T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2025 NUMARASI : ...Esas, ...Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... 3-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazm…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2025 NUMARASI : ...Esas, ...Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... 3-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 29.12.2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile ... şehir merkezinde bulunan ... Caddesinde ... Parkı istikametine doğru kendi şeridinde giderken karşı şeritten gelen (... meydanı istikametine doğru) davalı ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin davacının kullandığı şeride direksiyonu kırarak geçmesi ve davacının kullandığı motosiklete çarpması neticesinde oluşan trafik kazasında yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını, bu olayın sonrasında davacının şikâyeti üzerine yapılan yargılama neticesinde .... Asliye Ceza Mahkemesinin...Esas, ...Karar sayılı kararı ile davalı ...'nin, trafik kazasında asli kusurlu bulunduğunu ve cezalandırıldığını, bu cezasının kesinleştiğini, davacı müvekkilinin kaza sonrasında sağ el bileğinden kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını, parçalı kırık olması nedeniyle kaldırıldığı hastanede ve sonrasında başka bir hastanede 2 kere ameliyat geçirdiğini, çok uzun süre sağ elini kullanamadığını ve halen de tam olarak kullanamadığını, sağ el bileğinde kalıcı sakatlık oluştuğunu, davalı ...’ye karşı araç sahibi olması nedeniyle doğan sorumluluğundan dolayı, davalı sigorta şirketine karşı kazaya karışan kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası sigortacısı olması nedeniyle dava açmak ve uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemek zorunda kaldığını, davalılardan ...’nin ve ...’nin, davacının uğradığı ve ileride uğrayacağı manevi zararlarına karşılık olmak üzere 50.000 TL manevi tazminatı işleyecek faizi ile birlikte ödemelerine, davacının uğradığı ve kalıcı sakatlığı nedeniyle ileride uğramaya devam edeceği maddi zararlarına karşılık tüm davalıların müşterek ve müteselsilen 100.000 TL maddi tazminatı işleyecek faizi ile birlikte davacıya ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 15/11/2022 tarihli dilekçesinde özetle; 10.11.2022 tarihli duruşma ara kararı uyarınca maddi tazminat taleplerini; tedavi masrafları, tedaviler sırasındaki diğer masraflar belli bir süre işinden gücünden kaldığı için iş göremezlik tazminatı yer aldığını beyan etmiştir. Davacı vekili 15/02/2023 tarihli dilekçesinde özetle; 02.02.2023 tarihli duruşma ara kararı uyarınca maddi tazminat taleplerini; 30.000,00-TL'si hastane giderleri ve tedavi olmak için İzmir'e gidip gelmek için harcamış olduğu gidiş geliş masraflarını içerdiğini, geriye kalan 70.000,00-TL'nin ise müvekkilinin tedavi süresince çalışamaması nedeniyle uğramış olduğu ve ileride uğrayacağı iş gücü kaybına ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Davalılardan ...’nin ve ...’nin, davacının uğradığı ve ileride uğrayacağı manevi zararlarına karşılık olmak üzere 50.000 TL'sini manevi tazminatı işleyecek faizi ile birlikte ödemelerine, davacının uğradığı ve kalıcı sakatlığı nedeniyle ileride uğramaya devam edeceği maddi zararlarına ve iş göremezlik zararlarına karşılık tüm davalıların müşterek ve müteselsilen 381,363,57 TL'sinin maddi tazminatı dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacıya ödemelerine karar verilmesini istemiştir. Davalı Sigorta şirketi vekili 13/09/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığından zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddini, müvekkili şirketin dava konusu trafik kazası bakımından olası sorumluluğunun 01.06.2015 tarihinden sonraki yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, aracın yalnızca ZMS sigortası bulunduğunu, dosyada mübrez kusur oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların hiçbirinin mahkeme kararına dayanak teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olacağını, davacının kaza sırasında müterafik kusuru bulunup bulunmadığının araştırılmasını ve bulunduğunun tespiti halinde müvekkili şirket aleyhine olası bir tazminat hesabı yapılırsa en az %20 müterafik kusur indirimi yapılmasını, başvuranın motosiklet üzerindeyken trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sırasında kask ve benzeri dizlik, dirseklik gibi güvenlik ekipmanı kullanıp kullanmadığının belirli olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi gideri talepli huzurdaki davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ....ve ....vekilinin 23/09/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle; derdestlik, görev, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre, yetki, kesin hüküm, dava ehliyetinin yokluğu ve taraf ehliyetinin yokluğu, dava dilekçesinin düzenlenmesinde kanuni noksanlıklar bulunduğu itirazları olmak üzere H.M.K. ilgili hükümlerince uyarınca tüm dava şartları noksanlığı ve diğer tüm ilk itirazlar yönünden incelenerek reddine karar verilmesini talep ettiğini, dava açmak ve dava konusu alacakları talep etmek yönünden yasada belirtilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirilmiş olduğundan davanın süre yönünden reddi gerektiğini, tazminata konu olayın 07.07.2016 yılında meydana geldiğini, haksız fiil zamanaşımı bu dava açıldığında gerçekleşmiş bulunduğunu, ayrıca davacı maddi tazminata yönelik talebinin içeriğini tam belirtmediğini, davacının maddi tazminata ilişkin talepleri ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, bu hususun mahkemece açıklığa kavuşturulmasının usul hukuku gereği olduğunu, olay yerinde davacının arkadaşları tarafından hakaret ve tehdit hatta itiş kakışlar da olmasına rağmen müvekkillerinin bir anne ve baba şefkati ile sorumlu ve duyarlı bir vatandaş olarak davacıya ellerinden gelen tüm yardımı yaptıklarını, davacının arkadaşları ile birlikte seyir halinde olduğu düşünüldüğünde yarış halinde mi yoksa kendi aralarında çeşitli manevra ve hareketler yaptıkları için yeterli dikkat ve özeni gösteremedikleri için mi bu hususların değerlendirilmesi kusur açısından oldukça önemli olduğunu düşündüklerini, olası bir tazminat hesabı yapılırsa en az %20 müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, herhangi bir maluliyet durumundan bahsedebilmek için davacının tedavisinin tamamlanmış olması gerektiğini, mevcut tedavi giderlerinin müvekkillerine yükletilemeyeceğini, bununla ilgili 6111 sayılı torba yasa ile de değişiklikler yapıldığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının diğer davalı sigorta şirketinden tazminat almaları konusunda ne zaman ve ne tür bir başvuruda bulunduklarının; davalı sigorta şirketinin de tazminat ödemeyi reddetmiş ise ne sebeple reddettiğinin ve bugüne kadar neden tazminat ödemediğinin açıklatılması gerektiğini, müvekkillinin herhangi bir sorumluluğu olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; bir motorlu araç işleteninin bu motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumlu olması sebebiyle davalı sürücü.... yönetimindeki aracın işleteni ...'nin ve araç işleteninin bu motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verdiği zararın tazmini sorumluluğunu poliçe limitleri dahilinde üstlenen sigorta şirketi ....Sigorta A.Ş.'nin, somut olayda zarar gören davacının uğradığı zararını -sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere- tazminle sorumlu bulundukları, davacı vekilinin dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi göz önüne alınarak taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi suretiyle maddi tazminat talebi açısından davanın kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise; zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği gözetilerek takdiren davacının manevi tazminat talebinin 50.000,00-TL yönünden kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin ise ıslah doğrultusunda kabulüne karar verilerek, "Maddi tazminat talebi yönünden DAVANIN KABULÜ ile; 381.363,57-TL maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılar ..., ... ve davalı ... Sigorta AŞ.