Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5041 E. , 2024/3275 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5041 Karar No : 2024/3275 DAVACI : ... Birlik ve Dayanışma Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... Hukuk Müşaviri ... DAVANIN_KONUSU : 05/02/2015 tarih ve 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin, a) 1. maddesinde yer alan "Türkiye Halk Sağlığı Kurumu taşra teşki…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5041 E. , 2024/3275 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5041 Karar No : 2024/3275 DAVACI : ... Birlik ve Dayanışma Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... Hukuk Müşaviri ... DAVANIN_KONUSU : 05/02/2015 tarih ve 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin, a) 1. maddesinde yer alan "Türkiye Halk Sağlığı Kurumu taşra teşkilatı yapılanmasında yer alan toplum sağlığı merkezleri" ibaresinin, b) 6. maddesinin 3. fıkrasının, c) 9. maddesinin (e) bendinde yer alan "Aile sağlığı merkezi çalışanlarının göreve başlama veya ilişik kesme gibi işlemleri ile müdürlük yetkilendirdiği takdirde" ibaresi ile (f) bendinin, ç) 10. maddesinin (a) bendinin, d) 11. maddesinin (ğ) bendinde yer alan "ve/veya yaptırmak" ibaresinin, e) 13. maddesinin, f)14. maddesinin (a) bendinde yer alan "bölgesindeki bulaşıcı hastalık ve bağışıklama verilerini toplamak, kayıtlarını tutmak, değerlendirmek" ibaresinin, (c) bendinde yer alan "ilgili aile hekimlerini filyasyon ekibine katarak belirlenen sorunlara yönelik gerekli önlemleri almak veya aldırmak" ibaresinin, (d) bendinde yer alan "bağışıklama hizmeti veren tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında izleme ve değerlendirme yapmak" ibaresinin, (f) bendinin, (ğ) bendinde yer alan "aile sağlığı merkezleri ile işbirliği içerisinde yürütmek ya da yürütülmesini sağlamak" ibaresinin, (i) bendinde yer alan "ve uygulanmasını sağlamak" ibaresinin, g) 18. maddesinin (c) bendinde yer alan "veya yapılmasını sağlamak" ibaresinin, (ç) bendinde yer alan "uygulanmasını sağlamak" ibaresinin, ğ) 19. maddesinin (b),(ç),(e) bentlerinin, (d) bendinde yer alan "evlilik işlemi için gerekli sağlık raporunun aile hekimlerince verilmesini sağlamak" ibaresinin, (g) bendinde yer alan "ve yürütülmesini sağlamak" ibaresinin, h) 20. maddesinin (a) bendinde yer alan "ve/veya yapılmasını sağlamak" ibaresinin, ı) 24. maddesinin (a) bendinin, i) 35. maddesinde yer alan "ve/veya yürütülmesini sağlar." ibaresinin, j) 45. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde yer alan "aile hekimliği birimlerinin vermiş oldukları hizmetlerin izlenmesini ve değerlendirilmesini gerçekleştirmek" ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmeliğin 10. maddesinin (a) bendi yönünden, dava konusu düzenleme ile toplum sağlığı merkezine, Bakanlığın belirlemiş olduğu standartlara uygun olarak bölgedeki sağlık hizmeti sunucularından veri toplamak, yürütülen hizmetlerin kayıt ve istatistiklerini elektronik veya basılı ortamda tutmak, olağanüstü durumlarda bölgedeki sağlık hizmeti sunucularından yazılı olarak da veri toplamak, topladığı verileri zamanında müdürlüğe iletmek görevi verildiği, bu durumun kişisel verilerin gizliliği hükmünü ihlal ettiği, düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu; dava konusu diğer düzenlemelerin kamu yararı, hizmet gerekleri, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı tarafından, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereğince, temel sağlık hizmetlerini, bu kapsamda birinci basamak sağlık hizmetlerini, Bakanlık hedef ve politikalarına uygun olarak yürütmek ve bu hususta gerekli düzenlemeleri yapmak görev ve yetkisinin uhdelerinde olduğu; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 5258 sayılı Kanun'un 5. maddesi ve 663 sayılı KHK'nın 36. maddesine istinaden hazırlanan Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği ile toplum sağlığı merkezleri ve bağlı birimlerinin açılması, kapatılması, organizasyonu ve görevleriyle ilgili usul ve esasların düzenlenmiş olduğu; anılan düzenlemenin, toplum sağlığı merkezlerini güçlendirerek hizmetlerin kaliteli, etkin, verimli bir şekilde sunulmasına katkı sağlamak, aile hekimliği haricindeki birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmak, aile hekimliği hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak, bireye yönelik birinci basamak sağlık hizmetleri ile topluma