Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3091 E. , 2024/4505 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/3091 Karar No : 2024/4505 DAVACI : … Organize Sanayi Bölgesi VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Kurumu VEKİLLERİ : Av. …, Av. … DAVANIN KONUSU : 21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20 Dağıtım Şirketinin İlk Uygulama Dönemine İlişkin Gelir Düzenlemesi Hakkında Tebliğ'in (Tebliğ) 3., 4. ve 5. maddelerinin, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "P
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3091 E. , 2024/4505 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/3091 Karar No : 2024/4505 DAVACI : … Organize Sanayi Bölgesi VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Kurumu VEKİLLERİ : Av. …, Av. … DAVANIN KONUSU : 21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20 Dağıtım Şirketinin İlk Uygulama Dönemine İlişkin Gelir Düzenlemesi Hakkında Tebliğ'in (Tebliğ) 3., 4. ve 5. maddelerinin, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Yargı kararlarına rağmen serbest tüketiciler dahil tüm abone gruplarından kWh bazında perakende satış hizmet bedeli alınmaya devam edildiği, fonsuz elektrik tarifeleri incelendiğinde, kWh bazında alınan perakende satış hizmet bedelinin ayrı bir kalem olarak gösterilmediği, Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle birlikte 31/12/2010 tarihinden itibaren iletim sistemine doğrudan bağlı olanlara perakende satış hizmet tarifesinin uygulanamayacağı, dolayısıyla serbest tüketici sıfatıyla temin ettiği elektrik enerjisini katılımcılarının kullanımına sunmak ve buna ilişkin diğer hizmetleri yürütmekle yükümlü iletim sistemine doğrudan bağlantısı sebebiyle dağıtım şirketi gibi değerlendirilen organize sanayi bölgelerinden, katılımcılarına uygulayacağı bedeller içerisinde gösterilmeyen kWh bazında perakende satış hizmet bedelinin alınamayacağı, dava konusu düzenlemelerde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davacı tarafından iptali talep edilen işlemler açıkça belirtilmediğinden dilekçenin reddine karar verilmesi gerektiği, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş; esasa ilişkin olarak ise, davacı tarafından değinilen mahkeme kararlarına konu edilen dönemler ile iptali istenen dönemlerin çeliştiği, her ne kadar davacı tarafından Danıştay kararlarının uygulanmadığı belirtilmiş ise de, sayaç okuma bedeline ilişkin perakende satış hizmet bedelinin uygulanmasına yönelik değişikliklerin yapıldığı, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmet bedelinin kWh başına belirlenmesi zorunluluğunun kaldırıldığı, tüm tüketiciler için söz konusu bedelin sayaç okuma başına maktu olarak belirlendiği, 01/01/2016 tarihinden sonra perakende satış hizmet bedeli adı altında ayrıca belirlenen bir bedelin de bulunmadığı, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI …'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun başka dava dosyasından; 2008-2019 döneminde uygulanan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün, "İletim Sistemi kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden iptalinin dava konusu yapılan, dava konusu kararlarına dayanak yapılan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından çıkartılan; 20 Dağıtım Şirketinin İlk Uygulama Dönemine İlişkin Gelir Düzenlemesi Hakkında Tebliğin 3., 4. ve 5. maddelerinin iptali istemi ile açılmıştır. 17/06/2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişikliklerle birlikte perakende satış tarifeleri; "d) Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna ilişkin hususlar Kurul tarafından düzenlenir. Perakende satış tarifeleri, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur." şeklinde açıklanmış, bu tarifenin içeriğini etkileyen maliyet kalemlerinde bir değişiklik yaşanmamış ancak daha önceki ikincil mevzuatta belirtilmiş olan maliyet kalemleri kanunda da açıkça zikredilmiştir. 6719 sayılı Kanun ile 6446 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 20. madde nazara alındığında, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmeti maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşan bir perakende satış fiyatının kWh cinsinden tüketicilere yansıtılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Kanun, perakende satış hizmet maliyetinin tüketicilerden tahsil edilme şekli ile ilgili sınırlandırıcı bir hüküm içermemektedir. 20 Dağıtım Şirketinin İlk Uygulama Dönemine İlişkin Gelir Düzenlemesi Hakkında Tebliğ'in 3. maddesinde, dağıtım sistemi gelir tavanının (DSGTt) hesaplanması, 4. maddesinde, iletim tutarının (İDTt) hesaplanması ve 5. maddesinde de, perakende satış hizmeti gelir tavanının (PSHGTt) hesaplanması düzenlenmiştir. 