İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ:05/03/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... Mahallesi ... Caddesi No:...'da faaliyet gösteren ....isimli otelin işletmecisi olduğunu, davacının belirtilen adreste 2019 yılından beri elektrik aboneliğinin bulundu…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/06/2024 DAVANIN KONUSU: MENFİ TESPİT İSTİNAF TALEP TARİHİ:10/09/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ:05/03/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... Mahallesi ... Caddesi No:...'da faaliyet gösteren ....isimli otelin işletmecisi olduğunu, davacının belirtilen adreste 2019 yılından beri elektrik aboneliğinin bulunduğunu, bugüne kadar tahakkuk ettirilmiş tüm tüketim bedellerinin davacı tarafından ödendiğini, 31/10/2022 tarihinden 27/04/2023 tarihine kadar davacının sayacında hiçbir okuma işleminin yapılmadığını, 27/04/2023 tarihinde yapılan kontrol işleminde ise davacı hakkında kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlendiğini, akabinde 7.179.183,50 TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiğini, oysa davacının sayaç üzerinde herhangi bir oynama yapmadığını, kaçak elektrik kullanmadığını, sayacın mührünün bile bozulmadığını, düzenlenen tutanakta şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, ispat yükünün davalıya ait olduğunu, davacı hakkında kaçak elektrik tüketiminden değil eksik tüketimden işlem yapılabileceğini, periyodik sayaç okuma sürelerine davalının riayet etmediğini, sayaçtaki sorunu düzeltme imkanının davacının elinden alındığını, davacı şirket çalışanlarının düzenli olarak panoyu kontrol ettiğini, özel mührünün yerinde olduğunu ve sayaç ışığının yandığını gördüklerini, herhangi bir sorun olmadığını düşündüklerini, bu yüzden ihbarda bulunmadıklarını, öte yandan tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin de mevzuat hükümlerine uygun hesaplanmadığını, fahiş olduğunu, sayaçta son okumanın 31/10/2022 tarihinde yapıldığı sabit olduğundan son işlem tarihinin bu tarih olması sebebiyle yapılacak hesaplamada 90 günün geçirilmemesi gerektiğini, bilirkişi incelemesi sonucunda kullanım miktarı tutarının ne tutarda olduğu tespit edileceğinden davalarını kısmi dava olarak açtıklarını belirterek, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelli faturanın şimdilik 100.000,00 TL'si yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işlettiği otelde görevlilerce yapılan kontrol neticesinde ölçü akım trafolarının kablolarının sayaca girmeden bağlantı yerlerinden kesilmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, buna dair tutanağın düzenlendiğini, sayaç fotoğrafları ve videosunun çekildiğini, kaçak elektrik bedelinin mevzuata uygun şekilde tahakkuk ettirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. YEREL MAHKEME KARARI: Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ...Karar sayılı 24/06/2024 tarihli kararı ile; "davanın reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; kaçak elektrik tespit tutanağında imzası yer alan ...isimli şahsın davacının yetkilisi veya çalışanı olmadığını, mahkemece bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, davalının kamu kurumu vasfı taşımayan özel bir şirket olması sebebiyle kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden sayılamayacağını, tutanak içeriğinin ispat yükünün davalı kurumda olduğunu, davalının kaçak elektrik kullanımı yapıldığı iddiasını ispatlaması gerektiğini, davacının sayaç üzerinde herhangi bir oynama yapmadığını, bu yönde bir düzeneğin bulunmadığını, sayaç panosundaki mührün bozulmadığını, davacının kaçak elektrik kullanmadığını, dosyada yer alan bir adet fotoğraf örneği ile davalı şirketin kendi çalışanları tarafından tek yanlı tutulan tutanak dışında dosya kapsamında başkaca bir delilin bulunmadığını, davalının kaçak elektrik kullanımı iddiasını kanıtlayamadığını, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadan yetersiz bilirkişi raporunun benimsenmesiyle hüküm kurulduğunu, davalı şirket yetkililerinin sayaç başına geldiklerinde pano bölümünün özel mührü ile kilitli durumda ve sayaç ışığının da yanmakta olduğunu tespit ettiklerini, özel mühür bozulmadan davacının panoya müdahale etme imkanının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kabloların bağlantı yerlerinden kesilmiş olmasının davacının kusurundan kaynaklanmadığını, trafo ve panoların bakım ve onarım sorumluluğunun davalı şirkete ait olduğunu, elektrik kablolarının kısa devre sonucu