Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2020/951 E. , 2024/6285 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/951 Karar No : 2024/6285 DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Hukuk Hizmetleri Başkanı ... , Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... 3- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ankara ili, Kızılcahamam Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından; 1- İki ayrı tarihte kendisi ile aynı aile …
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2020/951 E. , 2024/6285 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/951 Karar No : 2024/6285 DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Hukuk Hizmetleri Başkanı ... , Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... 3- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ankara ili, Kızılcahamam Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından; 1- İki ayrı tarihte kendisi ile aynı aile sağlığı merkezinde çalışan hekim arkadaşı ile yaşadığı problemler nedeniyle “İş arkadaşları veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da bunları tehdit etmek” ve “Mesleki ve Etik Kurallar Bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak” suçlarını işlediğinden bahisle toplam seksen (80) ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin 12/10/2015 tarihli dört ayrı işlem ile, 2- 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 16/04/2015 günlü, 29328 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik "Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi" başlıklı 14. maddesinin ve Yönetmelik ekinde yer alan Ek (2) "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puan Cetveli”nin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, yirmi yılı aşan meslek hayatında ilk defa hakkında inceleme başlatıldığı, konusu aynı olan iki ayrı olay nedeniyle dört ayrı ihtar puanı cezası verildiği, hakkında şikayette bulunan Dr. O.Ö.’nün isnatlarının asılsız olduğu, soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan tanıkların, davacının Dr. O.Ö.’yü darp ettiği yönünde de Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi'ne aykırı davrandığı yönünde de bir ifadesinin bulunmadığı, hakaret ve tehdit gibi bir eyleminin de olmadığı, bu nedenle hakkında tesis edilen bireysel işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı, disiplin cezalarının kanunla düzenlenmesi gerektiği, yasal dayanağının olmaması nedeniyle Yönetmelik’in 14. maddesi ile Yönetmelik’in eki olan İhtar Puanı Cetvelinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Cumhurbaşkanlığının Savunması: Aile hekimlerinin görev, yetki, hak ve yükümlülüklerinin kanunda hüküm altına alınan genel esaslar doğrultusunda yönetmelikle düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu savunulmaktadır. Sağlık Bakanlığının Savunması: Davacı hakkındaki incelemenin mevzuattaki usule uygun olarak yapıldığı, verilen cezaların İhtar Puanı Cetvelinde yer alan fiillerden olduğu, dava konusu işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, Düzenleyici işlemle bireysel işleme birlikte dava açılamayacağı, Yönetmelik maddesi için açılacak iptal davasında süre ret kararı verileceği için bireysel işlemin de dava konusu edildiği ve böylece dava açma süresinin yeniden canlandırılmaya çalışıldığı, Yönetmelik hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olduğu yönündeki iddialara itibar edilemeyeceği, zira bu hükümlerin bir önceki Yönetmelikte de yer aldığı ve bu hükümlere karşı açılan iptal davalarında ret kararları verildiği savunulmaktadır. Ankara Valiliğinin Savunması: Ceza kovuşturması sonucunda ceza verilip verilmemesinin, disiplin soruşturmasına ve soruşturma neticesinde ihtar puanı verilmesine engel olmadığı, dolayısıyla davacının adli yargı kararı olmaksızın ihtar puanı verilerek yargısız infaz yapıldığına dair iddiasında hukuka uyarlık bulunmadığı, soruşturma kapsamında alınan ifadeler, görüntü kayıtları ve genel adli muayene raporu detaylı olarak tetkik edilerek davacı hakkında dört farklı işlemle ihtar puanı cezası verildiği, davacının bu işlemlere karşı yaptığı itirazların da reddedildiği, tesis edilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler ile ihtar puanı cezalarının Yönetmelikle düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu edilen Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği, 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin 28. