7. Hukuk Dairesi 2013/9180 E. , 2013/8424 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmes
**7. Hukuk Dairesi 2013/9180 E. , 2013/8424 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren, davacının iş akdinin karşılıklı anlaşarak, yeniden yapılanma ve kadro fazlalığı nedeniyle davacının yaptığı iş de nazara alınarak davacının pozisyonunda çalıştırılabileceği başka bir iş de mevcut olmadığından geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davalı şirketin zarara uğradığı iddiasını destekleyecek herhangi bir bilgi ve belge ile buna bağlı olarak tasarruf tedbirlerine ilişkin tedbir ve davacıyı başka bölümlerde değerlendirilebileceğine dair bir delilin olmadığı itibar olunan bilirkişi raporunda davalı şirketin yeniden yapılandırmanın var olduğunu gösterecek işletmesel kararı destekleyen bir belgenin olmaması, davacının iş akdinin feshine gerekçe gösterilen personel giderlerinin attığına dair herhangi bir tasarrufa ilişkin tedbir ve davacıya başka bir görev teklif edilip edilmediğini gösterecek bir delilin olmadığı sabit görülmüş olup bahsi geçen konular ve karşılıklı anlaşılarak davacının iş akdinin fesih edildiğini gösterecek herhangi bir delilin bulunmamasından, davacının iş akdini sona erdirme şekil ve gerekçesinin, "feshin son çare olması" ilkesine aykırı olup haklı nedenlere dayanmadığı ve feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyaya sunulu gazete nüshasında davacının ... Gazetecilik ve Yayın A.Ş.'nin sahibi olduğu ... Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Müdürü olduğu tespit edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesini düzenleyen hükümleri emredicidir. Bu nedenle taraflarca ileri sürülmüş olmasa bile işe iade şartları yönünden resen araştırma yapmak gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Ancak belirtelim ki, işyerinde genel müdür veya genel müdür yardımcısı unvanının kullanılması tek başına iş güvencesi kapsamı dışında bulunma sonucunu doğurmaz. Önemli olan, kendisine temsil yetkisi verilip verilmediği ve işletmenin bütününü yönetip yönetmediğidir; bu hususta görev tanımı ve konumuna bakmak gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekillerinin ikinci grubunu, işletmenin değil de işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleridir. Buna göre, işletmenin bütününü sevk ve idare edenler, başka bir şart aranmaksızın işveren vekili sayılırken; işletmenin değil de işyerinin bütününü sevk ve idare edenlerin 18’nci madde anlamında işveren vekili sayılabilmesi için ilave olarak, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisini haiz olması şartı aranır. İşyerinin tümünü sevk ve idare ile işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi katlanmış olarak, birlikte aranır. Bu işyeri işletmeye bağlı bir işyeri de olabilir. Dolayısıyla bir banka şubesi müdürü ile fabrika müdürü, işyerini sevk ve idare etmekle beraber, özgür iradesi ile işçi alma ve işten çıkarma yetkisi yoksa İş Kanunu’nun 18’nci maddesi anlamında işveren vekili sayılmaz. İş güvencesinden yararlanır. Aynı şekilde, işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan insan kaynakları müdürü ile personel müdürü, işyerinin tümünü yönetmediğinden iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir. Ancak işletmeye bağlı bir işyerinde, bu işyerinin tümünü sevk ve idare eden, ayrıca işe alma ve işten çıkarma yetkisi olan işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Dosya içeriğine göre davacının ... Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Müdürü olduğu ifade edilmiştir. Davacının iş sözleşmesi feshedildikten sonra davacının yaptığı işe bakan ...'ın durumu Teşkilat Şemasında direkt Medya Genel Müdürüne bağlı olarak görülmektedir. Böyle olunca davacının işveren vekili konumunda olup olmadığı, üzerinde durulmalıdır. Mahkemece işyeri organizasyonunda davacının konumu, üstünde kimlerin olduğu gibi konular araştırılarak davacının 4857 sayılı İş Kanunun 18.maddesi anlamında işveren vekili olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir. Kabule göre de davacının fesih tarihinden önce emekli olduğu nazara alınarak işe başlatmama tazminatı tutarının davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesi gerekirken 6 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesi hatalı olmuştur. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.05.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.