T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2009 KARAR NO:2025/1898 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01.10.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI:2025/488 Esas DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Çatmadan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin re…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2009 KARAR NO:2025/1898 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01.10.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI:2025/488 Esas DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Çatmadan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İstanbul 26. İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığı halde haksız ve mesnetsiz icra takibi yapıldığını, icra takibine dayanak belge olarak sadece ... AŞ tarafından ibraname ve temlikname sunulduğunu, icra takibinde ise borcun sebebi olarak ''İstanbul Boğazı'nda seyir halindeyken ...Şti.ye ait olan "..." isimli tekne ile... A.Ş. nezdinde sigortalı "..." isimli teknenin 04.08.2022 tarihinde çarpışması sonucunda müvekkil sigorta şirketi tarafından ödenen hasar tazminatının rücusudur'' şeklinde açıklama yazıldığını, kazaya ilişkin kusur oranı nazara alınmaksızın farazi bir hesaplama yapılarak takip başlatılmasının MK.2 kapsamında kötü niyetli olduğunu, bilirkişilerce tanzim edilecek kusur oranına istinaden mahkemece bir ödeme takdir edilmesi durumunda borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu davayı açmaktaki haklılıklarının ortaya çıkacağını, dava dışı ... A.Ş.'ye ait ... isimli tekne ile müvekkiline ait tekne arasında yaşanan kazada müvekkiline ait teknenin hiçbir kusuru bulunmadığını, ....şti. tarafından hazırlanan 17.10.2022 tarihli Tekne Hasarı Kati Ekspertiz Raporu'nda ''Hasar iki teknenin çatışması ile meydana gelmiştir. Sigortalı tekne kaptanı ve hasara karışmış olan ......... isimli teknenin sigorta eksperi ile yapılan görüşmeler neticesinde ve Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü’nde belirtilmiş olan yükümlülüklere istinaden hasarın iki tekne kaptanının da eşit kusuru ile meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.'' denilerek kazanın gerçekleşmesinde her iki tekne kaptanının da eşit kusuru olduğunun belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasında eşit kusur olduğu kabul edildiğinde davalı tarafın kusur durumunu dikkate almadan bütün zararı müvekkiline yüklemeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, müvekkilinin İstanbul 26. İcra Dairesi... sayılı icra takibine konu herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine , müvekkili hakkında başlatılan İstanbul 26. İcra Dairesi ... sayılı icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına ve takip kapsamında müvekkili hakkında yapılan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 01.10.2025 tarihli ara kararında; "...Tüm dosya kapsamı itibariyle İİK 72/3. maddesinin 1. cümlesinin amir hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden davacının takibin durdurulması talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının hacizlerin kaldırılması talepleri ise takip hukukuna ilişkin olup Mahkememizin görev alanında bulunmadığından ..." davacı yanın hacizlerin kaldırılması ve takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından ihtiyati haczin kaldırılması ve takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddedildiğini, HMK'daki düzenleme ve gerekçelerden anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir için tam ispatın aranmadığını, yaklaşık ispatın arandığını, hatta davacının haklılığını ortaya koyacak belge sunmadığı takdirde dahi ihtiyati tedbir kararının verilebileceğini, delil listesinde fatura, belge ve ticari kayıtlarla ilgili tablo incelendiğinde yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini ve müvekkilinin haklılığını anlaşılacağı kanaatinde olduklarını, icra takibi ile müvekkilinin mallarına haciz konulduğunu, banka hesaplarının blok edildiğini, müvekkili şirketin ticari ilişkileri bakımından telafisi mümkün olmayacak sıkıntılara düşürüldüğünü iddia ederek, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılmasını ve icra takip dosyasının müvekkili yönünden durdurulmasını ve müvekkili mal varlıkları ile banka hesaplarına konulan hacizlerin tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, çatma sonucunda hasarlanan tekne hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasındadavacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı dava dilekçesinde delil olarak eksper raporlarını, sigorta evraklarını, faturaları göstermiştir. Talep olarak ise icra takibi aşamasındaki hacizlerin kaldırılmasını ve icra takip dosyasının müvekkili bakımından durdurulmasını istemiştir. İİK'nın 72. maddesi gereğince borçlu tarafından icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilecektir. Maddenin 2. fıkrasında, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemece, talep üzerine alacağın %15'den aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği düzenlemesine yer verilmiştir.Dava ise, İİK 72/3.maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Yasada açıkça icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'den aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği düzenlenmiştir.HMK'nın 389.maddesinde ise "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ". hükmünü, aynı Yasanın 390. maddesi ise ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir.HMK'nın 390/3 maddesine göre ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda ise yaklaşık ispatın kabulünü gerektirir bir delil sunulmamıştır. Ayrıca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulması söz konusu olmayacaktır. Ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.12.2025