8. Hukuk Dairesi 2023/3440 E. , 2024/1001 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasındaki kadastro davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi
**8. Hukuk Dairesi 2023/3440 E. , 2024/1001 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasındaki kadastro davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde, ... mirasçılarından yaklaşık 200 kadar kişi ile birlikte 1989 ve sonraki yıllarda dönemin muhtarlarının onayı ile zilyetlik devir sözleşmesi uyarınca arsa satın aldıklarını ve taşınmazı kullandıklarını ancak taşınmazın davacı adına kadastro tespitinin yapılmadığını belirterek Göçerler Mahallesi 25523 numaralı ada içerisinde ve yine bir kısmı da imar planında yol alanı içerisinde kalan kısımların tespitlerinin iptali ile davacının kullandığı yerin adına tespitine karar verilmesi istemiyle ada ve parsel numarası belirtmeksizin ... Kadastro Mahkemesi'ne açılan dava hakkında görevsizlik kararı verilmiş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş, ardından İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sırasında dava konusu taşınmazın 25523 ada 1 parsel ... taşınmaz olduğu tespit edilerek yargılama devam edilmiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "davacının keşif sırasında göstermiş olduğu 646,41 metrekarelik alanın 25523 ada 1 parsel içerisinde kaldığı, 303,59 metrekarelik alanın ise imar yolu olduğu, dava konusu taşınmazla çevresindeki parsellerin, bitki, toprak ve topoğrafik yapısı itibariyle ayni karakterde araziler olduğu, tamamının bir bütün olarak göz önüne alınıp değerlendirildiğinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden (çalılık, taşlık, kayalık) olduğu, imar ve ihyanın yapılmadığı, taşınmazın bu yıl hariç, sürülmediği, ekilmediği, tarım yapılmadığı, taşınmazın yöre insanının ortak malı ve mera yeri olmadığı, taşınmaza komşu parsellerin de mera olmadığı, taşınmazın kamuya ayrılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.