(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3325 E. , 2008/7759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında temyiz konusu 101 ada 64, 102 ada 9, 144 ada 8 ve 156 ada 97 parsel sayılı 8.358,95, 9.673,51, 842,34 ve 4.922,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazan
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3325 E. , 2008/7759 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında temyiz konusu 101 ada 64, 102 ada 9, 144 ada 8 ve 156 ada 97 parsel sayılı 8.358,95, 9.673,51, 842,34 ve 4.922,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 137 ada 17, 144 ada 5, 149 ada 51 ve 162 ada 3 parsel sayılı 222,96, 690,18, 794,23 ve 2.603,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise aynı nedenlerle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıya verilen kesin süreye rağmen süresinde keşif avansını yatırılmaması nedeniyle davanın reddine ve çekişmeli 101 ada 64, 102 ada 9, 137 ada 17, 144 ada 5,8, 149 ada 51, 156 ada 97 ve 162 ada 3 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece keşif avansının yatırılması için davacıya verilen kesin süre içerisinde keşif avansının yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bir diğer ifade ile taraflardan tanık ve diğer delil listelerinin alınması, dayanılan kayıtların celp edilip dosyaya konulması, yerel bilirkişi adaylarının isimlerinin zabıta aracılığı ile tespit edilmesi ve dosyada bu yönden bir eksiğin bulunmaması gerekir. Bundan sonra keşifle ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece 19.10.2007 tarihli keşif ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları ve taraf tanıklarına verilecek ücret ile yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilmemesi nedeniyle dosya keşfe hazır olmadığı gibi, davacıya keşif avansını keşif gününe kadar yatırması için süre verilmiş olmakla tanınan bu süre ile keşif günü arasında bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için yine yeterli bir sürenin bulunması nedeniyle anılan ara kararı yasaya uygun bulunmamaktadır. Yasada öngörülen şekle uygun olmayan bir ara kararına dayanılarak davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilemez. Keşif günü belirlenirken dosyanın keşfe hazır olmasının göz ardı edilmemesi gerektiği gibi, süreler tayin edilirken de Tebligat Tüzüğünün 12. maddesinin mutlaka göz önünde bulundurulması icap eder. Tüzüğün anılan maddesine göre "Tüzüğün 8. maddesinde sayılan vasıtalarla yapılanlar dışındaki her nevi tebliğ evrakı ve davetiyelerin alakalılara ulaşması ve alakalıların tebliğin veya davetiyenin icaplarını yerine getirebilmesi için bu evrakı çıkaran merci tarafından tayin edilecek müddetin hesabında evrakın gönderileceği mahallin yakınlık veya uzaklığı, mevsimin yaz veya kış olması, nakil vasıtalarının durumu gibi hususlar nazara alınır. Bu suretle tayin edilecek müddetler, tebliği çıkaran merciin bulunduğu köy veya belediye hududu dahilinde tebligat yapılacak 3 günden, köyde veya aynı vilayetin diğer bir kazasında tebligat yapılacaksa 15 günden, diğer bir vilayet içinde tebligat yapılacaksa 1 aydan az olamaz" hükmü yer almış bulunmaktadır. Dosyanın keşfe hazır olmadığı ve ara kararının da yasaya uygun düzenlenmediği açıktır. Yapılamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yüklenilmesi isabetli değildir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.