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından, davacının Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. maddesi ile Yönetmelik'in ekinde yer alan Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli'nin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinde yer alan "sözleşmenin feshini gerektiren nedenler"in Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğine ilişkin düzenlemenin, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesinin 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle, yasal dayanağı kalmayan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümleri kapsamında verilen ihtar puanı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığından, anılan bireysel işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Ankara Kızılcahamam Halk Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından; Toplam 80 ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin, Ankara Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğünün 15/10/2015 tarihinde tarafına tebliğ edilen ... tarih ve ... ,... ,... ve ... sayılı işlemleri ile, 30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 16/04/2015 tarih ve 29328 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik "Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi" başlıklı 14. maddesinin ve Yönetmelik ekinde yer alan Ek (2) "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puan Cetveli”nin iptali istemi ile açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacının kendisi ile aynı yerde görev yapan Dr....'ın İl Sağlık Müdürlüğüne kendisini şikayet ettiğini öğrenmesi üzerine 07/07/2015 tarihinde Dr....'ın odasına girdiği,davacı ile Dr. ... arasında ayrıca önceye dayanan geçimsizlik bulunduğu,Ankara Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğünün...tarih ve ... sayılı işlemi ile, burada yaşanan tartışma sırasında davacının Dr. ... 'ı darp ettiği,böylece Tıbbi Deontoloji Tüzüğünün 37. Maddesine aykırı ettiği belirtilerek Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin EK-2 Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puan Cetvelinin 30. maddesinde yer verilen "Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak" fiilinden 20 ihtar puanı ile tecziye edilmesine, ...tarih ve ... sayılı işlemle yine aynı olay sırasında arkadaşına kötü davrandığı ve hakarete varan sözler sarfettiği belirtilerek anılan yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 31. maddesinde yer verilen "İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek" fiilinden 20 ihtar puanı ile tecziye edilmesine,... tarih ve ... sayılı işlem ile,07/07/2015 tarihinden bir veya birbuçuk ay kadar önce Mayıs 2015 ayında Dr. ...'nun odasına girdiği, burada çıkan tartışmada Dr. ...'a fiziksel Şiddet teşebbüsünde bulunduğu gerekçesiyle anılan yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 30. maddesinde yer verilen "Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak" fiilinden 20 ihtar puanı ile tecziye edilmesine, yine Mayıs 2015 ayında meydana gelen aynı tartışma sırasında Dr....'a hakarete varan sözler sarfettiği gerekçesiyle ...tarih ve ... sayılı işlem ile anılan yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 31. maddesinde yer verilen "İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek" fiilinden 20 ihtar puanı ile tecziyesine karar verildiği, davacının bu tecziye işlemlerine karşı yaptığı itirazın Ankara Valiliğinin ... tarihli ...,...,...,... sayılı Vali tarafından onaylı dört ayrı işlemi ile reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu düzenleyici işlemlerin iptali istemi yönünden yapılan incelemede; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. maddesinin 2. fıkrasında; "Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralı yer almıştır. Dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 5258 sayılı Yasa'nın 8. maddesinin 2. fıkrasında; "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktayken; dava konusu düzenlemeden sonra 07/07/2018 günlü, 30471 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2/7/2018 günlü, 700 sayılı KHK’nin 158. maddesiyle anılan hükümde yer alan “Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir. Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. maddesine dayanılarak çıkarılan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan "Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi" başlıklı 14. maddesinde; "(1) Ek (2)'de yer alan fiilleri işleyen sözleşmeli aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına ilgili vali yardımcısı tarafından, tespitin Bakanlık veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılması halinde ise Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca, ihtar puanı gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alman savunmalar uygun görülmediği takdirde fiillerine karşılık gelen ihtar puanları uygulanmak suretiyle doğrudan yazılı ihtar yapılır. Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca yapılan ihtarlar, işlem yapılmak üzere ilgili valiliğe bildirilir. (2) İlgili aile hekimi ve aile sağlığı elemanı, vali yardımcısının verdiği ihtara karşı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde valiye, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun verdiği ihtarlara karşı ise Bakanlık Müsteşarına itirazda bulunabilir. İtiraz mercileri otuz gün içinde itirazı inceleyerek karara bağlar ve kararı ilgilisine yazılı olarak bildirir. (3) Bir sözleşme dönemi içinde, verilen ihtar puanlarının yüz puana ulaşması halinde sözleşme vali tarafından sona erdirilir. (4) Sözleşmeleri ihtaren sona erdirilen aile hekimi ve aile sağlığı elemanları, bir yıl süreyle yeniden sözleşme imzalamak üzere talepte bulunamaz. (5) Bir sözleşme dönemi içinde ihtar puanlarının yüz puana ulaştığının, sözleşme dönemi sona erdikten sonra tespit edilmesi halinde, tespit tarihinde geçerli olan sözleşme sona erdirilir. (6) İhtarı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlem başlatılarak takip eden altı ay içerisinde sonuçlandırılır. İhtarı gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihtar verilmemesi halinde ihtar verme yetkisi zamanaşımına uğrar." düzenlemesine yer verilmiş olup, dava konusu Yönetmelik eki "Ek 2 Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli'nde hangi eyleme ne kadar ihtar puanı verileceği gösterilmiştir. EK-2 AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMASINDA UYGULANACAK İHTAR PUANI CETVELİ No. UYGULANACAK İHTARLAR İHTAR PUANLARI Çalışma saatleri planına uymamak 5 2- Afiş ve duyuruları usulüne uygun şekilde asmamak 5 3- Aile sağlığı merkezi içi yönlendirme tabelalarının ve aile sağlığı merkezi dış tabelalarının usulüne uygun olmaması 5 4- Mesai saati içinde ilaç firma temsilcilerini aile sağlığı merkezi içinde kabul etmek 5 5- Mesleki beyaz önlük veya forma giymemek 5 6- İzinsiz işe gelmemek (işe gelmediği her gün için) 10 7- Görevleri ile ilgili kayıtları düzenli tutmamak veya müdürlük ya da Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bildirmemek 10 8- Kayıtlı kişilerin kişisel sağlık kayıtlarını devretmemek 10 9- Aile sağlığı merkezinin tıbbi donanım eksiğini on gün içinde gidermemek (eksik olan her malzeme için) 10 10- Verilen eğitimler için belirlenmiş devamsızlık sürelerini aşmak 10 ................... 30- Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak 20 31-İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek 20 32- Mesai dışı hizmet ve/veya nöbete mazeretsiz gelmemek 20 33- Kasıtlı olarak kişisel sağlık kayıtlarının güvenliğini sağlamamak 50 34- Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek 50 35- Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek 50 Davacı tarafından, 5258 sayılı Kanunda aile hekimliği sözleşmelerinin hangi hallerde ve nasıl feshedileceğine yönelik herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, Yönetmeliğin ekindeki ceza puanlarının suç ve cezaların kanuniliği ilkesine ve anayasanın 128. maddesine aykırı olarak düzenlendiği, ihtar puanlarının hizmetin gereklerine uygun hazırlanmadığı, dava konusu Cetvelin hiçbir objektif ölçüte dayanmadan keyfi bir şekilde düzenlendiği ileri sürülerek dava konusu Yönetmeliğin 14. maddesi ile Yönetmeliğin eki Ek 2 sayılı Cetvelin iptali istenilmektedir. Yukarıda yer verilen 5258 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,..." bölümünün iptali istemiyle TBMM üyeleri tarafından açılan davada; Anayasa Mahkemesince verilen 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararla "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin yasayla düzenlenmesi gerektiği açıktır. Yasa’da aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödemelerin üst sınırı, yapılacak ödeme tutarlarının tespitinde dikkate alınacak kriterler belirlenmiş ve hangi hallerde bu ödeme tutarından en fazla ne kadar indirim yapılacağı belirtilerek bu konularda yasal çerçeve çizilmiştir. İptali istenen kuralda da, bu Yasa’da belirtilen esaslar çerçevesinde aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları ile sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin belirlenmesi yönetmeliğe bırakılmıştır. Bu durumda Yasa’da belirtilen genel çerçeve ve esaslar doğrultusunda, ayrıntı ve uzmanlık gerektiren konuların yönetmelikle düzenlenmesi konusunda yetki verilmesinde Anayasa’ya aykırılık bulunmamaktadır." gerekçesiyle anılan ibarenin iptali isteminin reddine hükmedilmiştir. Bu duruma göre, aile hekimlerine veya aile sağlığı elemanlarına verilen ihtar puanlarının bir sözleşme dönemi içerisinde belli bir sayıya ulaşmasının sözleşmenin feshi nedenleri arasında sayıldığı, ilgili Cetvelde aile hekimliği çalışanlarının hangi durumlarda ihtar edileceğinin ve buna karşılık aile hekimliği çalışanlarına kaç ihtar puanı verilebileceğinin belirtildiği dikkate alındığında, dava konusu düzenlemelerin Yönetmelikle belirlenmesi 5258 sayılı Yasa'ya ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. 5258 sayılı Yasa'da, aile hekimi, kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Sağlık Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabip olarak tanımlanmıştır. Aile sağlığı çalışanları da aile hekimine bu görevlerinde yardımcı olan personeldir. Aile hekimliği çalışanlarının kendilerine kayıtlı kişileri tanıması, onların sağlık durumları hakkında kapsamlı bilgiye sahip olması ve sahip olduğu bu bilgiler çerçevesinde görev ve sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirmeleri suretiyle vatandaşların sağlık hizmetini daha etkin ve verimli bir şekilde almalarının sağlanması aile hekimliği sisteminin temel amaçları arasında yer almaktadır. Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, iradeleri ile kabul ettikleri sözleşmeyle ücret karşılığı çalışmakta ve sözleşmeli olarak çalışmanın sağlayacağı olanakları tercih etmektedirler. Bu kişiler, sağlık idaresi ile imzaladıkları sözleşmelerde aile hekimliği mevzuatı uyarınca taraflarına verilen görevleri yerine getirecekleri taahhüdünde bulunduklarından, ilgili mevzuat uyarınca verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü oldukları açıktır. Dava konusu Cetvelde yer alan hükümler incelendiğinde, birinci basamak sağlık hizmetleri ve koruyucu sağlık hizmetlerinin vatandaşlara en iyi ve verimli şekilde verilmesine yönelik kuralların ihlali durumlarında aile hekimlerinin ve aile sağlığı elemanlarının fiilin ağırlığına göre artan sayıda ihtar puanı ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu maddelerle aile hekimliği çalışanlarının meslekle ve etikle bağdaşmayan fiillerinin bulunması durumunda sağlık hizmetlerinin önemi de dikkate alındığında bu fiillerin önlenebilmesi için belli bir yaptırım uygulanması öngörülmüştür. İhtar puanının sözleşme feshine neden olabilmesi için sözleşme dönemi içerisinde belli bir sayıya ulaşması gerekmektedir ki bu aile hekiminin ihtara konu yasak fiilleri birden fazla kez ihlal etmesi ile mümkündür. Diğer taraftan ihtara konu fiilin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ise ancak soruşturma ile mümkündür. Dava konusu Yönetmeliğin 14. maddesinde, ilgililerin alınan savunmaları değerlendirilerek aile hekimlerine ihtar cezası verilebileceği belirtilmiştir. Bu hükümden hareketle, idarelerce, disiplin soruşturması sonucuna göre, ilgililerin savunmasının alınması suretiyle dava konusu hükümde belirtilen fiiller nedeniyle aile hekimleri ihtar cezası ile cezalandırılacaklardır. Nitekim davalı idareler tarafından da inceleme ve soruşturma sonucuna göre aile hekimlerine ihtar puanı verileceği belirtilmektedir. Yine ihtar puanlarına ilişkin işlemlere karşı idare mahkemelerinde dava açılabileceği de kuşkusuzdur. Buna göre, dava konusu edilen düzenlemelerin 5258 sayılı Yasa'ya, hukuka, hizmet gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır. (Danıştay 2. Dairesinin 15/01/2020 tarih ve E.2016/13241,K.2020/374 sayılı kararı da aynı yöndedir.) Ancak, 30/06/2021 tarih ve 31527 sayılı resmi gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinin 28. maddesi ile 24/12/2010 tarihli ve 2010/1237 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldığı, 30/06/2021 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinin 11. maddesi ile Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi şartlarının düzenlendiği, bu yönetmeliğe ekli 3 sayılı çizelgede de aile hekimliği uygulamasında uygulanacak ihtar puanı cetveline yer verildiği anlaşıldığından dava konusu düzenlemelerin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu bireysel işlemlerin iptali istemi yönünden yapılan incelemede; Davacının, Mayıs 2015 tarihinde Dr. ...'nun odasına girdiği, burada Dr.... ile yaşandığı ileri sürülen tartışma sırasında hakaret ve elle vurmaya çalışmak şeklindeki eylemleri ile ilgili olarak iki ayrı ihtar puanı cezası ile cezalandırıldığı görülmekte ise de;Olay sırasında odada bulunan tanıklardan ... davacının "benim hakkımda ne konuşup gülüyorsun o... Çocuğu diye Dr. ... beyin üzerine yürüdü,vurmak için hamle yaptı.Dr....bey elini havada yakaladı" şeklinde beyanda bulunmasına rağmen, aynı olay yerinde bulunan Dr. ...'ın Cumhuriyet Savcılığına 16/10/2015 tarihinde verdiği ifadasinde,davacının içeriye girmesi ile birbirlerine horozlandıkları,birbirlerine bağırdıkları,sinirle ellerini yumruk yapıp havaya kaldırdığı,ancak ... beyin ifade ettiği gibi vurmaya çalışmadığı,onun ellerini tutmasının söz konusu olmadığı, davacının küfür edecek gibi olduğu, ancak küfür etmesine fırsat vermeden onu odadan çıkardıkları şeklinde beyanda bulunduğu dikkate alındığında davacının Dr....' a hakarette bulunduğunun net olarak ortaya konulamadığı, bu nedenle davacıya dava konusu yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 31. maddesinde yer verilen "İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek" fiilinden ayrıca 20 ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Tıbbi Deontoloji tüzüğünün 37. maddesine göre,"Tabib ve diş tabipleri, kendi aralarında iyi meslektaşlık münasebetlerini idame ettirmeli ve manevi bakımdan birbirine yardım etmelidirler.Meslekle ilgili anlaşmazlıklarını, evvela kendi aralarında halletmeğe çalışmalı ve bunda muvaffak olamadıkları takdirde mensup oldukları tabip odalarına haber vermelidirler." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacının olay günü Dr. ...''nun odasının önünden geçerken içeriden gelen gülüşme seslerini kendisi ile ilgili imiş gibi yorumlayarak ani bir şekilde odaya girmesi ve O.Ö. ile bağırarak yaşanan tartışma ve vurmaya çalışma şeklinde cereyan eden eylemlerin doktorlar arasındaki iyi meslektaşlık münasebetlerinin sürdürülmesi ve sorunların öncelikle uzlaşma ile çözülmesi ilkesini benimseyen Tıbbi Deontoloji tüzüğünün 37. maddesine uygun olmadığı açıktır. Bu nedenle davacının dava konusu yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 30. maddesinde yer verilen "Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak" fiilinden dolayı 20 ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacının O.Ö.'nün kendisini şikayet ettiğinin öğrenmesi üzerine, 07/07/2015 tarihinde O.Ö'nün odasına girmesini müteakip O.Ö'nün boynunu sıkması ve küfür etmesi şeklinde cereyan ettiği kabul edilen eylemleri ile ilgili olarak iki ayrı ihtar puanı cezası ile cezalandırıldığı görülmekte ise de;Tanıklardan Dr....'ın sağlık Memuru ...,Dr. ... ile birlikte O.