Başvuru, işe iade ve tazminat davasında Yargıtay onamasıyla kesinleşen kararın maddi hata düzeltim yoluyla ortadan kaldırılarak uyuşmazlığın esasının yeniden ele alınması nedeniyle adil yargılanma hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işe iade ve tazminat davasında Yargıtay onamasıyla kesinleşen kararın maddi hata düzeltim yoluyla ortadan kaldırılarak uyuşmazlığın esasının yeniden ele alınması nedeniyle adil yargılanma hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu Şirket aleyhine işe iade ve tazminat talebiyle dava açılmıştır. Bodrum İş Mahkemesi davacının işveren vekili olduğundan iş güvencesinden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, temyiz yoluna başvurmuş; Yargıtay Hukuk Dairesi 23/1/2020 tarihli kararıyla hükmü onamıştır. Bunun üzerine Mahkeme 25/2/2020 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlemiştir. Davacı; Bodrum İş Mahkemesine 3/3/2020 tarihinde verdiği maddi hata düzeltim dilekçesinde Yargıtayın tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmadığını, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da incelemesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme 4/3/2020 tarihli ek kararla davacının süre tutum dilekçesini gerekçeli karar yazımından önce verdiği, dilekçenin temyiz itirazına ilişkin olarak açık beyanlar içermediği, Yargıtay ilamı incelendiğinde ise 12/1/20211 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği kamu düzenine ilişkin incelemenin de yapıldığını belirterek davacının talebini reddetmiştir. Mahkemenin ek kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun maddesinin beşinci fıkrasının olaya uygulanmasında maddi hata yapıldığı, hükmün bozulması gerekirken onama ilamı tesis edildiğini belirterek onama kararını kaldırmış; davacının işveren vekili olduğu hususunun ispatlanamadığını, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararı bozmuştur. Mahkeme; davanın kabulü ile davacının işe iadesine, davacının yasal süre içinde yapacağı başvuruya rağmen davalı işveren tarafından süresi içinde işe başlatılmaması hâlinde 4857 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davalı tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni dikkate alınmak sureti ile davacının dört aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine ve davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine karar vermiştir. Davalı başvurucu, kararı temyiz etmiş; Yargıtay Hukuk Dairesi, kararı onamıştır. Başvurucu, süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon tarafından başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.