kesilmiş olmasının ihtimal dahilinde bulunduğunu, ayrıca hangi kablo yada kabloların kesildiği, bunun ne şekilde kaçak elektrik kullanımına sebebiyet verdiğinin tutanak içeriğinden anlaşılamadığını, dosyadaki fotoğraf örneğinde de ayrıntılı bir tespitin bulunmadığını, davalının sayaç okuma sürelerine riayet etmediğini, neticesinde davacıyı mağdur ettiğini, daha kısa sürede sayaçtaki sorunu düzeltme imkanını elinden aldığını, okuma yapılmayan dönemde davacının fatura bedeli tutarında tüketim yapmasının imkan dahilinde olmadığını, kaçak elektrik bedelinin mevzuata uygun şekilde hesaplanmadığını, bu yönden bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, mahkemece kararda yeterli gerekçeye yer verilmediğini, davacının tanıklarının dinlenmediğini, öte yandan davanın açıldığı tarihte menfi tespit davası zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığından arabuluculuk başvurusu yapmadıkları halde aleyhlerine arabuluculuk ücretine hükmedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; Dava; kaçak elektrik kullandığından bahisle davacı şirket hakkında tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturasına karşı kısmi dava olarak açılmış menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; " davalı kurum elemanları tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında yapılan kontrol neticesinde abonesiz sayaçtan geçirilmek suretiyle enerji kullanıldığının tespit edildiğinin belirtildiği, kaçak elektrik tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, tutanağın aksini iddia edenin iddiasını ispatlaması gerektiği, bilirkişiden alınan kök ve ek raporda kaçak elektrik tespit tutanağının kurul kararlarına uygun düzenlendiğinin belirlendiği, dosyaya sunulan belgelerden kullanılan enerjiye ait gün sayısının 175 olduğu, normal kullanımının 85 gün , kaçak kullanım süresinin 90 gün olduğunun anlaşıldığı, kaçak elektrik bedelinin EPDK tarafından uygulanması istenen kurul kararlarına uygun hesaplandığı" yönündeki gerekçeyle "davanın reddine" karar verilmiş, karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı; davalı şirket tarafından aboneliğinin bulunduğu işletmede yapılan kontrol neticesinde sayaca giden kabloların kesik olduğu gerekçesiyle kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenerek hakkında haksız yere kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiği iddiasıyla eldeki menfi tespit istemli kısmi davayı açmıştır. Kaçak elektrik tespit tutanaklarının , davalı şirketin kamu kurumu olmaması sebebiyle aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge kapsamında değerlendirilme imkanı bulunmamaktadır. Davacı,kaçak elektrik kullandığı iddiasını inkar ettiğinden,davalının bu yöndeki iddiasını ispatlaması gerekir. Davalı şirket bu kapsamda dava konusu sayaca ait olduğu söylenen video görüntüleri kaydını dosyaya sunmuş olmakla birlikte tutanağı düzenleyen şirket çalışanları, ilk derece mahkemesince belge tanığı olarak çağrılıp dinlenmemiş, alınan bilirkişi raporunda hangi kabloların kesik olduğu, kabloların ne işe yaradığı, kesik olması durumunda sayacın endeks kaydedip kaydetmeyeceğine ilişkin bir değerlendirme de yapılmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince eksik tahkikata dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi dava tarihi itibariyle menfi tespit davasının zorunlu arabuluculuğa tabi bulunmaması sebebiyle davacının arabuluculuğa başvurmadığı gözetilmeden aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi de isabetli değildir. Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesince davacıya tanıklarını bildirmek üzere süre verilerek davacının tanıkları ile tutanağı düzenleyen belge tanıklarının dinlenmesi , akabinde dosyanın bilirkişiye tevdi ile yukarıda belirtilen hususları karşılayacak şekilde ek rapor alınması ve oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmekle, delillerin gereği gibi toplanmaması karşısında davacı vekilinin istinaf talebinin belirtilen yönlerden kabulüne, HMK'nun 353/1.a-6.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-HMK'nun 353/1.a-6 maddesi uyarınca Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 24/06/2024 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 5-İstinaf başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine, 6-İstinaf eden davacının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararla değerlendirilmesine, 7-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,oybirliği ile karar verildi. 05/03/2026 ...