11. Hukuk Dairesi 2009/3142 E. , 2010/9750 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.01.2009 tarih ve 2007/132-2009/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2009/3142 E. , 2010/9750 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.01.2009 tarih ve 2007/132-2009/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinden ...’ın davalıya ait trenden inmek isterken düşerek yaralandığını, bu nedenle müvekkillerinin manevi zararının bulunduğunu ileri sürerek, 15.000 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının tren durmadan kapıyı açarak inmek isterken yaralandığını, bu nedenle kendi kusuru ile kazaya neden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 2.000 YTL, diğer davacı için 1.000 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin davacı ...’a yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalı vekilinin davacı ...’ya yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava, davalıya ait trende yolcu olarak seyahat eden davacı ...’nın oğlu ...’ın, taşıma sırasında yaralanması nedeniyle, manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalının da kusurlu hareketiyle meydana gelen olayda davacı ...’nın çocuğu hafif derecede yaralanmıştır. BK.nun 47. maddesi uyarınca, hakim hususi halleri nazara alarak cismani zarara duçar olan kimseye manevi zarar namıyla adalete uygun tazminat verilmesine karar verebilir. Madde hükmünün bu açıklığı nedeniyle, manevi tazminat talep etme hakkı, doğrudan doğruya cismani zarara duçar olan kişiye tanınmaktadır; yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyan kişiler ise, manevi tazminat isteyemezler. Ancak, aynı eylem neticesinde birden fazla kişinin doğrudan doğruya zarar görmesi mümkündür. BK.nun 46 ve 47. maddelerindeki cismani zarar kavramına ruhi bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği, bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil, ruhi ve asabi bütünlüğün de korunduğu doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Cismani zarar kavramına, ruhi bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı(ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü) gibi hallerin de girdiği kabul edildiğine göre; eğer bir kimsenin cismani zarara maruz kalması sonucunda, onun ana, baba, karı, koca, çocuk ve kardeş gibi çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa, onlar da BK.nun 49. madde uyarınca manevi tazminat talep edebilirler. Çünkü bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı vardır ve zararlarının niteliği itibariyle, onların da ihlal edilen normun koruma amacı içinde bulunduklarının kabulü gerekir. Başka bir anlatımla, böyle hallerde, yansıma yoluyla değil, doğrudan doğruya zarara maruz kalma söz konusudur. Dava konusu olayda ise, davacı ...’nın çocuğu olan ..., davalıya ait trende seyahat ederken tren henüz durmadan inmek istemiş ve bunun sonucu olarak düşerek adli tıp raporuna göre iş ve güç kaybına maruz kalmayacak derecede hafif şekilde yaralanmıştır. Oğlunun bu miktar yaralanması nedeniyle davacı babanın yukarıda açıklandığı şekilde ruhi bütünlüğünün ihlal edilmiş olduğundan sözetmek hayatın olağan akışına ters düşmektedir. Bu itibarla, mahkemece, davacı ... yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının reddi ile kararın davacı ... yönünden ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.