklenerek gecikme tazminatı talebi yönünden sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 15.11.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda asıl davada davacı yüklenici tarafından talep edilen 3 kalem alacak ile ilgili olarak sadece 29.645,00 TL gecikme tazminatına hak kazandığı, diğer 2 kalem yönünden herhangi bir alacağının bulunmadığı, karşı dava yönünden davacı alt yüklenicinin 15.654,00 TL tutarında alacağı bulunduğu gerekçesiyle bu bedelin (15.654,00 TL) davacı yüklenici lehine hükmolunacak gecikme bedeli olan 29.645,00 TL'den tenzil edilerek aradaki fark olan 14.290,62 TL'nin davacı yükleniciye avans faiz oranı ile birlikte ödenmesine, karşı davacı alt yüklenici vekili tarafından bu bedel Mahkeme veznesine depo edildiğinden birlikte ifa kuralı dikkate alınarak karşı davacı tarafça talep edilen 2 parça taşınmazın karşı davacı alt yüklenici lehine tesciline, birleşen davada yönünden mahkemece verilen ret kararı kesinleşmiş olmakla ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, asıl davada davacı yüklenici tarafından açılan ve kısmen kabul kararı verilen davada kabul ve ret oranları dikkate alınarak taraflara ücreti vekalet verilmiş, yargılama giderleri bu oranda taraflara yüklenmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı-karşı davalı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde; eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulduğunu, tespit edilen kira bedellerinin rayiç bedelin altında olduğunu, gecikme tazminatı hesap edilen dönemin dosya içeriği ile uyumlu olmadığını, sadece iskân ruhsatı ile yetinilerek gecikme tazminatı hesaplanmasının bozma ilamına aykırı olduğunu, eksik işler ile ilgili talebin dikkate alınmadığını, taşınmazda bulunan eksiklikler ve davalının kendisi için yapmış olduğu imalatlar konusunda bir tespit yapılmadığını, davalı ... lehine hükmedilen tazminatın hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin tazminat hakkı davalının temerrüde düştüğü tarihte doğmuş olup, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin toplam alacağı üzerinden faiz hesaplanması gerektiğini, davalı lehine tazminata ve faize hükmedilecek ise öncelikle faiz hesaplamalarının yapılması ve toplam alacaktan mahsuplaşma yapılması ve birlikte ifa kuralı gereği davacının alacaklarının tamamının depo edilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak hükmün hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava; davacı ile dava dışı arsa sahibi arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ve taraflar arasındaki hisse devir ve ortaklık sözleşmesine dayalı gecikme tazminatı ve eksik imalat bedeli, karşı dava; taraflar arasındaki hisse devir ve ortaklık sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ve alacak, birleşen dava; dava dışı arsa sahibinden hissesine düşen bağım bölümü satın alan davacının gecikme tazminatı ve eksik imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; asıl davada davacı-karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.