Başvuru, zorunlu askerlik görevinin ifası sırasında meydana gelen ölüm olayı nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, zorunlu askerlik görevinin ifası sırasında meydana gelen ölüm olayı nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/7/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ile eklerinde ifade edildiği ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarından tespit edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun oğlu Ö.G., zorunlu askerlik görevini yerine getirmek için Ankara'da mukim Etimesgut İlçe Jandarma Komutanlığına 8/12/2017 tarihinde katılmıştır. Ö.G., birliğine teslim olduktan sonra yapılan Psikososyal Risk Faktörü Tarama Anketi'nde herhangi bir psikolojik rahatsızlığının bulunmadığını, daha önce intihara teşebbüs etmediğini ve böyle bir düşünceye kapılmadığını beyan etmiştir. Ö.G., söz konusu ankette ayrıca kendisinin yokluğunda ailesinin maddi sıkıntı çekeceğini belirtmiştir. Ö.G. 2018 yılının Haziran ayında yıllık izin kullanarak ailesinin yanına gelmiştir. Ö.G., Etimesgut İlçe Jandarma Komutanlığı bünyesinde yer alan Turkuaz Jandarma Karakol Komutanlığı (Karakol) emrinde zorunlu askerlik görevini ifa etmekte iken 2/9/2018 tarihinde saat 00'da başladığı nöbetinin bitimine yakın (saat 57 sıralarında) zimmetli tüfeği (MP5) ile kendisini vurmuştur. Ö.G., kaldırıldığı Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tıbbi müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir.A. Soruşturma Süreci Askerî personelin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne olayı haber vermesinin ardından polis ekipleri saat 40 sıralarında olay yerine intikal etmiş, olay yerinin krokisini çıkararak olay yeri inceleme raporunu düzenlemiştir. 2/9/2018 tarihli olay yeri inceleme raporunda öncelikle delil güvenliğinin alındığı ifade edilmiş ve akabinde olayın 180x90 ebatlarındaki nöbetçi kulübesinde meydana geldiği, kulübe zemininde şarjörü takılı vaziyette bir adet MP5 tüfek ve bir adet MKE 9P ibareli kovan bulunduğu, tüfeğin emniyetinin açık, fişek yatağının ve şarjörünün boş olduğu, kulübedeki sandalyenin sırt tarafında, kulübe zemininde, kulübe giriş kapısı önünde kan benzeri lekelerin olduğu, kulübe zemininde üzerinde kan benzeri lekeli, omuz kısmı delik çelik yelek bulunduğu, kulübe içindeki dolap üzerinde içeceklerin (çay, meyve suyu vb.) ve sigara paketinin olduğu, kulübenin dağınık olmadığı, boğuşma emaresi bulunmadığı belirtilmiştir. Olay günü saat 30'da Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgunda, Ö.G.nin ellerinden swap örnekleri temin edilerek gömleği muhafaza altına alınmış ve bu işlem tutanağa bağlanmıştır. Ayrıca, Ö.G.nin parmak izlerinin, Ankara Adli Tıp Kurumu morguna nakledildikten sonra emniyet birimleri tarafından alındığı 3/9/2018 tarihli tutanaktan anlaşılmaktadır. 2/9/2018 tarihli ölü muayene tutanağında, sternum (göğüs kafesi kemiği) alt ucunun 6-7 cm altında yaklaşık 1,5 cm çapında muhtemel ateşli silah giriş yarası ve sol skapula (kürek kemiği) üst kısmında, yine 1,5 cm çapında muhtemel ateşli silah çıkış yarası bulunduğu ifade edilmiştir. 