6719 sayılı Kanun'un 21. madde gerekçesinde; "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kayıp kaçak bedelini, sayaç okuma bedelini, perakende satış hizmet bedelini, iletim sistemi kullanım bedelini ve dağıtım bedelini 6446 ve 4628 sayılı Kanunların verdiği yetki çerçevesinde belirlemektedir. Elektrik dağıtım ve görevli tedarik şirketleri kurum tarafından belirlenen söz konusu bedelleri tüketicilerden tahsil etmektedir. Mevzuat gereği uygulama bu şekilde olmakla birlikte, Kanuna eklenen hükümler ile, konunu hiç bir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Kurumun belirleyeceği usul ve esaslar kapsamında, fiyatların taraflarca serbestçe belirlenmesi esastır. Elektrik enerjisinin veya kapasitesinin iletimi, dağıtımı ve düzenlemeye tabi tarifeler yoluyla satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren tarifeler ve muafiyetlerin yansıtılması kapsamında kurul tarafından düzenlemeler yapılır ve onaylanır. Düzenleyici işlemler kapsamında onaylanan bedeller, doğrudan kullanıcı ve son tüketicilerden yahut sayılan ilgililere yansıtılmak üzere tedarikçilerden tahsil edilir, Elektriğin üretimden tüketime doğru akışında üret,im, tüket,im ve dağıtım aşamalarında teknik kayıplar oluşmaktadır. Kayıp kaçak miktarı, dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı göstermektedir. 4628 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 03/03/2001 tarihinden itibaren her bir abone grubuna uygulanan kayıp kaçak bedeli hesaplama yöntemi EPDK'nın görev ve yetkisi çerçevesinde belirlenmiştir. Elektrik enerjisi, EPDK tarafından çerçevesi belirlenen bir tarife metodolojisi ile fiyatlandırılmaktadır. (...)" denilmektedir. Kanun koyucu açıkça, elektrik enerjisinin tüketiciye ulaşmasına kadar oluşan maliyetlerin kullanıcılara yansıtılmasında, çerçevesi EPDK tarafından belirlenen tarife metodolojisinin esas alındığına vurgu yapmaktadır. Ancak yönteme ilişkin bir tercihte bulunmamaktadır. Davalı idare tarafından, farklı uygulama yıllarında gelişen piyasa koşulları ve uygulama tecrübeleri sonucunda, lisans sahibi tüzel kişilerin, düzenlemeye tabi faaliyetlerinin tarifeye yansıtılmasına ilişkin fiyatlandırma esasları belirlenmektedir. Bu nedenle, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla Organize Sanayi Bölgesi (OSB) dağıtım lisansı almıştır. Davacı ile Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) … Elektrik Dağıtım Müessesesi arasında bölge içi elektrik şebekesinde bulunan 1 no.lu KÖK Merkezinden bağlanması için 02/03/2004 tarihinde dağıtım sistemine bağlantı anlaşması (AG/YG'den bağlantı yapan tüketiciler için), yine davacının 154/31,5 kV Niğde OSB TM'nin OG Barasına bağlanması için Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Genel Müdürlüğü ile 15/03/2013 tarihinde iletim bağlantı anlaşması imzalanmıştır. 01/09/2006 tarih ve 26276 1. Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı Kurul kararıyla belirlenen "Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları" başlıklı II. Bölümün 2. maddesinin (b) alt bendinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 06/04/2011 tarih ve E:2008/2695, K:2011/1368 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmiş, iptal kararı üzerine yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/05/2012 tarih ve E:2011/1901, K:2012/798 sayılı kararıyla, Dairemizin anılan kararı, iptal isteminin serbest tüketicilere ilişkin olduğu dikkate alındığında, kararın serbest tüketicilerle sınırlı olarak uygulanacağı gerekçesiyle onanmıştır. … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında derdest istirdat davasına ilişkin olarak, Mahkemenin 23/10/2018 tarihli yazısıyla, 875 sayılı Kurul kararıyla belirlenen "Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları" başlıklı II. Bölümün 2. maddesinin (b) alt bendinin yürürlük tarihinden sonraki dönemler için 875 sayılı Kurul kararının eki olan ve müteakip yıllar için yapılan güncellemeler sonrası yürürlüğe giren perakende satış hizmet tarifelerinin iptal davasına konu edilip edilmediği ve bu davalar sonucunda iptal kararı verilip verilmediği hususunda davalı idareden bilgi istenmiştir. Söz konusu talebe istinaden Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı cevabi yazısında, dağıtım şirketlerinin tüketicilerden perakende satış hizmet bedelini kWh üzerinden tahsil etmesinin esas dayanaklarının Dairemizce iptal edilen düzenleme ile aynı düzeyde düzenleyici işlemler olan elektrik faturalarındaki perakende satış hizmet bedeli de dahil bedellerin