12. Ceza Dairesi 2020/7871 E. , 2022/10001 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar tarafından ve sanık ...'nın görevi ihmal suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde: Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar g…
**12. Ceza Dairesi 2020/7871 E. , 2022/10001 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar tarafından ve sanık ...'nın görevi ihmal suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde: Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; esas mahkemece katılma talebi reddedilen Türk ... Sağlığı Kurumunun, görevi ihmal suçundan sanık hekim ... hakkında açılan davaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 2- Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın mahkumiyetlerine ilişkin sanıkların temyiz itirazlarının incelemesinde: Olay tarihinde ölen sanık ...'nun işletmeciliğini yaptığı, sanık ...'in şef ve sanık ...'ın şoför olarak çalıştığı kaçak maden ocağında, gece vardiyasında tahkimat yapmakla görevli işçi ... çalışmak üzere madene geldiğinde, sanık ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanlarından anlaşıldığı üzere, işçilerin çalıştıkları süre zarfında ocakta kullanılmak üzere su doldurdukları sürekli surette kullanılan ocağa yaklaşık 50 metre uzaklıkta bulunan doğal kaynak suyundan taşımak için dolum alanına geldiği akabinde madene geri döndüğü sırada, katılan ... Çerçinin ve soruşturma aşamasında tanık olarak dinlenen ...'in beyanlardan anlaşıldığı üzere, sanık ...'ın kullanmakta olduğu ve yolun karşısından gelen kamyonetin farlarının ...'nin gözünü alması ile tanık ...'nın beyanlarında sabit olduğu üzere araca yol vermeye çalışan yaya işçi ...'nin, yolun alt kısmında bulunan sanıklar ... ve ...'ün işlettiği madenin faaliyetleri nedeni ile soldan sağa bir metre içeriye doğru oluşan göçükten aşağı düşerek yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı, taburcu edilerek evde tedavisi sürerken 23/01/2014 tarihinde vefat ettiği, Vefatı üzerine eve gelen aile hekimi sanık ... tarafından ailenin aktardığı bilgiler doğrultusunda doğal ölüm nedeni ile defin ruhsatı düzenlendiği bu aşamaya kadar olayın hastane kayıtlarında geçtiği üzere merdivenden düşme sonucu yaralanma şeklinde kabul edildiği ancak katılan ...'nin 01/02/2014 tarihli beyanları ile olayın, kaçak maden işletmesinde çalışıldığı sırada göçükten aşağı yüksekten düşme sonucu meydana geldiğinin belirtildiği akabinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının mezar açma kararı doğrultusunda düzenlenen 06/02/2014 tarihli mezar açma, olay yeri ve otopsi tutanağında ölüm sebebinin belirlenmesi amacı ile otopsi yapılması gerektiğinin belirtildiği ve Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24/09/2014 tarihli otopsi raporunda, şahsın epikriz belgelerinde tanımlanan yaralanma bulguları ile uyumlu olacak nitelikte "kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı multiple omurga kırıkları ve medulla spinallis yaralanması ile gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği"nin belirtildiği olayda; Soruşturma aşamasında dosyanın tevdii ile maden mühendisi ... güvenliği uzmanı tek bilirkişi tarafından düzenlenen 28/03/2014 tarihli raporda, kaçak ocak sahibi sanıklar ... ve ...'un maden faaliyetlerinin, ...'nin çalıştığı ölen sanık ... Baltacıoğluna ait kaçak madene giden orman yolundaki göçüğe neden olduğu ancak sanıklarca düşmeyi engellemek amacı ile yolun ıslahına ya da önlem alınmasına ilişkin eylemde bulunulmadığı bu nedenle sanıkların tali kusurlu olduğunun, aynı şekilde ölenin çalıştığı kaçak madenin şefi olarak ... takibi yapan, ...'nun fiili temsilcisi konumundaki sanık ... tarafından yolun tadilatı ya da önlem alınması yönünde eylemde bulunulmadığı bu nedenle sanığın asli kusurlu olduğunun, sanık ...'ın daha önce meydana gelen göçme nedeni ile daraldığını bildiği aydınlatmanın bulunmadığı yolda gece vakti ... farlarının görmeyi etkileyebileceğini gözardı ederek yayanın geçişini beklemeksizin yola devamla ...'nin araca yol vermek için kenara çekilerek göçükten düşmesine sebep olduğu bu nedenle tali kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların oluşa, kusura, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, 2- 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği, madde uyarınca bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için o mesleğin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerektiği dikkate alındığında, dosya içeriğine göre sanıkların icra ettiği kaçak maden işletme faaliyetinin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek anlaşılmakla, 2 yıl süre ile sanıkların maden işletmeciliği faaliyetlerini icra etmekten yasaklanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında C, D, F madde başlıkları ile gösterilen hükümlerin her birinin 4. paragrafları hükümden çıkartılarak yerine “sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. gereğince 605 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi, sanık ... hakkında E madde başlığı ile gösterilen hükmün 4. paragrafı hükümden çıkartılarak yerine “sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. gereğince 705 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 14.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına”ibaresinin eklenmesi ve sanıklar hakkında C, D, E, F madde başlıkları ile gösterilen hükümlerin her birinin 6 numara ile gösterilen 2 yıl süre ile maden kömürü işletmeciliği ile ilgili faaliyetleri icra etmekten yasaklanmalarına ilişkin fıkrasının hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3- Görevi kötüye kullanma suçundan sanık ...'nın mahkumiyetine ilişkin sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: 27 Mayıs 2022 tarih, 31848 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14. maddesi ile 3359 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 18- Yükseköğretim Kanununun 53'üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel ... kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer ... meslek mensuplarının ... mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, ... Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel ... kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer ... meslek mensupları bakımından il ... müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7'nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı ... Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.” amir hükmü gereği, ... ... Sağlığı Müdürlüğüne bağlı Aile ... Merkezinde aile hekimi olarak çalışan sanık ... hakkındaki soruşturmaya ilişkin olarak 2547 sayılı Kanunun 53/c maddesinde düzenlenen “ceza soruşturması usulü”ne göre Mesleki Sorumluluk Kurulundan; soruşturma izni istenmesi ve hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Dosya kapsamında mevcut bulunan 16-17/04/2015 tarihli, 13654 Karar sayılı Yüksek ... Şurası Kararında "30.12.2014 tarihinde ... yerinde yüksekten düşme nedeniyle kaza geçirdiğinin hasta ve yakınları tarafından olayın başlangıcından itibaren adli merci ve hastane yetkililerinden saklandığı, 23.01.2014 tarihinde ... Kurulu Raporu almak için Atatürk Devlet Hastanesine götürülen hastanın aynı gün evde vefat etmesi üzerine, müdahale için çağrılan 112 ekibi ve ölüm belgesi düzenleyen aile hekimine de bu durumun söylenmediği, bu nedenlerle Dr. ...'nın (Aile Hekimi) kusuru bulunmadığı"nın bildirildiği anlaşılmakla, sanığın meydana gelen olayda kusuru bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.