yönelik birinci basamak sağlık hizmetlerinin daha bütünleşik bir yapıda yürütülmesini sağlamak amacı taşıdığı; Yönetmelik kapsamında, Halk Sağlığı Kurumu taşra teşkilatı hizmet birimleri arasında yer alan toplum sağlığı merkezlerine, organizasyon, eşgüdüm, eğitim ve denetim görevleriyle birlikte toplumsal sağlık hizmeti sunma görevi verildiği, böylelikle toplum sağlığı hizmetlerinin münhasıran bu hizmete yönelik görevleri olan merkezler marifetiyle layıkıyla verilebilir hale getirilmesinin hedeflendiği; bu bağlamda, toplum sağlığı merkezlerinin organizasyon, eşgüdüm, eğitim ve denetim görevleriyle birlikte toplumsal sağlık hizmeti sunma görevleri göz önüne alındığında, birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumu noktasında halk sağlığı müdürlüğü adına izleme ve değerlendirme çalışmalarının sekreteryasını yürütmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; adı geçen merkezlerin Bakanlık ve Kurum idari yapısındaki yerinin ilgili mevzuat hükümleri kapsamında belirlendiği, bu bağlamda, toplum sağlığı merkezlerinin taşra teşkilatı içerisinde halk sağlığı müdürlüğünün izdüşümü ve müdürlük yetkilerini kullanan idari birimler olduğu; dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına, kamu menfaatine ve hizmet gereklerine uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/01/2020 tarih ve E:2018/2588, K:2020/116 sayılı kararına uyularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; 05/02/2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan, Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliğinin 1. maddesinde yer alan " Türkiye Halk Sağlığı Kurumu taşra teşkilatı yapılanmasında yer alan toplum sağlığı merkezleri" ibaresinin, 6. maddesinin 3. fıkrasının, 9. maddesinin (e) bendinde yer alan "Aile sağlığı merkezi çalışanlarının göreve başlama veya ilişik kesme gibi işlemleri ile müdürlük yetkilendirdiği takdirde" ibaresinin, 9. maddesinin (f) bendinin, 10. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinin, 11. maddesinin (ğ) bendinde yer alan "ve/veya yaptırmak" ibaresinin,13. maddesinin, 14. maddesinin (a) bendinde yer alan "bölgesindeki bulaşıcı hastalık ve bağışıklama verilerini toplamak, kayıtlarını tutmak, değerlendirmek" ibaresinin, (c) bendinde yer alan "ilgili aile hekimlerini filyasyon ekibine katarak belirlenen sorunlara yönelik gerekli önlemleri almak veya aldırmak" ibaresinin, (d) bendinde yer alan "bağışıklama hizmeti veren tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında izleme ve değerlendirme yapmak" ibaresinin, (f) bendinin,(ğ) bendinde yer alan "aile sağlığı merkezleri ile işbirliği içerisinde yürütmek ya da yürütülmesini sağlamak" ibaresinin, (i) bendinde yer alan "ve uygulanmasını sağlamak" ibaresinin, 18. maddesinin (c) bendinde yer alan "veya yapılmasını sağlamak" ibaresinin, (ç) bendinde yer alan "uygulanmasını sağlamak" ibaresinin, 19. maddesinin (b),(ç),(e) bentlerinin, (d) bendinde yer alan "evlilik işlemi için gerekli sağlık raporunun aile hekimlerince verilmesini sağlamak" ibaresinin, (g) bendinde yer alan "ve yürütülmesini sağlamak" ibaresinin, 20. maddesinin (a) bendinde yer alan "ve/veya yapılmasını sağlamak" ibaresinin, 24. maddesinin (a) bendinin, 35. maddesinin (1.) fıkrasında yer alan "ve/veya yürütülmesini sağlar." ibaresinin 45. maddesinin (d) bendinde yer alan "aile hekimliği birimlerinin vermiş oldukları hizmetlerin izlenmesini ve değerlendirilmesini gerçekleştirmek" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Anayasanın 56. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; üçüncü fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; dördüncü fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği, 124. maddesinde, bakanlıkların kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır. Sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin olarak Devlete verilmiş olan görevler, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereğince Sağlık Bakanlığınca yürütülmektedir. Anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin; 2. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi, (e) bendinde insan gücünde ve maddi kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak, (f) bendinde kamu ve özel tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yönetmek ve politikaları belirlemek Sağlık Bakanlığı'nın görevleri arasında sayılmış, 40. maddesinde ise, Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabileceği belirtilmiştir. 