yer aldığı fonsuz elektrik tarifelerinin onaylandığı Kurul kararları olduğu, söz konusu dönemde uygulanan Kurul kararlarına ilişkin herhangi bir iptal kararı bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı tarafından, yargı kararıyla iptal edilmesine ve iletim sistemine doğrudan bağlantısı sebebiyle dağıtım şirketi gibi değerlendirilmesine rağmen kendisinden katılımcılarına uygulayacağı bedeller içerisinde gösterilmeyen kWh bazında perakende satış hizmet bedeli alınmasının mümkün olmadığından bahisle, davalı idarenin 2008-2019 döneminde uygulanan elektrik faturalarına esas tarifelerin, Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar hakkında aldığı kararların, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi perakende satış hizmeti alınmasına ilişkin bölümünün, iletim sistemi kullanıcıları ve serbest tüketici aboneler yönünden, düzenleyici işlem olan Kurul kararlarının ve bu kararların uygulanmasına ilişkin fiyatlandırma ve faturalandırmaya yönelik uygulama işlemlerinin iptali istemiyle 17/01/2019 tarihli dilekçeyle dava açılmış olup, Dairemizin 07/03/2019 tarih ve E:2019/238, K:2019/698 sayılı kararıyla, davacı tarafından hangi idarenin, hangi işlem veya işlemlerinin, hangi kısım ya da kısımlarının iptalinin istendiğinin açık biçimde ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulması, bu kısımların hangi yönlerden hukuka aykırı olduğunun ve davacının menfaatini ne şekilde ihlal ettiğinin açıklanması suretiyle karşı taraf sayısından bir fazla düzenlenerek imzalanmış dilekçelerle yeniden dava açılması gerektiği gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verilmiştir. Sonrasında davacı tarafından 15/05/2019 tarihinde yenileme dilekçesi verildiği; söz konusu dilekçede, ilk dilekçede yer verilmeyen 01/09/2006 tarih ve 26276 1. Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı Kurul kararının; 21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20 Dağıtım Şirketinin İlk Uygulama Dönemine İlişkin Gelir Düzenlemesi Hakkında Tebliğ'in 3., 4. ve 5. maddelerinin, 18/10/2007 tarih ve 26674 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2008 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair 15/10/2007 tarih ve 2007/12701 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın, 30/12/2007 tarih ve 26742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Perakende Elektrik Satış Tarifelerine İlişkin 24/12/2007 tarih ve 2007/13032 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, Yüksek Planlama Kurulunun … tarih ve … sayılı Enerji KİT'lerinin Uygulayacağı Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasının Usul ve Esasları Kararı'nın, Hazine Müsteşarlığının Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasının Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nin, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden de iptalinin istenildiği; ancak davalı idarenin 2008-2019 döneminde uygulanan elektrik tarife tablolarının, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden, düzenleyici işlem olan Kurul kararları ve uygulama işlemi olan tarifeler ile ilk dilekçede yer verilmeyen yukarıda belirtilen düzenleyici işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunmadığı gibi, sebep-sonuç ilişkisinin de mevcut olmadığı; bu şekliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılarak Dairemizin 11/07/2019 tarih ve E:2019/1972, K:2019/2494 sayılı kararıyla dilekçenin reddine karar verilmiştir. Anılan karar üzerine, davacı tarafından 20/08/2019 tarihli yenileme dilekçesiyle, 21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ'in 3., 4. ve 5. maddelerinin, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Aktarılan mevzuat kuralları değerlendirildiğinde, düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içerisinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği gibi, dava açma süresinin geçmiş olması halinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde uygulama işleminin veya dayanağı olan düzenleyici işlemin ayrı ayrı veya birlikte yine dava açma süresi içinde dava konusu edebileceği anlaşılmaktadır. İlan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya veya başvuruya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için ikinci yol, ilgili hakkında dava konusu düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bir işlem tesis edilmiş olmasıdır. Davacı tarafından, … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında derdest istirdat davası kapsamında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığınca sunulan … tarih ve … sayılı yazıyla, dağıtım şirketlerinin tüketicilerden perakende satış hizmet bedelini kWh üzerinden tahsil etmesinin esas dayanaklarına ilişkin Danıştay tarafından iptal kararları verilmesine rağmen serbest tüketiciler dahil tüm abone gruplarından kWh bazında perakende satış hizmet bedeli alınmaya devam edildiğinin anlaşıldığından bahisle dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle 17/01/2019 tarihli dava dilekçesiyle bakılan dava açılmıştır. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun dava konusu Tebliğ düzenlemelerinin ihdas edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan 5496 sayılı Kanun ile eklenen ve 24/05/2006 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 9. maddesinde, "Düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden elektrik enerjisi satın alan tüketicileri, dağıtım bölgeleri arası maliyet farklılıkları nedeniyle var olan fiyat farklılıklarından kısmen veya tamamen koruyacak şekilde tesis edilmiş geçici bir 'Fiyat Eşitleme Mekanizması' uygulanır. Fiyat Eşitleme Mekanizmasına ilişkin usul ve esaslar ile Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi ve perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin bu uygulamaya ilişkin görev ve yükümlülükleri, Bakanlık ve Hazine Müsteşarlığının görüşleri alınmak suretiyle Kurul tarafından altmış gün içerisinde çıkarılacak tebliğ ile düzenlenir. Fiyat Eşitleme Mekanizmasının uygulanacağı geçiş dönemi 31 Aralık 2010 tarihinde sona erer. Bu tarihte sona eren ilk uygulama dönemi için, TEDAŞ tarafından yapılan tarife tekliflerinde, ulusal tarife uygulamasının gerekleri esas alınır ve teklif edildiği şekliyle Kurulca onaylanır. Bu dönem süresince abone grupları arasında çapraz sübvansiyon uygulanır. Bu kapsamda, TEDAŞ tarafından ilk uygulama dönemini kapsayacak şekilde Kuruma yapılan tarife tekliflerinde abone grupları için uygulanacak çapraz sübvansiyona da yer verilir. Kurul onaylı bu tarifeler ile çapraz sübvansiyon, ancak Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde yapılacak öneri ile değiştirilebilir. Geçiş dönemi süresince tüm hesaplar 4628 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatına uygun şekilde ayrıştırılarak tutulur." kuralına yer verilmiş; söz konusu düzenlemeyle, dağıtım ve perakende satış şirketlerine maliyetlerini yansıtan tarifeler uygulanması sonucunda bölgeler arasında özellikle kayıp-kaçak nedeniyle oluşan aşırı farklılaşmaların ulusal tarifeye yansıtılmasının önlenmesi, tüketicilere ulusal bazda tek bir satış fiyatı uygulanması, toptan ve perakende satış fiyatlarına müdahale edilmeden perakende satışta rekabet ortamının ve dağıtım şirketlerinin gelirlerinin önceden tahmin edilebileceği bir mekanizmanın oluşturulması, eşitleme mekanizmasının uygulanması sürecindeki kayıpların tüm kullanıcılara yansıtılmasında gerekli şartların tesisi asıl amaç olarak belirlenmiştir. Fiyat Eşitleme Mekanizmasının uygulanacağı Geçiş Döneminde, TEDAŞ tarafından yapılan tarife tekliflerinde, ulusal tarife uygulamasının gereklerinin esas alınması ve abone grupları arasında çapraz sübvansiyona yer verilmesi, ayrıca tarife tekliflerinin teklif edildiği şekliyle Kurul tarafından onaylanacağı düzenlenmiş, bunun dışında Kurul onaylı geçiş dönemi tarifeleri ile abone grupları için belirlenen çapraz sübvansiyonda değişikliğe gidilmesi ise, Bakanlar Kurulu kararı ihdas edilmesi şartına bağlanmıştır. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 4628 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle beraber belirlenmiş olan elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeler, Kanun'un Geçici 9. maddesi gereği askıya alınmış ve geçiş döneminde uygulanmak üzere fiyat, hüküm ve şartların TEDAŞ'ca teklif edilmesi ve Kurulca onanması esası benimsenmiştir. Bu kapsamda, ilk uygulama dönemi için TEDAŞ tarafından hazırlanan geçiş dönemi tarifeleri ile metodolojisi, Kurulun 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı kararı ile onaylanmış ve 01/09/2006 tarih ve 26276 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebliğ'in "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Tebliğ'in 4628 sayılı Kanun'un Geçici 9. maddesi uyarınca, 31/12/2010 tarihinde sona erecek ilk uygulama dönemi için TEDAŞ tarafından sunulan tarife teklifi kapsamında, 01/01/2007-31/12/2010 tarihleri arasındaki Geçiş Döneminde uygulanmak üzere, dağıtım sistemi, perakende satış hizmeti ve iletim bedeli gelir gereksinimlerinin düzeltilmesi ile perakende enerji satış fiyatına esas alınacak Ortalama Perakende Enerji Satış Fiyatı ve kayıp-kaçak enerji fiyatı tavanının belirlenmesine ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir. Bu