Türk Ticaret Kanunu, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu Kanundaki hükümlerle, bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hükümlerdir.Mahkeme, hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde, ticari örf ve âdete, bu da yoksa genel hükümlere göre karar verir.
davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hisse devir sözleşmeleri ile davalı şirkete ortak olduğunu, ortak sıfatıyla şirkete olan katkılarına ek olarak müvekkilinin gerçekleştirdiği senaryo yazarlığı sayesinde şirketin büyüdüğünü, kazanç ve mal varlığının arttığını, Ocak 2009 tarihinden itibaren şirketin diğer ortaklarının müvekkilini dışlamaya, yapılan işlerden müvekkilini haberdar etmemeye başladığını, yeni bazı projelerde senaryo yazarlığını başka kişilere yaptırdığını, bu tür iş ve işlemler nedeniyle şirketin zarar ettiğini, şirketin mallarının diğer ortaklar tarafından şirket amaçları dışında kişisel olarak kullanıldığını, ortaklar arasında güvensizlik ortamı oluştuğunu, müvekkiline sürekli mobbing uygulandığını, şirket müdürünün hukuka aykırı olarak gerçekleştirdiği işlemlerle diğer ortaklar ve müdürün kurduğu başka şirketlere davalı şirket mal varlığının aktarıldığını, verilen sipariş avansları hesabından yapılan ödemeler karşılığında herhangi bir mal ve hizmet karşılığı alınmadığını, şirket kredi kartıyla lüks harcamalar yapıldığını, hizmet fatura bedellerinin ticari teamüllere aykırı olarak yapıldığını, ortaklar cari hesabında gerçek dışı işlemler gerçekleştirildiğini, şirketin uzun zamandır kar elde edemediğini belirterek müvekkilinin haklı sebeple davalı şirket ortaklığından çıkmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL çıkma payı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca dava sonunda davacının elde edeceği hak ve alacaklarının tahsil edememe tehlikesinin ortadan kaldırılması için davalı şirketin taşınmazlarının devir ve temliki ile üzerlerine sınırlı ayni hak ve şahsi şerh tesis etmelerinin önlenmesine, şirket müdürünün temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak dava sonuna kadar şirketi idare etmek ve zorunlu ödemeleri yapmak üzere bağımsız bir kayyım atanmasına, şirketin banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.