31/10/2018 tarihli otopsi raporunda ise özetle epigastrik (karın üst orta) bölgede ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, sol kürek kemiği orta alt kısımda ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası tespit edildiği, ceset içinde mermi çekirdeği ile kanda alkol, uyarıcı madde bulunmadığı ifade edilerek önden arkaya, sağdan sola ve aşağıdan yukarıya seyir izleyen mermi çekirdeği yaralanmasının ölümcül mahiyette olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak raporda Ö.G.nin ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak hayatını kaybettiği yönünde kanaat bildirilmiştir. Olayın hemen akabinde -saat 00 sıralarında- polis memurları, olaya tanık olan Uzman Çavuş F.K. ve er Z.nin ifadeleri alınmıştır. -Z. ifadesinde özetle olay günü Ö.G.nin 00-00 saatleri arasında koruma nöbeti tuttuğunu, 30 sıralarında Ö.G.nin yanına gittiğini, birlikte çay ve sigara içtiklerini, bu sırada gülüp şakalaştıklarını, Ö.G.nin "Bu nasıl hayattır, kendimi vuracağım, sıkıldım bu hayattan yaşanacak gibi değil." dediğini, kendisinin de "1 ayımız kaldı analarımız bizi bekliyor, boş şarjörle mi kendini vuracaksın." dediğini, Ö.G. esprili biri olduğundan söylediklerini ciddiye almadığını, gülüştüklerini, kendisinin daha sonra lavaboya gittiğini, döndüğünde Ö.G.yi sandalyede oturur vaziyette, tüfeği çelik yeleğin altından kalbine dayamış hâlde bulduğunu, Ö.G.ye "Dur ne yapıyorsun, silahı yere bırak komutana söyleyeceğim." dediğini, Ö.G.nin ise "Hakkını helal et, yastığımın altında askeri künyem var anneme verirsin." dediğini, kendisinin de "Saçma sapan konuşma, komutanı çağırıp geliyorum." şeklinde karşılık verdiğini ve o sırada çardakta oturan F.K.nın yanına giderek "Ö.G.ye bir şey söyleyin saçma sapan hareketler yapıyor." dediğini, F.K.nın da kulübeye doğru bakarak Ö.G.ye ismiyle seslendiğini, Ö.G.nin de "Ney komutanım." şeklinde cevap verdiğini, F.K.nın "Ne saçma sapan hareketi yapıyor." sözü üzerine "Silahla kendisini vuracağını söylüyor." şeklinde komutana cevap verdiğini ve bunun ardından birlikte kulübeye doğru koştuklarını, "Dışarı çık" diye bağırdıklarını, bir el silah sesi duyduklarını, kulübenin içinde Ö.G.yi sandalyede oturur, tüfeği çelik yeleğin altından kalbine doğru dayamış, başı arkaya düşmüş, sırtından kan akar ve sandalyenin üzerinden düşer vaziyette bulduklarını, hemen diğer personele haber verdiklerini, yaraya tampon yapıp 112 Acil Servis hattını aradıklarını, Ö.G.yi on aydır tanıdığını, zaman zaman "Bu nasıl hayat şeklinde?" yakınmaları olsa da Ö.G.nin hep gülerek konuştuğunu, esprili biri olduğunu ve ailesinin maddi zorluklar yaşadığını beyan etmiştir.-F.K. ifadesinde olay örgüsüne dair Z.nin ifadeleri ile örtüşecek şekilde beyanda bulunmuş; ek olarak olay günü Ö.G.nin normal hal ve tavırları olduğunu, şüphelenmesine neden olacak bir durum bulunmadığını, nöbet tutan tüm erlerin silahlarına takılı şarjörün boş olduğunu ancak çelik yeleklerindeki şarjörün dolu olduğunu beyan etmiştir. Olay yerindeki kameraların kayıtlarının incelenmesine ilişkin olan ve polis memurlarının imzasını taşıyan 16/10/2018 tarihli tutanakta; nöbet kulübesine doğru iki askerin ilerlediği, akabinde birinin koşarak bina içine doğru gittiği, diğer personelin de koşarak nöbet kulübesine girdiği, kulübe içine ait kamera kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. Olayın gerçekleştiği kulübede bulunan çelik yelek ile Ö.G.nin gömleği ve Ö.G.den alınan svap örnekleri üzerinde 17/9/2018 tarihinde yapılan kimyasal inceleme sonucunda Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen uzmanlık raporunda; svaplarda ve çelik yelekteki delikler etrafında atış artığına rastlanmadığı, gömleğin orta kısmında yan yana bulunan iki delik etrafında atış artıklarının tespit edildiği, atış artıklarının dağılım yoğunluğuna göre atışın yakın mesafeden yapıldığı kanaatinin oluştuğu ifade edilmiştir. Ayrıca raporun açıklama kısmında silahın cinsine, tutuş şekline bağlı olarak ateş eden elde atış artığı bulunmayabileceği belirtilmiştir. 