Başvuru, bilirkişi ücreti alacağının yargı kararına rağmen ödenmemesi ve bu davanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının; yargılama sırasında yapılan tercümanlık için ödenen ücretin düşük belirlenmesi ve bunun üzerine açılan davada vekâlet ücretinin tarifeye uygun hesaplanmaması nedeniyle de mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, bilirkişi ücreti alacağının yargı kararına rağmen ödenmemesi ve bu davanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının; yargılama sırasında yapılan tercümanlık için ödenen ücretin düşük belirlenmesi ve bunun üzerine açılan davada vekâlet ücretinin tarifeye uygun hesaplanmaması nedeniyle de mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 16/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, yeminli tercüman olup adli merciler tarafından tercüman olarak görevlendirilmektedir. Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 8/1/2007 tarihli adli istinabe talebi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucuyu istinabe yazısı ekinde gönderilen 6 adet CD içinde yer alan Kürtçe konuşmaları tercüme etmekle görevlendirmiştir. Başvurucuya tercüme işinin karşılığı olarak 000 TL ücret takdir edilmiştir. Başvurucu, kendisine takdir edilen ücreti az bularak Bakanlık aleyhine 5/3/2013 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde 000 TL alacak talebinde bulunmuştur. Mahkeme, bununla ilgili olarak hesap konusunda uzman bir bilirkişiden rapor almıştır. 12/1/2012 tarihli bilirkişi raporunda, başvurucunun alacağının vasıfsız işçi gündeliğinin üç katı olarak hesaplanan gündelik miktara göre altı ay için 000 TL olduğu görüşü bildirilmiştir. Başvurucu yine Bakanlık aleyhine Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde bu defa 000 TL alacak talebiyle 5/3/2013 tarihinde dava açmıştır. Bu davanın aralarındaki bağlantı sebebiyle Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ilk dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkeme, söz konusu bilirkişi raporunu hükme esas alarak 14/11/2013 tarihinde asıl ve birleşen davaları kabul etmiş; başvurucu yararına 000 TL alacağın idare tarafından ödenmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, bilirkişi raporuna göre hesaplanan 000 TL alacaktan ödenen 000 TL'nin mahsubu ile başvurucunun alacağının 000 TL olarak belirlendiği açıklanmıştır. Mahkeme; başvurucu yararına davalı idareden alınmak üzere asıl dava yönünden 720 TL, birleşen dava yönünden de 920 TL tutarlarında vekâlet ücretine hükmetmiştir. Taraflarca temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından 17/4/2014 tarihinde onanmıştır. Başvurucu, idare aleyhine 30/1/2014 tarihinde Ankara İcra Dairesinde ilamsız icra takibi başlatmıştır. Başvurucu 16/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İcra dosyasındaki alacak tutarı 4/9/2014 tarihi itibarıyla 103,33 TL olarak hesaplanmıştır. İdare 24/9/2014 tarihinde icra ücretinden ve mahkemece hükmedilen vekâlet ücretinden kaynaklanan 176,22 TL gelir vergisini mahsup ederek icra dosyasına 927,11 TL yatırmıştır. Bu para aynı gün başvurucunun banka hesabına aktarılmıştır. Başvurucunun talebi üzerine İcra Dairesi 29/9/2014 tarihinde borçluya 322,66 TL üzerinden bakiye borç muhtırası göndermiştir. İdare, çıkarılan bakiye borcun gelir vergisi kesintisinden kaynaklandığını ve herhangi bir ödeme yapılamayacağını bildirmiş; bunun üzerine İcra Dairesi 6/1/2015 tarihinde idareye gönderilen borç muhtırasının iptaline karar vermiştir. Yargı kararlarının icra edilmemesi şikâyetleri ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden oluşturulan tazminat yolu bakımından ilgili hukuk için bkz. Ferat Yüksel, B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§ 11- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Bilirkişiye sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir. Bu konuda, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ve her yıl güncellenen tarife esas alınır." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:"(Ek: 24/1/2013-6411/ 1 md.) Tercümanlar, il adlî yargı adalet komisyonlarınca her yıl düzenlenen listede yer alan kişiler arasından seçilirler. Cumhuriyet savcıları ve hâkimler yalnız bulundukları il bakımından oluşturulmuş listelerden değil, diğer illerde oluşturulmuş listelerden de tercüman seçebilirler. Bu listelerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir....Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz..." 1136 sayılı Kanun'un maddesinin son fıkrası şöyledir:"Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır. " 1136 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz." 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin maddesi ve ekli tarifenin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.""...İKİNCİ KISIM...İKİNCİ BÖLÜM...Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olmayan veya Para ile Değerlendirilemeyen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret... Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için 320,00 TL...ÜÇÜNCÜ KISIMYargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olan veya Para ile Değerlendirilebilen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret İlk 000,00 TL için % 12..."