Ö.'nün odasına girdikleri,onları ayakta yüksek sesle tartışırken gördükleri,davacıyı kendisinin dışarı çıkardığı,her ikisinin de birbirlerine hakaret veya küfür anlamına gelecek birşey söylediklerini duymadığı,birbirlerine vurmak için temas ettiklerini görmediğini beyan ettiği,...'nun ise,kapıyı açtığında davacının O.Ö.'nun boğazına iki eliyle sarılmış bir halde bağırdığın,ona yönelik olarak 'o... Çocuğu,seni öldüreceğim,...koyduğumun çocuğu " dediğini duyduğunu beyan ettiği, O.Ö.nun ifadesinde,olay günü davacının odasına hızlıca girerek "a. Koyduğumun oğlu,o.çocuğu,geberteceğim seni" dediğini,1-2 dakika boğazını sıktığını,daha sonra ...'nun içeri girdiğini beyan ettiği,08/07/2015 tarihli adli muayene raporunda O.Ö'nün boynunda kızarıklık ve 1cm. uzunluğunda çizik tespit edildiğinin belirtildiği dikkate alındığında ...'nun söz konusu küfürlü sözleri odaya girdiğinde duyduğuna ilişkin beyanlarının doğruluğunun şüpheli olduğu,davacının söz konusu hakaret içerikli sözleri sarfettiğinin net olarak ortaya konulamadığı,bu nedenle davacıya dava konusu yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 31. maddesinde yer verilen "İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek" fiilinden ayrıca 20 ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak davacının 07/07/2015 tarihinde O.Ö'nün odasına cereyan eden eylemlerinin doktorlar arasındaki iyi meslektaşlık münasebetlerinin sürdürülmesi ve sorunların öncelikle uzlaşma ile çözülmesi ilkesini benimseyen Tıbbi Deontoloji tüzüğünün 37. maddesine uygun olmadığı açıktır. Bu nedenle davacının dava konusu yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 30. Maddesinde yer verilen "Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak" fiilinden dolayı 20 ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kaldıki, bir an için davacının Mayıs 2015 ve 07/07/2015 tarihlerinde cereyan eden her iki olay sırasında da hakaret teşkil eden küfürleri sarfettiği kabul edilse dahi davacı ile O.Ö. arasında gerçekleştiği ileri sürülen şikayete konu eylemlerin her olay günü için ayrı ayrı olmak üzere birbirini izlediği, aynı zaman diliminde gerçekleştiği ve eylemler arasında kopukluk olmadığı görülmektedir. Bu durumda davacının benzer ve birbirinin sonucu olan eylemlerinin tek bir eylem olarak "Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak" fiili kapsamında değerlendirilmesi ve böylece yaptırımların birleştirilerek hakkında Mayıs 2015 tarihinde gerçekleşen olay için iki ayrı ihtar cezası yerine tek bir ihtar cezası,07/07/2015 tarihinde gerçekleşen olay için iki ayrı ihtar cezası yerine tek bir ihtar cezası olmak üzere toplamda iki ayrı ihtar cezası uygulanması gerekirken, her birinin ayrı birer fiil olarak nitelendirilmesi ve cezaların birleştirilmeyip her bir fiil için ayrı ayrı olmak üzere dört ihtar cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. 1. 30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 16/04/2015 tarih ve 29328 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik "Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi" başlıklı 14. maddesinin ve Yönetmelik ekinde yer alan Ek (2) "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puan Cetveli”nin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2. Davacının Mayıs 2015 ayında Dr. ...'a fiziksel Şiddet girişiminde bulunduğu gerekçesiyle dava konusu yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 30. maddesinde yer verilen "Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak" fiilinden 20 ihtar puanı ile tecziye edilmesine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali isteminin reddine, 3. Mayıs 2015 ayında Dr....'a hakarete varan sözler sarfettiği gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı işlem ile anılan yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 31. Maddesinde yer verilen "İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek" fiilinden 20 ihtar puanı ile tecziyesine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline, 4.Davacının 07/07/2015 tarihinde Dr....''ı darp ettiği belirtilerek Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin EK-2 Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puan Cetvelinin 30. maddesinde yer verilen "Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak" fiilinden 20 ihtar puanı ile tecziye edilmesine ilişkin Ankara ValiliğiHalk Sağlığı Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemi işleminin iptali isteminin reddine, 5.Davacının 07/07/2015 tarihinde Dr....'a kötü davrandığı ve hakarete varan sözler sarf ettiği belirtilerek anılan yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 31. maddesinde yer verilen "İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek" fiilinden anılan yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelin 31. maddesinde yer verilen "İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek" fiilinden 20 ihtar puanı ile tecziyesine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Danıştay Beşinci Dairesinin 12/05/2016 günlü, E:2016/151, K:2016/3004 sayılı davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/02/2018 günlü, E:2017/631, K:2018/700 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, duruşma için belirlenen 18/12/2024 günü, davacı vekili Av. ...'nun, davalı İdarelerden Sağlık Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri Av. ...'