Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2745 E. , 2024/592 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2745 Karar No : 2024/592 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Erciye…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2745 E. , 2024/592 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2745 Karar No : 2024/592 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olan davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2547 sayılı Kanunun 53/b/6-b bendinde yer alan "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle "Kamu Görevinden Çıkarma" disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin, iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında özetle; "...pediatri yoğun bakım ünitesinde pediatri adolesan servisine devredilen mağdurenin ilk fizik muayenesini yapmak için sanık doktorun mağdurenin odasına girdiği, mağdureye fiziki muayene odasında muayenesini yapacağını söylemek suretiyle bu odaya götürdüğü, mağdurenin fiziki muayenesini yaptıktan sonra odasına tekrar geri döndüğü, sosyal medya üzerinden eklemiş olduğu sanıkla sosyal medya üzerinden yazışma yaptığı, daha sonra annesine muayene odasında sanık doktorun tacizine maruz kaldığını söylediği, mağdurenin annesinin hemşireye ''doktor kızımı taciz etti'' dediği, muayene odasında sanık doktorun mağdureye cinsel istismarda bulunduğundan bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; olayın gerçekleştiği iddia olunan muayene odasının kapısının kapanmadığı, ayrıca muayene odasında malzemelerin olması nedeniyle görevli hemşirelerin bu odaya malzeme almak için sürekli girip çıktıkları, ayrıca söz konusu muayene odasının bölüm sekreterliğinin karşısında olan bir yer olması hususları da nazara alındığında söz konusu yer ve konumunun suçun işlenmesine elverişli bir yer olmaması, olayın intihar vakası olması nedeniyle mağdurenin kendisini rahat ifade edemeyeceği düşüncesiyle annesinin içeri alınmadığına dair sanık savunması, 17 yaşını tamamlayan mağdurenin bağırarak yardım isteme imkanı varken bu yola tevessül etmemesi, her ne kadar mağdur ile sanık arasındaki yazışmalarda hasta doktor ilişkisini aşan yazışmalar var ise de de, söz konusu yazışmalarda sanığın atılı suçu işlediğine dair bir beyanının olmaması, mağdurenin annesi ...'in ''doktor kızımı taciz etti'' cümlesinin bunun gurur duyulacak birşey, hoşnut olunacak birşey gibi söylediğine dair hemşire ...'ın tanık sıfatıyla beyanı, mağdurenin tedavi odasındaki ilk muayenesinin ardından kaldığı odada müzik dinlediği, video çektiği, kuşlarla ilgilendiği, rahat tavırlar içerisinde olduğuna dair oda arkadaşı tanık ...ile annesi ...'ın beyanları da nazara alındığında sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurenin somut delillerle desteklenmeyen hazırlık aşamasındaki soyut beyanı dışında cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde olunamadığından beraatine karar vermek gerektiği..." belirtilerek beraatine karar verildiği, buna göre ceza yargılamasındaki delil ve tanık ifadeleri ile Mahkemenin verdiği beraat kararı dikkate alındığında, disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadeler ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacının isnat edilen bu fiili işlediğinin her türlü şüpheden uzak ve objektif delillerle ortaya konulamadığı, dolayısıyla davacı üzerine atılı "hizmetten yararlananlara cinsel tacizde bulunmak" fiilinin sübuta ermediği sonucuna varılarak, dava konusu işlemin iptaline, karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava dosyasında bulunan deliller, tanık beyanları, mağdur ve davacı (sanık) ifadeleri, soruşturma raporu ve Ağır Ceza Mahkemesi kararı dikkate alındığında, davacının olay tarihi olan 22.09.2019 tarihinde Erciyes Üniversitesi Pediatri Yoğun Bakım Ünitesi Pediatri Adölesan servisinde doktor olarak görev yaptığı, şikayetçi (mağdurenin) M.G.'nin intihara teşebbüs sonrası tıbbi tedavisi sırasında pediatri yoğun bakım ünitesinde pediatri adolesan servisinde ilk fizik muayenesinin yapılması için davacı doktorun odasına girdiği, anılan doktorun şikayetçiyi (mağdureyi) fiziki muayene odasında muayene yapacağını söylemek suretiyle bu odaya götürdüğü, buradaki muayenesinden sonra şikayetçinin (mağdurun) annesine muayene odasında yaşandığını ileri sürdüğü olayları (muayene sırasında doktor tarafından göğüslerinin sıkıldığı/mıncıklandığı ve vajinasının üstüne bastırıldığı yönünde) anlattığı ve adı geçen annenin de bu olayı Hemşire B.