9/10/2018 tarihli balistik inceleme sonucu düzenlenen uzmanlık raporunda ise olay yerinde bulunan kovanın MP5 marka tüfekle uyumlu olduğu belirtilmiştir. Başsavcılık, Ö.G.nin Elâzığ ve Antalya'da mukim akrabalarının ifadelerinin ilgili başsavcılıklar kanalıyla alınmasını sağlamıştır. - Ö.G.nin annesi başvurucu Güllü Genç 28/1/2019 tarihli Şikâyetçi İfade Tutanağı'ndaki beyanında özetle oğlunun 2018 yılı Haziran ayında kullandığı iznini komutanının çağırması üzerine yarıda kestiğini, telefon konuşmalarında hep tedirgin olduğunu, komutanının kendisini sevmediğinden, kendisiyle uğraştığından ve sürekli geceleri nöbet tutturduğundan yakındığını, vefatından bir hafta önce yaptıkları görüşmede koğuşta yaşadığı kavga sonucu telefonunun kırıldığını söylediğini, sesinde bir tedirginlik olduğunu, oğlunun askerlik öncesi bir psikolojik sıkıntısının bulunmadığını, sorumlu kişilerden şikâyetçi olduğunu ifade etmiştir. - Ö.G.nin kardeşleri İ.G., F.A.G, G. ve S.E. de anneleriyle örtüşen beyanlarda bulunmuş ve ek olarak Ö.G.nin kendilerine Karakol komutanının namaz kıldığını gördüğünü ve bu nedenle kendisiyle uğraştığını, uzman çavuşluk mülakatına girmesi nedeniyle yine karakol komutanının kendisine olumsuz rapor verdiğini, ayrıca koğuşunda bulunan Diyarbakırlı iki askerin kendisiyle çok uğraştığını söylediğini ifade etmişlerdir. Ayrıca G., kardeşinin izne geldiği dönemde kendisine "Bana rapor alın, askere gitmek istemiyorum." dediğini beyan etmiştir. Başsavcılık, soruşturma sonunda idari tahkikat sürecine de (bkz. §§ 22-24) atıf yapıp soruşturmada elde edilen deliller yanında idari tahkikat sürecinde alınan ifadelerden de faydalanarak 14/5/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, maktul [Ö.G.]nin yaşadığı psikolojik sorunlardan dolayı olay tarihinde nöbet tuttuğu kulübede silahla intihar ettiği, intihar etmesinde üçüncü bir kişinin kast yada taksire dayalı herhangi bir kusurunun yapılan soruşturmada tespit edilmediği, soruşturmaya konu olayda herhangi bir kimseye isnad edilebilecek bir suç veya suç unsuru bulunmadığı anlaşılmakla, olay hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ... " Başvurucunun söz konusu karara karşı itirazı Ankara Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 28/6/2019 tarihinde reddedilmiştir.B. İdari Tahkikat Süreci Olayın hemen akabinde Ankara İl Jandarma Komutanlığı (Komutanlık) tarafından konuyla ilgili idari tahkikat başlatılmıştır. Askeri personel tarafından tutulan 2/9/2018 tarihli tutanak emniyet birimleri tarafından düzenlenen rapor ve alınan ifadelerle örtüşmektedir (bkz §§ 12,15). Ayrıca 5/9/2018 tarihli kamera kayıtlarının izlenmesine ilişkin tutanakta, emniyet birimlerinin izleme kayıtlarına ilişkin tutanağına (bkz. § 16) koşut tespitler yapılmış; ek olarak silahın ateşlenmesi sonrası askerî personelin binadan çıkarak kulübeye geldiği, yaralı personelin kulübeden çıkarılarak kendisine ilk yardım yapılmaya çalışıldığı ifade edilmiştir. Karakolda görevli askerî personelin olay gecesi ifadesi alınmıştır.