11. Hukuk Dairesi 2011/10303 E. , 2012/16382 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2011 tarih ve 2008/1506-2011/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tuta…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10303 E. , 2012/16382 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2011 tarih ve 2008/1506-2011/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde davalı Banka'ya ait pos makinesini kullandığını, 18.12.2005 tarihinde zeytin almak isteyen kişilerin müvekkilinin dükkanına gelerek talepte bulunduklarını ve sonrasında bu kişilere 10.000 TL tutarında zeytin satıldığını, satış bedelinin kredi kartı ile tahsil edilmesi amacıyla müvekkili tarafından kartın pos cihazına takıldığını, davalı Banka tarafından ilk önce işleme onay verilmediğini ancak daha sonra onay verildiğini, buna karşın sonradan söz konusu tutarın müvekkilinin hesabına geçmediğini öğrendiklerini, olay nedeniyle davalı Banka'nın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek, 7.000 TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile talebini 9.800 TL’na yükseltmiştir. Davalı vekili, davaya konu işlemin yapıldığı kredi kartının sahte olması nedeniyle satışa onay verilmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü davacı tarafından yapılan satış karşılığında satış bedelinin tahsili amacıyla kredi kartı kullanıldığı, pos cihazı tarafından işleme onay verilmesine karşın satış bedelinin davacının hesabına yatırılmadığı, davacının olay nedeniyle kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde davalı Banka'ya ait pos cihazını kullandığını, zeytin almak isteyen kişilerin müvekkilinin dükkanına gelerek talepte bulunduklarını ve sonrasında bu kişilere 10.000 TL tutarında zeytin satıldığını, satış bedelinin kredi kartı ile tahsil edilmesi amacıyla müvekkili tarafından kartın pos cihazına takıldığını, davalı Banka tarafından birkaç denemeden sonra işleme onay verildiğini, buna karşın sonradan söz konusu tutarın müvekkilinin hesabına geçmediğini öğrendiklerini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde mevcut taraflar arasında düzenlenmiş olan üye işyeri sözleşmesinin 4/8 maddesinde şüpheli olabilecek işlemler sayılmış ve bu gibi durumlarda davacı tarafından yapılması gereken ek işlemlere yer verilmiştir. Bunlardan bir tanesi de davacıya ait günlük işlem hacminin üzerinde bir tutarla yeni bir işlem yapılması halinde davacının kod 10 uygulaması ile davalı Banka'nın ek bir araştırma yapılmasını sağlanması olup somut olayda davacı tarafça bu yönde bir işlem yapıldığına ilişkin olarak dosya içinde bilgi bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, değinilen husus üzerinde durularak davacının yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve davalı Banka'nın bu kapsamda kusurunun bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilmeksizin hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.