ın, Ankara Valiliğini temsilen Av. ...'in geldiği, Cumhurbaşkanlığı temsilcisi/vekilinin gelmediği görülerek, Danıştay Savcısı ...'un hazır bulunduğu açık duruşmaya başlanıldı. Duruşmada hazır bulunan taraflara usulüne göre söz verilip dinlenildikten ve Savcının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Ankara ili, Kızılcahamam Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından; iki ayrı tarihte kendisi ile aynı aile sağlığı merkezinde çalışan hekim arkadaşı ile yaşadığı problemler nedeniyle “İş arkadaşları veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da bunları tehdit etmek” ve “Mesleki ve Etik Kurallar Bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak” suçlarını işlediğinden bahisle toplam seksen (80) ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin 12/10/2015 tarihli dört ayrı işlem ile 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 16/04/2015 günlü, 29328 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik "Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi" başlıklı 14. maddesinin ve Yönetmelik ekinde yer alan Ek (2) "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puan Cetveli”nin iptali istenilmektedir. (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin iptali talep edilen 14. maddesi ile Yönetmelik'in ekinde yer alan Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli şu şekildedir: "Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi MADDE 14- (1) Ek (2)’de yer alan fiilleri işleyen sözleşmeli aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına ilgili vali yardımcısı tarafından, tespitin Bakanlık veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılması hâlinde ise Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca, ihtar puanı gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde fiillerine karşılık gelen ihtar puanları uygulanmak suretiyle doğrudan yazılı ihtar yapılır. Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca yapılan ihtarlar, işlem yapılmak üzere ilgili valiliğe bildirilir. (2) İlgili aile hekimi ve aile sağlığı elemanı, vali yardımcısının verdiği ihtara karşı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde valiye, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun verdiği ihtarlara karşı ise Bakanlık Müsteşarına itirazda bulunabilir. İtiraz mercileri otuz gün içinde itirazı inceleyerek karara bağlar ve kararı ilgilisine yazılı olarak bildirir. (3) Bir sözleşme dönemi içinde, verilen ihtar puanlarının yüz puana ulaşması hâlinde sözleşme vali tarafından sona erdirilir. (4) Sözleşmeleri ihtaren sona erdirilen aile hekimi ve aile sağlığı elemanları, bir yıl süreyle yeniden sözleşme imzalamak üzere talepte bulunamaz. (5) Bir sözleşme dönemi içinde ihtar puanlarının yüz puana ulaştığının, sözleşme dönemi sona erdikten sonra tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinde geçerli olan sözleşme sona erdirilir. (6) İhtarı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlem başlatılarak takip eden altı ay içerisinde sonuçlandırılır. İhtarı gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihtar verilmemesi hâlinde ihtar verme yetkisi zamanaşımına uğrar. " AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMASINDA UYGULANACAK İHTAR PUANI CETVELİ Sıra No İHTAR UYGULANACAK FİİL İHTAR PUANI 1 Çalışma saatleri planına uymamak 5 2 Afiş ve duyuruları usulüne uygun şekilde asmamak 5 3 Aile sağlığı merkezi içi yönlendirme tabelalarının ve aile sağlığı merkezi dış tabelalarının usulüne uygun olmaması 5 4 Mesai saati içinde ilaç firma temsilcilerini aile sağlığı merkezi içinde kabul etmek 5 5 Mesleki beyaz önlük veya forma giymemek 5 6 İzinsiz işe gelmemek (işe gelmediği her gün için) 10 7 Görevleri ile ilgili kayıtları düzenli tutmamak veya müdürlük ya da Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bildirmemek 10 8 Kayıtlı kişilerin kişisel sağlık kayıtlarını devretmemek 10 9 Aile sağlığı merkezinin tıbbi donanım eksiğini on gün içinde gidermemek (eksik olan her malzeme için) 10 10 Verilen eğitimler için belirlenmiş devamsızlık sürelerini aşmak 10 11 Miadı geçmiş ilaç bulundurmak 10 12 Yeşil ve kırmızı reçeteleri bulundurmamak 10 13 Yeşil ve kırmızı reçeteye tabi ilaçları usulüne uygun muhafaza altına almamak 10 14 Tüberküloz hastalarının doğrudan gözetim tedavisini yapmamak veya yapılmasını sağlamamak 10 15 Evde sağlık hizmetlerinden görevi olan kısımları yapmamak 10 16 Gezici/yerinde sağlık hizmetlerini aksatmak veya planına uymamak 10 17 Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmamak 10 18 Aile sağlığı merkezinin asgari fiziki şartlarını ve teknik donanımlarını on gün içinde uygun hale getirmemek (her bir eksiklik için) 10 19 Performansa tabi olmayan koruyucu hekimlik uygulamalarında verilen görevleri yerine getirmemek 10 20 Performansa tabi aşılardan her birinin aşılama hızlarını mücbir sebepler veya ihbar düzenlenen haller dışında, %90'ın altına düşürmek 10 21 Miadı geçmiş ilaç ve/veya aşı bulundurmak 15 22 Kusurlu olarak kişisel sağlık kayıtlarının