7. Ceza Dairesi 2007/4340 E. , 2010/17183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4389 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğe ve Ortadan Kaldırmaya Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanıklar ..., ..., ... ve ... (...) hakkındaki hükmün incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen ger
**7. Ceza Dairesi 2007/4340 E. , 2010/17183 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4389 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğe ve Ortadan Kaldırmaya Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanıklar ..., ..., ... ve ... (...) hakkındaki hükmün incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanıklar ... ile ... müdafiilerinin, katılan TMSF ve BDDK vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle anılan sanıklar hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Sanık ...'in bankada 05.07.1996 ila 29.12.1998 tarihleri arasında Genel Müdür olarak sanık ...'in de 01.10.1990 - 01.02.1996 tarihleri arasında genel müdür danışmanı, 01.02.1996 ila 12.01.1999 tarihleri arasında Genel Müdür Yardımcısı 12.01.1999 ila 19.04.1999 tarihleri arasında Genel Müdür olarak görev yaptığı, 4389 sayılı Bankalar Kanununun yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihinden önce bankadaki görevlerinden ayrıldıkları bu nedenle bu sanıklar yönünden de eylemlerin 4389 sayılı yasada yazılı suçları oluşturmayacağı, 3182 sayılı Bankalar Kanununun 79.maddesinde belirtilen cezanın verilebileceği ve anılan maddede yer alan cezanın nevi ve miktarı gözetilerek suç tarihlerinden itibaren karar tarihinde 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin tahakkuk ettiği gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden sanıkların görevlerinin 23.06.1999 tarihinden sonra da devam ettiğinin kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin, katılan TMSF ve BDDK vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak suç tarihleri itibariyle karar tarihinde 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin tahakkuk ettiği anlaşıldığından, sanıklar hakkındaki kamu davasının anılan maddeler gereğince zamanaşımı sebebiyle ORTADAN KALDIRILMASINA, III-Sanıklar ..., ..., sanıklar ... , ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteklerinin 1412 sayılı CMUK'nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; 1-Sanıklar ...'in 01.04.1997 ila 02.12.1999 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı olarak, ...`ın ise 01.09.1996 tarihinden 20.02.2001 tarihine kadar Genel Muhasebe Müdürü olarak bankadaki görevlerinin devam ettiği, 23.06.1999 sonrasında da görevleri devam eden bu sanıkların iddianamedeki anlatıma göre 23.06.1999 tarihinden sonraki eylemlerinin 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinde düzenlenen zimmet suçunu oluşturabileceğinden suçun 765 sayılı TCK.nun 102/2-3 ve 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımına tabi olduğu gözetilmeden sanıkların bankadaki görevlerinin 31.12.1997 tarihine kadar devam ettiğinden bahisle davanın 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, 2-Olayın iddianamede anlatılış şekli, sanıklara yüklenen eylemlerin niteliği göz önüne alınarak eylemlerin sübutu halinde 4389 sayılı kanunun 22/3.maddesinin uygulanma ihtimali bulunduğu, suç vasfını tayin, suçun sübutu ve delillerin takdiri ile zamanaşımına ilişkin değerlendirmenin üst dereceli ihtisas mahkemesine ait olduğu, buna göre de davanın İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanında kaldığı gözetilerek mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin ve katılan TMSF ve BDDK vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.