Ü'a "doktor kızımı taciz etti" şeklinde bildirdiği, bu olay esnasında (veya hemen akabinde) şikayetçi/mağdur M.G. ile davacı arasında, davacının ilk mesajı yazması ile başlayan karşılıklı whatsapp mesajlaşmalarının olduğu, bu yazışmalarda, davacının; "... Popüler misin? .. Atsana video burdan eskilerden, ...akşama nöbetçiyiz, iyi dans eder misin, foto at anlık, at at, dans da edicez, dans edicez mi, akşam çekinmek yok, sevgilin fln olmadı mı ya hiç, kapalı çekingen davranma ok, dans ederiz de, muayene de edicez zaten heryeri..." şeklindeki çocuk hastaya (mağdureye) yönelik yazışmalarının olduğu, ağır ceza mahkemesinin gerekçeli kararı dikkate alındığında, davacının şikayetçiye karşı cinsel amaçlı fiziki temaslarının şüpheli kaldığı ve bu suretle cinsel saldırı eyleminin sübut bulmadığı anlaşılmakla birlikte, davacının whatsapp yazışmalarında çocuk hasta olan şikayetçiye yönelik sözlerinin hasta hekim ilişkisi sınırlarını aştığı (bu hususun Ağır Ceza Mahkemesi'nce de bu şekilde kabul edildiği) ve Yargıtay içtihatlarında da açıklandığı şekliyle, mağdurun vücuduna temasta bulunmadan cinsel amaçlı olarak doğrudan ona karşı söylenen sözler olduğu ve şikayetçinin de bundan rahatsız olarak bu hususa yönelik kısa süre içerisinde (davacının soruşturmacıya verdiği beyanına göre olaydan 2-3 saat sonra) şikayette bulunduğunun anlaşıldığı, bu haliyle davacının eylemlerinin "...hizmetten yararlananlara karşı cinsel tacizde bulunmak" disiplin suçu kapsamında kaldığı ve yukarıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere söz konusu eylemin sübut bulduğu kanaatine varılmakla, davacının söz konusu eylemine uyan "kamu görevinden çıkarma" disiplin cezası ile cezalandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde değerlendirme ile dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılarak davalı idareler vekillerince yapılan istinaf başvurularının kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın reddine, karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, muayaene sırasında olduğu iddia edilen cinsel tacize yönelik eylemelerin sübut bulmadığının ceza mahkemesi kararı ile tespit edildiği, müşteki ile yapılan mesajlara ait içeriğin cinsellik taşımadığı, uygulanan disiplin cezasının sonuçlarının çok ağır olduğu, iptal kararı sonucunda idare tarafından durumun tekrar değerlendirilerek genel ahlak ve adap dışı davranış olarak değerlendirme yapıldığı, uzmanlık eğitimin bitmesine az bir süre kala verilen disiplin cezasının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, davacıya verilen disiplin cezasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, fiil ve yazışmaların cinsel istismar olmasa da cinsel taciz olarak değerlendirilmesi gerektiği, hasta hekim ilişkisi çerçevesinde bu tarz fillerin olağan karşılanamayacağı gerektiği ileri sürülerek temyiz isteminin reddinin gerektiği savunulmuştur. Erciyes Üniversitesi tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, “M.G'nin intihara teşebbüs sonrası tıbbi tedavisinin yapıldığı süreç içerisinde gelişen ve adı geçen ile kayıtlı ifadeler ve mesajlara yansıyan yazışmaların içeriği, ifade olunan eylem sonrası kısa süre içerisindeki şikayeti, ...'ın "akşama nöbetçiyiz, iyi dans eder misin, foto at anlık, at at, dans da edicez, dans edicez mi, akşam çekinmek yok, sevgilin falan olmadı mı ya hiç, kapalı çekingen davranmak yok, dans ederiz de, muayene de edicez zaten her yeri” şeklindeki çocuk hastaya yönelik fiil ve yazışmaların hasta hekim ilişkisi içerisinde olağan karşılanamayacağı göz önüne alındığında, cinsel istismar iddiasına yönelik olmasa da cinsel taciz kapsamında değerlendirilebilecek eylemin varlığı nedeniyle Arş. Gör. Dr. ...'ın 2547 Sayılı Kanun'un 53/b-6-b maddesinde belirtilen “Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak” disiplin fiilinden dolayı Kamu Görevinden Çıkarma Cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının (6) numaralı bendinde; "Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek. b) Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak. c) Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. d) Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak, imal etmek. e) Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek. f) Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak" düzenlemesi bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacının cinsel istismar suçundan yargılandığı ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında özetle; şikayetçi ve annesinin beyanları nazara alındığında sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurenin somut delillerle desteklenmeyen hazırlık aşamasındaki soyut beyanı dışında cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde olunamadığından beraatine karar vermek gerektiği..." belirtilerek beraatine karar verildiği, Yüksek Disiplin Kurulu tarafından, dava konusu işlemle, davacının şikayetçi hastaya yönelik iddia edilen filleri ve hasta ile arasında geçen yazışmaların hasta hekim ilişkisi içerisinde olağan karşılanamayacağı göz önüne alındığında, cinsel istismar iddiasına yönelik olmasa da cinsel taciz kapsamında değerlendirilebilecek eylemin varlığı nedeniyle davacının 2547 Sayılı Kanun'un 53/b-6-b maddesinde belirtilen “Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak” disiplin fiilinden dolayı Kamu Görevinden Çıkarma Cezası ile cezalandırıldığı, disiplin cezasının tesisin de, sosyal medya yazışmalarının cinsel taciz içerdiğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Kanun koyucu hukuk devletinde kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla hizmeti sunan kamu görevlileri için disiplin düzenlemeleri içeren kurallar öngörebilir ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları benimseyebilir. Ancak disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır. “Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi” öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve “orantılılık ilkesi” ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade etmektedir. Kamu görevlilerine disiplin cezası verilebilmesi için, disipline aykırı eylem ve işlemlerin sabit olduğunun, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturmada kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanılması, özellikle disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemine uygun olan disiplin maddesinin uygulanması ve disiplin cezası ile eylemi arasında adil bir denge bulunması gerekmektedir. Dava dosyasında yer alan soruşturma raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinden; hasta muayene sırasında geçtiği iddia edilen fillerin soyut iddialar dışında somut delillerle ispatlanamadığı, nitekim ceza mahkemesi kararında da bu durumun tespit edildiği, davacı ile şikayetçi hasta arasında sosyal medya üzerinde yapılan yazışmaların ise hekim hasta ilişkisine uygun olmadığı kanaatine varılmakla birlikte, davacının sabit bulunan disipline aykırı fiilinin karşılığının 2547 sayılı Kanunun 53/b maddesinin 6. fıkrasında yer alan ''... Hizmetten yararlananlara ... Cinsel tacizde bulunmak.'' kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda; uyuşmazlığa konu olayda, dosya kapsamı ve soruşturma raporu içeriğinden, davacıya isnat edilen fiilin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 53/b maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde yer alan suç tanımına uymadığı dolayısıyla davacının, hastasına cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki karara yönelik istinaf isteminin kabul edilerek, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 14/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.