güvenliğini sağlamamak 20 23 Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine uymamak 20 24 Denetimlerde işbirliği yapmamak ve/veya istenilen verileri ibraz etmemek ve/veya gerçek dışı beyanda bulunmak 20 25 Mevzuatına göre mal bildiriminde bulunmamak 20 26 Performansa tabi gebelik izlem oranlarının mücbir sebepler veya ihbar düzenlenen haller dışında, %90'ın altına düşürmek 20 27 Koruyucu hekimlik uygulamalarından bebek-çocuk takip oranlarının mücbir sebepler veya ihbar düzenlenen haller dışında, %90'ın altına düşürmek 20 28 Soğuk zincir kurallarına uymamak veya soğuk zincir kırılmasına sebebiyet vermek 20 29 İlgili mevzuat hükümlerince hasta haklarına ve/veya hasta mahremiyetine uymamak 20 30 Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak 20 31 İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek 20 32 Mesai dışı hizmet ve/veya nöbete mazeretsiz gelmemek 20 33 Kasıtlı olarak kişisel sağlık kayıtlarının güvenliğini sağlamamak 50 34 Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek 50 35 Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek 50 İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler. Anayasa'nın 128. maddesinin, 2. fıkrasına göre de memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. 09/12/2004 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun yayımlandığı tarihteki haline göre 8. maddesinde, "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta idi. TBMM üyeleri tarafından, Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinin ''...ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,...'' düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, aynı Kanun'un başka maddeleri ile birlikte öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu fıkraya ilişkin dava reddedilmiştir. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinde sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesine, 14. maddesinde sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesine ilişkin hususlar düzenlenirken, Yönetmelik'in ekinde de Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveline yer verilmiştir. Bu Yönetmelik'in yürürlükte olduğu dönemde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin yahut kendilerine ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda kendileri hakkında uygulanan ve disiplin cezası niteliğinde olan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmemesi sebebiyle davalı idarelerce Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin disipline yönelik hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiş, yargı mercilerince de sözleşme feshi ve ihtar puanlarına karşı açılan davalarda anılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yargı denetimi yapılmıştır. 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'yle önceki yönetmelik yürürlükten kaldırılmış, yeni Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine Dairemizin 2021/17470 sayılı Esasında kayıtlı dava dosyasında 28/12/2021 tarihinde verilen kararla; Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra on yılı aşkın süre geçmesi nedeniyle önceki ve sonraki olmak üzere her iki Yönetmelik'in de dayanağını oluşturan 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan anılan düzenlemenin, Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararla; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8/2 maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup, bu karar uyarınca, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresi, anılan Kanun maddesinden kaldırılmıştır. DAVA KONUSU DÜZENLEMELERİN İNCELENMESİ : 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. maddesi ile Yönetmelik'in ekinde yer alan "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli"nin iptali istemi yönünden; Yukarıda belirtildiği üzere, Yönetmelik'in dayanağı 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesi Anayasa Mahkemesince hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş ise de; 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin 28. maddesi ile 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin yürürlükten kaldırıldığı, anılan Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenlemeler yürürlükte olmadığından, anılan düzenlemelerin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. DAVA KONUSU BİREYSEL İŞLEMLERİN İNCELENMESİ : Aile hekimi olarak görev yapan davacının “İş arkadaşları veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da bunları tehdit etmek” ve “Mesleki ve Etik Kurallar Bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak” fiillerini ikişer kez işlediğinden bahisle toplam seksen (80) ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin 15/10/2015 günlü işlemlerin iptali istemi yönünden; Anayasa Mahkemesince, bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun görülemeyeceğinden, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen kanun hükmünün, yargı yerlerince uygulanamayacağı açıktır. Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural ise iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasını veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup, bu kuralın mutlak anlamda uygulanması, Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan ''Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi (itiraz)'' yolunu hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz bırakacaktır. 