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin işlem tarihinde yürürlükte bulunan Mülga 26. maddesi ile Bakanlık politika ve hedeflerine uygun olarak, temel sağlık hizmetlerini yürütmekle görevli, Bakanlığa bağlı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu kurulmuş, halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek ve birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu hususta gerekli düzenlemeleri yapmak Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı, (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. Anılan Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 5. maddesinde, "Aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde kişilerin aile hekimine kaydı yapılır. Bakanlıkça belirlenen süre sonunda kişiler aile hekimlerini değiştirebilirler. Her bir aile hekimi için kayıtlı kişi sayısı; asgarî 1000, azamî 4000'dir. Aralıksız iki ayı aşmayan süreyle kayıtlı kişi sayısı 1000'den az olabilir. Aile hekimliği hizmetleri ücretsizdir; acil haller hariç, haftada kırk saatten az olmamak kaydı ile Bakanlıkça belirlenen kıstaslar çerçevesinde ilgili aile hekiminin talebi ve o yerin sağlık idaresince onaylanan çalışma saatleri içinde yerine getirilir. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/117 md.) Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca belirlenen aile sağlığı merkezlerinde çalışma saatleri dışında, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları ile gerektiğinde Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personeline nöbet görevi verilebilir. Aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde acil haller ve mücbir sebepler dışında, kişi hangi sosyal güvenlik kuruluşuna tâbi olursa olsun, aile hekiminin sevki olmaksızın sağlık kurum ve kuruluşlarına müracaat edenlerden katkı payı alınır. Alınacak katkı payı tutarı Sağlık, Maliye ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca müştereken belirlenir. Aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde, diğer kanunların aile hekimliği hizmetleri kapsamındaki hizmetlerin sunumu ile sevk ve müracaata ilişkin hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:11/10/2011-KHK-663/58 md.) Aile hekimliği hizmetleri dışında kalan birinci basamak sağlık hizmetleri toplum sağlığı merkezleri tarafından verilir ve bu merkezlerin organizasyonu, kadroları, görevleri ile çalışma usûl ve esasları Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca belirlenir. Yabancılar hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır." hükmü yer almıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine dayalı olarak hazırlanıp yürürlüğe konulan Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliğinin 1. maddesinde, Bu Yönetmeliğin amacının; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu taşra teşkilatı yapılanmasında yer alan toplum sağlığı merkezleri ve bağlı birimlerinin açılması, kapatılması, organizasyonu ve görevleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu, 2 . maddesinde, Bu Yönetmeliğin, toplum sağlığı merkezleri ile bağlı birimlerinin fiziki ve teknik yapısını, görev ve yetkilerini, diğer kurum ve kuruluşlarla olan ilişki ve işbirliğini kapsadığı belirtilmiş; 6 . maddesinde, Toplum sağlığı merkezlerinin organizasyonu ve idari yapısına yer verilmiş, 9. maddesinde, TSM’nin idari ve mali işlere ilişkin görevleri ,10. maddesinde, TSM’nin kayıt ve istatistiğe ilişkin görevleri , 11. Maddesinde, TSM’nin plan ve program yapmaya ilişkin görevleri, 13. Maddesinde, TSM’nin izleme ve değerlendirme çalışmalarına ilişkin görevleri,14. Maddesinde, TSM’nin bulaşıcı hastalıklar, bağışıklama ve salgın kontrolüne ilişkin görevleri, 18 . maddesind, TSM’nin bulaşıcı olmayan hastalıkların kontrolüne ilişkin görevleri, 19. maddesinde, TSM’nin kadın ve üreme sağlığı hizmetlerine ilişkin görevleri , 20. Maddesinde , TSM’nin ulusal programlara ilişkin görevleri, 24. Maddesinde, TSM’nin görüntüleme ve laboratuvar hizmetlerine ilişkin görevleri sayılmış, 35. Maddesinde, Kanser erken teşhis, tarama ve eğitim hizmetleri düzenlenmiş, 45. Maddesinde de TSM başkanının görevleri sayılmıştır. Davacı tarafından özetle, anılan yönetmeliğin davaya konu maddeleriyle aile hekimlerinin özlük haklarına müdahale edildiği, toplum sağlığı merkezlerinin görev ve sorumluluklarının aile hekimlerine yıkılmaya çalışıldığı, aile hekimleri üzerinde denetim yetkisi olmayan anılan merkezin denetim merkezi gibi yetkilendirildiği, anılan yönetmeliğin 5258 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler içerdiği ileri sürülerek istemin özeti kısmında belirtilen madde ve ibarelerin iptali istenilmekte, davalı idare ise savunmasında, bireye yönelik, sağlık ocakları, AÇSAP merkezleri, verem savaş dispanserleri gibi kurumların sunduğu koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin büyük bir kısmının aile hekimlerine verildiği, topluma yönelik birinci basamak sağlık hizmetlerinin bakanlık eliyle yürütülebilmesi için yeni bir teşkilat yapılanmasına gerek duyulduğu, 5258 ve 3359 sayılı yasa ile 663 sayılı KHK nın verdiği yetki çerçevesinde çıkarılan dava konusu yönetmelik kapsamında toplum sağlığı merkezlerine organizasyon, eşgüdüm, eğitim ve denetim görevleriyle birlikte toplumsal sağlık hizmeti sunma görevi veldiği, böylelikle toplum sağlığı hizmetlerinin münhasıran bu hizmete yönelik görevleri olan merkezler marifetiyle verilebilir hale getirildiği bu nedenle anılan düzenlemenin hukuka uygun olduğunu ileri sürmektedir. Dava konusu yönetmelik hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde;( Mülga) Türkiye Halk Sağlığı Kurumu taşra teşkilatı yapılanmasında yer alan toplum sağlığı merkezleri ve bağlı birimlerinin açılması, kapatılması, organizasyonu ve görevleri ile ilgili usul ve esasları düzenleyen yönetmelikle, toplum sağlığı merkezleri ile bağlı birimlerinin fiziki ve teknik yapısını, görev ve yetkilerini, diğer kurum ve kuruluşlarla olan ilişki ve işbirliğini kapsar şekilde kurallar getirilmiş; bu bağlamda, anılan merkezlerin, aile hekimlerine aşılama, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması gibi öncelikli hizmet alanlarında, Sağlık Bakanlığı’nın yıllık programına uygun olarak lojistik destekte bulunullması sağlanılmış, bu merkezlerin, bölgesinde yürüteceği sağlık hizmetini bir bütün olarak değerlendirerek, sağlık kuruluşları ile koordinasyonu sağlamak, gerektiğinde diğer kuruluşlarla işbirliği yapmak suretiyle toplumun ve bireylerin sağlığını korumak ve sağlık düzeylerini yükseltmekten sorumlu tutulduğu, bunun için de, Toplum sağlığı merkezinin, " a) İdari ve mali işler, b) Kayıt ve istatistik, c) Plan ve program yapma, ç) Diğer kurumlarla işbirliği, d) İzleme ve değerlendirme çalışmaları, e) Bulaşıcı hastalıklar, bağışıklama ve salgın kontrolü, f) Tüberküloz kontrolü, g) Zoonotik ve vektörel hastalıkların kontrolü, ğ) Erken uyarı ve cevap sistemi çalışmaları, h) Bulaşıcı olmayan hastalıkların kontrolü, ı) Kadın ve üreme sağlığı hizmetleri, i) Çocuk ve ergen sağlığı hizmetleri, j) Kanser erken teşhis, tarama ve eğitim hizmetleri, k) Ruh sağlığı programlarına dair hizmetler, l) Ulusal programlar ile ilgili hizmetler, m) Adli tıbbi hizmetler ve ölüm kayıt hizmetleri, n) Acil sağlık hizmetleri, o) Kaza ve yaralanmalardan korunma hizmetleri, ö) Görüntüleme ve laboratuvar hizmetleri, p) Çevre sağlığı hizmetleri, r) Çalışan sağlığı ve güvenliğine dair hizmetler, s) Olağan dışı durumlar ve afet sağlığı hizmetleri, ş) Toplu yaşam alanları ve okul sağlığı hizmetleri t) Evde sağlık hizmetleri, u) Ağız ve diş sağlığı hizmetleri, ü) Sağlığın geliştirilmesi ve teşviki çalışmaları, v) Sosyal hizmet çalışmaları, y) Hizmet içi eğitimler, z) Diğer görevler." i sunmakla görevlendirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, dava konusu Yönetmelikte, bölgesinde yaşayan toplumun sağlığını geliştirmeyi ve korumayı ön plana alarak sağlıkla ilgili risk ve sorunları belirleyen, bu sorunları gidermek için planlama yapan ve bu planları uygulayan, uygulatan; birinci basamak koruyucu, iyileştirici ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini müdürlüğün sevk ve idaresinde organize eden, bu hizmetlerin verimli şekilde sunulmasını izleyen, değerlendiren ve destekleyen, bölgesinde bulunan sağlık kuruluşları ile diğer kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonu sağlamak üzere kurulan sağlık kuruluşuna toplum sağlığı merkezi denildiği, sağlık ocakları, AÇSAP merkezleri, verem savaş dispanserleri gibi kurumların sunduğu topluma yönelik koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin entegre yürütülmesinin toplum sağlığı açısından büyük önem taşıması nedeniyle, İlçe sağlık idaresinin yönetiminde, merkez ilçeler dahil her ilçede en az bir adet olmak üzere toplum sağlığı merkezi oluşturulduğu, bu