12. Ceza Dairesi 2025/1323 E. , 2026/670 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/51 E., 2017/55 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini …
12. Ceza Dairesi 2025/1323 E. , 2026/670 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/51 E., 2017/55 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6, 54/1, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, önündeki aracın ani fren yapması nedeniyle sağ arka tarafından çarptığını ve direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, hükmolunan cezanın fazla olduğunu, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, katılan vekilinin temyiz isteği, olayın oluşu ve neticesi itibariyle yasal ve içtihati sınırlara uyulmaksızın cezanın alt hadden tayini ve cezanın az olması bakımından bozulması gerektiğini, belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın yanında yolcu olarak bulunan tanık ... ile sevk ve idaresindeki otomobille yerleşim yeri içinde, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, hız sınırının 50 km/saat olduğu, yaya yolunun bulunduğu, iki şeritli, bölünmüş, beton kaplama devlet kara yolunda Yalova ilinden Kocaeli istikametine doğru seyir halindeyken ... ilçe merkezinde bulunan ... Petrol ... kavşağını geçtikten sonra, ... durağına yaklaştığı sırada, sol şeritte aracının ön sol ağırlıklı kısımları ile önünde seyir halinde olan 34... plakalı aracın ağırlıklı arka sağ kısımlarına çarptığı, daha sonra çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafında bulunan yaya kaldırımına çarparak yoldan çıktığı, yaya kaldırımı üzerinde bulunan 5 adet ağacı devirdiği, ardından otobüs durağında bekleyen ...'e çarparak ölümüne neden olduğu, yan yola geçtiği, yan yolda park halinde bulunan 77... plakalı araca çarparak durduğu, meydana gelen trafik kazası sonrasında sanığın araçtan çıkarak kendisi ile aynı araçta yolcu olarak bulunan tanık ... ile birlikte olay yerinden uzaklaştığı ve 06.10.2015 tarihinde polis merkezine teslim olduğu, kaza sırasında sanığın hızının 120-130 km hızında olduğu, dosya arasında bulunan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere sanığın trafik işaret ve levhalarına uymayarak hız sınırının oldukça üzerinde araç kullanmak ve kaza yerinden kazayı bildirmeden ayrılmak suretiyle üzerine atılı bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karamürsel 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.