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin yasal dayanağı hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinden, bu Yönetmelik hükümleri uyarınca tesis edilen ihtar puanı cezalarında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Nitekim; 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in dava konusu 14. maddesi uyarınca verilen ihtar puanı nedeniyle yapılan başvurular üzerine Anayasa Mahkemesince 22/11/2022 günlü, 2017/16800 başvuru numaralı; 01/03/2023 günlü, 2017/14821 başvuru numaralı kararlarda, '' ... yasal düzeyde belirlemeyen ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını yeterli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımayan Yönetmelik'te yer alan düzenlemeye dayanan müdahalelerin kanuni dayanağının bulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir ... '' gerekçesiyle ihlal kararları verildiği görülmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. maddesi ile Yönetmelik'in ekinde yer alan "Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli"nin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla; 2. Davacının toplam seksen (80) ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin 15/10/2015 günlü işlemlerin İPTALİNE oyçokluğuyla; 3. Aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından yatırılan ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine; 4. Kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen...-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/12/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : 09/12/2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun (Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkındaki Kanun) yayımlandığı tarihteki haline göre 8. maddesinde; "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta idi. TBMM üyeleri tarafından, Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinin “...ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,...” düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, aynı Kanun'un başka maddeleri ile birlikte öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu düzenlemeye ilişkin dava reddedilmiştir. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesine; 14. maddesinde, sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesine ilişkin hususlar düzenlenirken, Yönetmelik'in ekinde de Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli yer almıştır. Bu Yönetmelik'in yürürlükte olduğu dönemde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin yahut kendilerine ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, kendileri hakkında uygulanan ve disiplin cezası niteliğinde olan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmemesi sebebiyle davalı idarece Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin disipline yönelik hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiş, yargı mercilerince de sözleşme feshi ve ihtar puanlarına karşı açılan davalarda anılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yargı denetimi yapılmıştır. 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ile Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış, yeni Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2 maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine Dairemizin 2021/17470 sayılı esasında kayıtlı dava dosyasında; 5258 sayılı Kanun'un 8/2 maddesinde yer alan anılan düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararla; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8/2 maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. İdari işlemlerin, yargı kararı ile aksi belirlenene kadar hukuka uygun kabul edilmesi, hukuka uygunluk karinesi olarak ifade edilmektedir. Bireysel işlemler gibi düzenleyici işlemler de hukuka aykırılıkları yargı kararı ile tespit edilinceye kadar hukuka uygunluk karinesinden yararlanırlar ve yürürlükte kalmaya devam ederler. Bir kısım TBMM üyesi tarafından, 5258 sayılı Kanun'un bazı maddeleri ile birlikte 8/2 maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin de Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesince 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararla bu düzenlemeye ilişkin davanın reddedilmesi karşısında, 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümleri hukuka uygun kabul edilerek, bu hükümlere göre tesis edilen bireysel işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinin anılan Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlıkta da (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümlerine dayanılarak tesis edilen bireysel işlemler bakımından davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyu ile bireysel işlemlerin iptali yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Dava konusu edilen Yönetmelik maddesinin dava devam ederken başka bir yönetmelikle değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılmasının, eldeki davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece düzenleyici işleme yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum.