11. Hukuk Dairesi 2011/10916 E. , 2013/12796 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.03.2011 tarih ve 2009/15-2011/84 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre da…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10916 E. , 2013/12796 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.03.2011 tarih ve 2009/15-2011/84 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine yangın sigorta poliçesi ile sigortalı evin davalılardan İkram’ın kiracısı diğerlerinin maliki olduğu evde başlayan yangının sirayeti sonucu yandığını, müvekkilince sigortalısına 83.583,00 YTL ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı kiracı ...'nın yangın çıkmasında bir sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalıların taşınmaz sahibi olarak BK'nın 58. maddesi uyarınca sorumlu oldukları, davacı zararının belirlendiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne 60.000 TL'nin bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, yangın ve konut sigorta poliçeleri uyarınca ödenen sigorta tazminatının rucuan tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafından konut sigorta ve yangın sigorta poliçeleriyle sigortalanan taşınmazın davalıların malik ve kiracı bulunduğu taşınmazda çıkan yangın sonucu hasara uğradığı, davacının bina ve eşya zararı nedeniyle sigorta ettirene tazminat ödediği, açtığı işbu rucu davasında da ödemiş olduğu 54.000 TL bina hasarı tazminatı ile 29.538.02 TL eşya hasarı tazminatını talep ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacının sigorta ettirene ödemiş olduğu eşya zararı kalemiyle ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Ayrıca, davacının yarı oranda pay sahibi taşınmaz maliki davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının aynı nedenle kısmen reddine karar verilmesine rağmen kendilerini vekille temsil ettiren taşınmaz maliki davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi de kabul şekli bakımından yanlış olmuş, bu yönüyle de kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 4-Davacı işbu davasında, bina hasarı ve eşya hasarı olmak üzere iki ayrı kalem zararının rucuan tahsilini istemiştir. Bina hasarından dolayı da sigorta ettirene ödenen zararın 54.000 TL olduğunu açıklamıştır. O halde, davacının bina hasarına ilişkin mevcut talebi aşılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı taşınmaz malikleri yararına bozulması gerekmiştir. 5-Davalı ...'nın kusurunun kanıtlanmadığı kabul edilerek hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiş olması karşısında lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de yanlış olmuş, kararın bu yönüyle ... yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...'e verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.