itibarla, 21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebliğ'in dava konusu düzenlemelerine karşı söz konusu Tebliğ'in Resmi Gazete'de yayımlanmasını izleyen altmış gün içerisinde dava açılması gerekirken, 17/01/2019 tarihinde açılan işbu davanın Tebliğ'in 3., 4. ve 5. maddelerinin, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" abonelere ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi imkanı bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu düzenlemeler kapsamında serbest tüketicilerden kWh bazında alınan perakende satış hizmet bedeli alındığının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazıyla öğrenildiği ve halihazırda fonsuz elektrik tarifeleri uygulamasına devam edildiğinden bahisle dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle açılan işbu davanın süresinde olduğu ileri sürülmekte ise de, anılan Tebliğ düzenlemelerinin 4628 sayılı Kanun'un Geçici 9. maddesi uyarınca, 31/12/2010 tarihinde sona erecek ilk uygulama dönemi için TEDAŞ tarafından sunulan tarife teklifi kapsamında, 01/01/2007-31/12/2010 tarihleri arasındaki Geçiş Dönemine ilişkin gelirlerin düzenlenmesi yönelik olduğu, bu kapsamda davacı tarafından anılan Tebliğ'in yürürlükte olduğu dönemde dava konusu düzenlemeler uyarınca tesis edilmiş bir uygulama işlemi bulunması halinde bu işleme ve/veya bu işlemin dayanağı olan dava konusu düzenleyici işlemlere karşı uygulama işlemi/işlemlerinin tesis edilmesini izleyen altmış gün içerisinde dava açılması gerekirken, Geçiş Döneminin sona ermesinden çok sonra işbu davanın açıldığı ve dava konusu edilen düzenleyici işlemlerin uygulanmasına ilişkin olarak dava tarihinden önceki altmış günlük süre içerisinde tesis edilmiş herhangi bir uygulama işleminin de bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Davacı tarafından, 21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ'in 3., 4. ve 5. maddelerinin, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" aboneler yönünden iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Aktarılan mevzuat kuralları değerlendirildiğinde, düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içerisinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği gibi, dava açma süresinin geçmiş olması halinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde uygulama işleminin veya dayanağı olan düzenleyici işlemin ayrı ayrı veya birlikte yine dava açma süresi içinde dava konusu edebileceği anlaşılmaktadır. İlan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya veya başvuruya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için ikinci yol, ilgili hakkında dava konusu düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bir işlem tesis edilmiş olmasıdır. Davacı tarafından, … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında derdest istirdat davası kapsamında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığınca sunulan … tarih ve … sayılı yazıyla, dağıtım şirketlerinin tüketicilerden perakende satış hizmet bedelini kWh üzerinden tahsil etmesinin esas dayanaklarına ilişkin Danıştay tarafından iptal kararları verilmesine rağmen serbest tüketiciler dahil tüm abone gruplarından kWh bazında perakende satış hizmet bedeli alınmaya devam edildiğinin anlaşıldığından bahisle dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle 17/01/2019 tarihli dava dilekçesiyle bakılan dava açılmıştır. Her ne kadar, Daire kararında, 21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebliğ'in dava konusu düzenlemelerine karşı söz konusu Tebliğ'in Resmi Gazete'de yayımlanmasını izleyen altmış gün içerisinde dava açılması gerekirken, 17/01/2019 tarihinde açılan işbu davanın Tebliğ'in 3., 4. ve 5. maddelerinin, kullanılan elektrik enerjisinin kWh üzerinden nispi "Perakende Satış Hizmet Bedeli" alınmasına ilişkin bölümünün "İletim Sistemi Kullanıcıları" ve "Serbest Tüketici" abonelere ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi imkanı bulunmadığı belirtilerek davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından, dava konusu Kurul kararları kapsamında serbest tüketicilerden kWh bazında alınan perakende satış hizmet bedeli alındığının ve halihazırda söz konusu Kurul kararları kapsamında fonsuz elektrik tarifeleri uygulamasına devam edildiğinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısıyla öğrenildiği anlaşıldığından dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle 17/01/2019 tarihli dava dilekçesiyle açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle süresinde açılan davanın esasının incelenmesine geçilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.