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, Manevi tazminat talebi yönünden DAVANIN KABULÜ ile; 50.000,00-TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvuruya konu trafik kazası neticesinde dava yargılaması sırasında başvuran taraf ile başvuru konusu kapsamında sulhen anlaşma sağlandığını beyanla ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas, ... Karar ve 16/04/2025 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ....in istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mezkur kazanın kavşaktan dönüş esnasında yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda davalının yüksek hızla aracı kullanamayacağının ve bu süratle davacıya çarpamayacağının açık olduğunu, kazanın davalının dönüş yaptığı esnada davacının aşırı süratli olması nedeniyle gerçekleştiğini, söz konusu kazanın meydana gelişinde davacı yanın asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının kaza sırasında koruyucu mont, pantolon ve benzeri dizlik, dirseklik gibi güvenlik ekipmanlarını kullanmadığını, bu durumda zarar gördüğünü iddia eden motosiklet sürücüsünün müterafik kusurunun söz konusu olduğunu, davacı lehine hesaplanacak tazminat miktarından indirim yapılması gerektiğini, davacı sakatlığının da geçici olup yaralanmasının, sekel oluşturmadan tamamen iyileşebileceği durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, kalıcı sakatlığının bulunmadığını, davacının kolunun daha önce de kırıldığı hususunu kendisinin ceza yargılamasında beyan ettiğini, davacı ile davalı Sigorta şirketi arasında Sulh Protokolü gerçekleştiğini istinaf aşamasında öğrendiklerini, asli tam kusuruyla kazaya sebebiyet veren şahsın lehine 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, verilen kararın açıkça hukuka aykırı bulunduğundan verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlidir. Mahkemece verilen karar davalılar vekili ve de davalı .... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf dilekçesinde davacı tarafla sulh olunduğu beyan edilmiş ve de dilekçe ekinde 20.12.2024 tarihli "İBRANAME, FERAGATNAME VE MAKBUZ" başlıklı ve de davacı vekili Av..... isim ve imzasının yer aldığı belge sureti sunulduğu anlaşılmaktadır. Ödeme iddiası itiraz mahiyetinde olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Ödeme iddiasının bulunması halinde mahkemece bu husus değerlendirilmeden karar verilemez. Dosya kapsamına sunulan 20.12.2024 tarihli "İBRANAME, FERAGATNAME VE MAKBUZ" başlıklı evrak suretinin incelenmesinde; sulhe esas miktarın belirtildiği, sulhun maddi tazminata ilişkin düzenlendiği, işbu istinafa konu dava dosyasının da belirtildiği, yine davacı vekiline ödenecek vekalet ücretlerinin de belirtildiği anlaşılmaktadır. Sunulu evrak tarihine göre karardan önce gerçekleştiği anlaşılan sulh sözleşmesine ilişkin davacı (yahut var ise atadığı vekile) tarafa tebligat çıkarılarak sulh sözleşmesi ve ibraname hususunda beyanının alınması, akabinde yeniden yargılama yapılarak ödeme iddiasının da değerlendirilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Kabule göre de; davacı vekili maddi tazminat taleplerini 15/02/2023 tarihli dilekçesi ile 30.000,00-TL'si hastane giderleri ve tedavi olmak için İzmir'e gidip gelmek için harcamış olduğu gidiş geliş masraflarını içerdiğini, geriye kalan 70.000,00-TL'nin ise müvekkilinin tedavi süresince çalışamaması nedeniyle uğramış olduğu ve ileride uğrayacağı iş gücü kaybına ilişkin olduğunu beyan etmişken bu husus dikkate alınmaksızın ve talep aşılarak ve de bu hususta araştırma yapılmaksızın ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi de yerinde olmamıştır. Zira talep aşılmıştır.Islaha konu bilirkişi raporu sadece geçici işgöremezlik ile sürekli işgöremezlik zararını kapsamaktadır. Yine kabule göre müterafik kusur iddialarına yönelik olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmaması da yerinde olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin istinaf sebeplerinin ayrı ayrı kabulü ile, uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin toplanılmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklandığı üzere davalılar vekillerinin sulh/ödeme iddiaları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalıların sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davalılar vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ... Esas,....Karar sayılı 16/04/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, 2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran ilgili tarafa İADESİNE, 4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DİKKATE ALINMASINA, 5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca işbu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi.18/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.