- Karakol komutanı olan Kıdemli Başçavuş E.S. ifadesinde özetle olayın kendisine haber verilmesi üzerine hemen Karakola geldiğini, ilgili astsubaylara savcılığa ve emniyet birimlerine haber vermelerini söylediğini, Ö.G.nin intihar etme nedeniyle ilgili bir bilgi elde edemediğini, olay günü duyduğu kadarıyla Ö.G.nin ağabeyinin iş problemi olduğunu, zaman zaman bu nedenle tartıştıkları bilgisine ulaştığını, yıllık izni sonrası Ö.G. ile kısa bir görüşme yaptığını, bu görüşmede Ö.G.nin bir şey anlatmadığını, Ö.G.nin sakin bir yapısı olup sıkıntılarını paylaşmadığını beyan etmiştir. - Astsubay Üstçavuş İ.T. ifadesinde; olay günü karakol içinde evrak tanzim etmekte iken dışarıdan silah sesi duyması üzerine dışarı çıktığını, nöbet kulübesine gittiğinde yerde yatan Ö.G.nin yanında F.K. ve Z.yi gördüğünü, Ö.G.nin yarasına tampon yaptıklarını, olay yerine gelen ambulansla Ö.G.nin hastaneye sevk edildiğini, bölge Ankara Adliyesinin sorumluluk alanında olduğundan savcılığa ve emniyete haber verildiğini, delillerin bozulmaması adına kulübeye kimseyi yaklaştırmadığını, Ö.G.nin neşeli bir insan olduğunu, problemleri ve intihar sebebi hakkında bilgisi olmadığını, sadece abisi ile problem yaşadığını duyduğunu ifade etmiştir. - İntiharın gerçekleştiği an olay yerinde bulunan Uzman Çavuş F.K. ve er Z. emniyet mensuplarına verdiği ifadelere (bkz. § 15) koşut beyanlarda bulunmuş; F.K., Ö.G.nin esprili biri olduğunu, bir problemi olmadığını, üstlerine saygılı ve karakolda sevilen biri olduğunu beyan etmiş; Z. ise Ö.G.nin sürekli olarak "Bıktım bu hayattan." diye yakındığını, "Fakirliğin gözü kör olsun." dediğini, Ö.G.ye dayısının harçlık gönderdiğini, askere gelmeden önce dayısının yanında çalıştığını kendisine söylediğini hatta Ö.G.nin askerden sonra biriktirdiği parayla ağabeyini evlendirmeyi düşündüğünü beyan etmiştir. - Karakolda görevli olan erlerin (toplam10 kişi) ifadelerindeki ortak noktalar özetle Ö.G.nin uzman çavuşluğa müracaat ettiği ancak komutanlarından yeterli nitelik belgesi alamadığı için uzman çavuş olamadığı, bu duruma çok üzüldüğü, komando olarak askerlik yapmak istediği, dinini seven, iyi, güler yüzlü ve sevilen bir insan olduğu, herhangi biriyle bir problem yaşamadığı, küfür dahi etmediği, psikolojik bir sıkıntısının olmadığı, maddi problemlerinin olduğu, işsiz ağabeyiyle sıkıntılar yaşadığı, hemen iş sahibi olmak istediği, bu konuda ailesinden baskı gördüğü, dayısından harçlık aldığı ve askerden önce dönercide çalıştığı, herkese olmasa da bazı arkadaşlarına intihar fikrinden, ölümden bahsettiği, sohbet ortamlarında uyumlu ve güler yüzlü biri olduğu yönündedir. Bazı erler ise Ö.G.nin sohbet ortamlarında güler yüzlü, neşeli olmakla birlikte içine kapanık biri olduğunu, Ö.G.nin kırılan telefonu için ağabeyinden para istediğini ancak ağabeyinin bu talebini olumlu karşılamadığını beyan etmiş; bazı erler de kendisini pek tanımadıklarını, sadece selamlaştıklarını ifade etmiştir. İdari tahkikat sonucu düzenlenen 4/9/2018 tarihli raporda anılan ifadelere yer verilmiş, Ö.G.nin "Bıktım bu hayattan." şeklinde arkadaşları içinde dile getirdiği yakınmaların amirlerine bildirilmemiş olduğu, Ö.G.nin Rehabilitasyon Danışma Merkezinden (RDM) faydalanmadığı ifade edilmiş; sonuç olarak Karakol içinde herhangi bir personelle problem yaşamayan, askerliğe kabulde psikolojik bir rahatsızlığı tespit edilmeyen, RDM görüşmesi olmayan, ailesi ile ilgili bazı sıkıntılar ve maddi problemler yaşayan Ö.G.nin intiharında kusur veya ihmali bulunan personel olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Başvurucu, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğinin takipsizlik kararına itirazın reddedilmesine ilişkin verdiği 28/6/2019 tarihli kararı tebellüğ etmesinin ardından 22/7/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için çok sayıda karar arasından bkz. Coşkun Çiftler, B. No: 2014/18624, 22/2/2018, §§ 55-57; Kumrişan Akkuş ve Sefer Akkuş, B. No: 2014/14672, 1/2/2017, §§ 45-56, Yasin Ağca, B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§ 91-