11. Hukuk Dairesi 2022/5511 E. , 2023/6467 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/13 Esas, 2022/172 Karar HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetki…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5511 E. , 2023/6467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/13 Esas, 2022/172 Karar HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait trende yolculuk yaparken vagonun açık olan kapısından düşmesi neticesinde her iki bacağının diz üstünden kesildiğini ve %88 maluliyetinin bulunduğunu, sürekli olarak protez kullanması gerektiğini, protezin müvekkiline olan zararının tespit edilmediğini ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL’nin kazanın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek faiziyle belirsiz alacak olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Daha sonra talep artırım dilekçesi ile talebini 106.800,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yaşanan olay nedeniyle 368.509,00 TL tazminatın ödendiğini, bu nedenle müvekkilinden talep edilecek herhangi bir zararın bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 10.07.2018 tarih ve 2017/155 E. ve 2018/381 K. sayılı kararı ile davacının davalı kurumun işleticiliğini yaptığı trende geçirdiği kaza sonucu her iki bacağının da diz üstünden kesilmiş olması sebebiyle ömrü boyunca protez kullanmak durumunda kaldığı, davacının henüz 17 yaşında iken böyle bir kaza sonucu iki bacağını da diz üstünden kesilerek kaybettiği ve kalan yaşamı için ilaçlar, protez ve benzeri aygıtlar ile bakım ücretleri ödeyeceği alınan bilirkişi raporlarına göre de davacı tarafça talep edilen miktarın yerinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 106.800,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 18.09.2019 tarih, 2018/4725 E. ve 2019/5533 K. sayılı kararıyla 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun (6461 sayılı Kanun) 01.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve yasada gösterilen .... 17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak tüzel kişilik kazandığı, davanın TCDD Genel Müdürlüğüne yöneltildiği, mahkemece davalıya ne surette kusur izafe edildiği üzerinde durularak, varsa olaydaki kusurun mevcut düzenlemeden sonra Genel Müdürlüğün mü yoksa şirketin mi sorumluluk sahasında kaldığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, şayet yapılacak değerlendirmede, kusurun sadece şirketin sorumluluk sahasında kaldığı anlaşılırsa bu takdirde Genel Müdürlüğün taraf sıfatı son bulup, Şirket taraf sıfatını kazanacağı, mahkemece yürürlüğe giren Kanun nedeniyle re'sen bir değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih, E. ve K. sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında daha önce Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/524 E. 2010/454 K. sayılı dosyası ile aynı kaza nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasının görüldüğü, bu dosyanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, kesinleşen maddi ve manevi tazminat davasının iş bu dava açısından kuvvetli delil niteliğinde olduğu, ilk dosyadaki kusur incelemeleri ve kabullerin bu dava açısından da bağlayıcı olduğu, davaya konu tren kazası 10.08.2008 tarihinde meydana geldiğinden sorumluluğu doğuran olayın meydana geldiği zaman yürürlükte olan kurallar gereğince taşıma sözleşmesinin tarafı olan davalı ... Müdürlüğünün sorumlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu trende geçirdiği kaza neticesinde malul hale geldiği, hayatı boyunca protez kullanmak durumunda kaldığı, kesin delil niteliğindeki Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/524 E. ve 2010/454 K. sayılı ilamında da davacının %80, davalının ise meydana gelen kazada %20 kusurlu olduğu, bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplama doğrultusunda 534.000,00 TL olarak maddi zararın belirlendiği, davalının kusur oranına göre ödemesi gereken tutarın 106.800,00 TL olduğu, davacı tarafın ıslahı dilekçesi vererek bu miktarı talep ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne ve temerrüt için ihtar gerekmediği gözetilerek olay tarihinden itibaren başlamak üzere ve davalı tarafın sıfatı doğrultusunda avans faizine hükmedilmesine ve davada ...'nin ihbar olunan sıfatına haiz olduğundan, bu sıfatı nedeniyle unvanı belirtilen şirket hakkında karar verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının dayanağı olan bilirkişi raporu eksik incelemeye dayalı olarak düzenlendiğini, bu raporun hükme esas alınması hatalı olduğunu, davalının kusurunun mahkeme kararındaki kabulden daha fazla olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yardımcı kişi tazminatı doktor raporu ile belirlenen maluliyet durumlarında haksız fiil mağduruna günlük yaşamda yardımcı olacak kişiye verilecek ücret olduğunu ve eğer davacı protez ile günlük yaşamına devam edebilecek durumda ise yardımcı kişi tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, yada en azından indirim sebebi olması gerektiğini, 5510 sayılı Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 63 üncü maddesine göre protez giderleri kurum tarafından karşılandığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, olayla zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, demiryolu taşımacılığı sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6461 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ve temyiz ilam harcının isteği halinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.