merkezlerin aile hekimliği uygulamasında gerekli tetkik ve tahlilleri yapmanın yanısıra, aile hekiminin görevi dışında kalan diğer temel sağlık hizmetlerini yürüteceği ve bu sayede, bireye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri, tanı ve tedavi hizmetleri ile rehabilitasyon hizmetleri dışında kalan temel sağlık hizmetlerinin tek çatı altında toplanması suretiyle, daha etkili ve verimli hizmet sunabilmelerinin sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince, temel sağlık hizmetlerini, bu kapsamda birinci basamak sağlık hizmetlerini, Bakanlık hedef ve politikalarına uygun olarak yürütmek ve bu hususta gerekli düzenlemeleri yapmak görev ve yetkisinin davalı Kuruma ait olduğu açık olup; bu yetki kapsamında davalı idarece, toplum sağlığı merkezlerinin güçlendirilerek sağlık hizmetlerinin daha kaliteli, etkin, verimli bir şekilde sunulmasına katkı sağlamak, aile hekimliği haricindeki birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmak, aile hekimliği hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak, bireye yönelik birinci basamak sağlık hizmetleri ile topluma yönelik birinci basamak sağlık hizmetlerinin daha bütünleşik bir yapıda yürütülmesinin sağlamak amacıyla anılan düzenlemenin getirildiği görülmekte olup, dava konusu yönetmeliğin iptali istenilen hükümlerinde kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen 29/11/2017 tarih ve E:2015/3762, K:2017/7021 sayılı kısmen iptal, kısmen ret yolundaki kararın iptale ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/01/2020 tarih ve E:2018/2588, K:2020/116 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 05/02/2015 tarih ve 29258 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "Türkiye Halk Sağlığı Kurumu taşra teşkilatı yapılanmasında yer alan toplum sağlığı merkezleri" ibaresinin, 6. maddesinin 3. fıkrasının, 9. maddesinin (e) bendinde yer alan "Aile sağlığı merkezi çalışanlarının göreve başlama veya ilişik kesme gibi işlemleri ile müdürlük yetkilendirdiği takdirde" ibaresi ile (f) bendinin, 10. maddesinin (a) bendinin, 11. maddesinin (ğ) bendinde yer alan "ve/veya yaptırmak" ibaresinin, 13. maddesinin, 14. maddesinin (a) bendinde yer alan "bölgesindeki bulaşıcı hastalık ve bağışıklama verilerini toplamak, kayıtlarını tutmak, değerlendirmek" ibaresinin, (c) bendinde yer alan "ilgili aile hekimlerini filyasyon ekibine katarak belirlenen sorunlara yönelik gerekli önlemleri almak veya aldırmak" ibaresinin, (d) bendinde yer alan "bağışıklama hizmeti veren tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında izleme ve değerlendirme yapmak" ibaresinin, (f) bendinin, (ğ) bendinde yer alan "aile sağlığı merkezleri ile işbirliği içerisinde yürütmek ya da yürütülmesini sağlamak" ibaresinin, (i) bendinde yer alan "ve uygulanmasını sağlamak" ibaresinin, 18. maddesinin (c) bendinde yer alan "veya yapılmasını sağlamak" ibaresinin, (ç) bendinde yer alan "uygulanmasını sağlamak" ibaresinin, 19. maddesinin (b), (ç), (e) bentlerinin, (d) bendinde yer alan "evlilik işlemi için gerekli sağlık raporunun aile hekimlerince verilmesini sağlamak" ibaresinin, (g) bendinde yer alan "ve yürütülmesini sağlamak" ibaresinin, 20. maddesinin (a) bendinde yer alan "ve/veya yapılmasını sağlamak" ibaresinin, 24. maddesinin (a) bendinin, 35. maddesinde yer alan "ve/veya yürütülmesini sağlar." ibaresinin, 45. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde yer alan "aile hekimliği birimlerinin vermiş oldukları hizmetlerin izlenmesini ve değerlendirilmesini gerçekleştirmek" ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 29/11/2017 tarih ve E:2015/3762, K:2017/7021 sayılı kararı ile dava konusu Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin 10. maddesinin (a) bendinin iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararın iptale ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/01/2020 tarih ve E:2018/2588, K:2020/116 sayılı kararıyla davalı idarenin temyiz istemi kabul edilerek, Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş, anılan karara karşı karar düzeltme isteminde bulunulmamıştır. Daire kararının redde ilişkin kısmı ise temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır. Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinde sağlık hizmetleriyle ilgilli temel esaslar sayılmış olup, dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle (f) bendinde, "Herkesin sağlık durumunu takip edebilmek için gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur." ; (i) bendinde, "Sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılır. Sağlık kurum ve kuruluşları coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanları, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlüdürler. Çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülkeye getirilmesi ve teşviki sağlanır." ; (j) bendinde, "Vatandaşların hastalıktan korunması, sağlıklı çevre, beslenme, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması ve benzeri konularda eğitilmeleri ve takipleri bütün kamu kuruluşlarının sorumluluğu, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, özel ve gönüllü kuruluşların işbirliği içerisinde gerçekleştirilir." hükümleri yer almıştır. 3359 sayılı Kanun'un 9. maddesinde ise; sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmaları, sağlık hizmet zinciri oluşturulması ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile ilgili düzenlemeler yapmak görevi Sağlık Bakanlığına verilmiştir. Öte yandan, 663 sayılı -dava konusu düzenlemenin yayımlandığı tarihteki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin, yine dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükte olan 36. maddesinde; bağlı kuruluşların hizmet birimlerinin görev tanımları, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmış; "Türkiye Halk Sağlığı Kurumu" başlıklı 26. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde, "Bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme, araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bununla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek, gerekli önlemleri almak, bu konuda politika ve düzenlemelerin oluşturulması için Bakanlığa teklifte bulunmak"; (ç) bendinde ise, "Yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırarak toplumdaki tüm bireylerin sağlığını geliştirmek; hatalı beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve benzeri zararlı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, bu hususları izlemek, araştırmak, veri toplanmasını sağlamak ve değerlendirmek." hükümlerine yer verilmiştir. 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 203. maddesi ile, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'deki 'Türkiye Halk Sağlığı Kurumu' ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 15. madde uyarınca, mülga Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun dava ve icra takip işleri Sağlık Bakanlığına devredilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 05/02/2015 tarih ve 29258 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin dava konusu "Kayıt ve istatistik" başlıklı 10. maddesinin (a) bendinde, "Bakanlığın belirlemiş olduğu standartlara uygun olarak bölgedeki sağlık hizmeti sunucularından veri toplamak, yürütülen hizmetlerin kayıt ve istatistiklerini elektronik veya basılı ortamda tutmak, olağanüstü durumlarda bölgedeki sağlık hizmeti sunucularından yazılı olarak da veri toplamak, topladığı verileri zamanında müdürlüğe iletmek," toplum sağlığı merkezlerinin kayıt ve istatistiğe ilişkin görevleri arasında sayılmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuatı uyarınca ve yürütülen hizmetin niteliği gereği davalı idarenin, amaçları ile ilgili olarak birtakım verilerin toplanmasının sağlanması ve bu verilerin değerlendirilmesi görev ve yetkisi bulunmaktadır. Dava konusu düzenleme ile de, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun olarak sağlık hizmeti sunucularından veri toplama, topladığı veriyi, kayıt ve istatistiği halk sağlığı müdürlüğüne iletme konusunda toplum sağlığı merkezlerine görev verilmiştir. Bu durumda; dava konusu düzenlemenin, yalnızca toplum sağlığı merkezine görev verme niteliğini haiz olduğu ve standartların Bakanlıkça belirleneceği hususları göz önüne alındığında, istatistiksel olarak verilerin toplanmasını kurala bağlayan söz konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu 05/02/2015 tarih ve 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin 10. maddesinin (a) bendi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Dava netice olarak retle sonuçlandığından; davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 3. Davalı idare lehine ilk kararda hükmedilen vekâlet ücretinin kaldırılarak, işbu karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 23/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.