(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7981 E. , 2011/13279 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/7164 sayılı Takip dosyas…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7981 E. , 2011/13279 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/7164 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Adana 11. İcra Müdürlüğü’nün 2008/187 sayılı Talimat dosyasında yapılan 12.02.2010 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı (alacaklı) vekili, davacı ve borçlunun aynı adreste birlikte faaliyet gösterdiğini, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin kesin ve güçlü delillerle karinenin aksini kanıtlaması gerektiğini, öte yandan davacı şirketin takibe konu borcun doğumundan sonra alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak kurulduğunu, çünkü yetkilisi ve ortakları itibarı ile borçlu şirket ile organik bağ içinde olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Delil listesi de sunulmuş, arka arkaya mazeretler verip oturumlara katılmamış, deliller için masraf verilmiş ve tanık ifadeleri için talimat yazılmış, ancak dinlenememiş. Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre: “takibe konu borcun ödenmesi nedeni ile hacizlerin kaldırıldığı, davanın konusunun kalmadığı” gerekçesi ile konusu kalmadığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış, vekâlet ücreti ile ilgili hüküm kurulmamış; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından dosyaya yaptıkları yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. İstihkak davasının konusuz kalması halinde maktu karar ve ilam harcı da dâhil olmak üzere yargılama giderleri ile karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanacak nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekir. Somut olayda davalı alacaklı vekili cevap dilekçesi verip delil listesi sunarak davayı takip ettiğine göre, öncelikle davanın açılmasına neden olan tarafın belirlenmesi, buna yönelik delillerin araştırılıp, sonucuna göre her iki tarafça yapılan yargılama giderleri (dökümü yapılıp ayrı ayrı ve açıkça belirtilerek) ile nispi vekâlet ücretinin tamamının kime yükletileceği tespit edilip değerlendirilmelidir.