7. Ceza Dairesi 2008/11837 E. , 2011/1741 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık müdafiinin temyizi 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olup buna hasren yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve…
**7. Ceza Dairesi 2008/11837 E. , 2011/1741 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık müdafiinin temyizi 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olup buna hasren yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 15.02.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ 21.03.2005 tarihli zaptetme tutanağına göre vatandaşlar tarafından bilinmeyen bir adreste sahte rakı imal edildiğinin karakola ihbar edilmesi üzerine emniyetçe yapılan araştırma sonucunda suç yeri olarak sanığın adresi tespit edilerek Sulh Ceza Mahkemesinin alınan arama kararı ile ikametinde yapılan aramada; satışa hazır çok sayıda sahte rakı ile rakı imalinde kullanılan metil alkol, şişeleme (kapak basma) makinası, anason maddesi, kapak fligramı, dinamo, su filtresi, alkolmetre (ölçüm derecesi), boş bidonlar, boş rakı şişeleri ve kapaklar ele geçirilmiştir. Sanık aşamalarda rakı imal etmediğini, evinde ele geçen malzemelerin sahte rakı imal eden (ismini verdiği) şahsa ait olup, ücret karşılığı evinde sakladığını savunmuştur. Yargılama sonucu hakkında izinsiz olarak rakı üretmekten suçu sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir. Anayasanın 03.10.2001 tarih ve 4709 sayılı kanunla değişik konut dokunulmazlığı başlıklı 21.maddesine göre "Kimsenin konutuna dokunulamaz. Milli güenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar." Yine Anayasanın 38.maddesine 03.10.2001 tarih ve 4709 sayılı kanunla eklenen 5.fıkrası "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez" hükmünü içermektedir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 97.maddesinde "aramaya karar vermek salahiyeti hâkimindir. Ancak tehirinde mazarrat umulan hallerde Cumhuriyet Savcıları ve savcıların muavini sıfatiyle emirlerini icraya memur olan zabıta memurları arama yapabilirler.