Başvuru, gözaltına alınmayla başlayıp tutuklanma ve ceza infaz kurumuna getirilme sürecinde de devam eden işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkindir.
Başvuru, gözaltına alınmayla başlayıp tutuklanma ve ceza infaz kurumuna getirilme sürecinde de devam eden işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/7/2013 tarihinde Adana Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 26/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığına (Bakanlık) başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş, başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 5/8/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvuruculara 28/8/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucular, karşı beyanlarını 4/9/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru dilekçesi ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla temin edilen ve Adana Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/479, Adana Çocuk Mahkemesinin E.2013/50 sayılı dosyalarındaki bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: İşkence ve kötü muamele iddialarına konu fiillerin işlendiği 6/12/2009 tarihinde 16 yaşında olan başvurucular, Adana’da ikamet etmektedirler. 6/12/2009 tarihinde saat 30 sularında Adana ili Barbaros Mahallesi’nde yaklaşık 30 kişilik bir grup toplanarak PKK Terör Örgütü liderinin serbest bırakılması için ateş yakıp yolu trafiğe kapatmışlardır. Başvurucular olay yerinde yakalandıktan sonra haklarında “terör örgütünün propagandasını yapma, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, kasten yaralama ve mala zarar verme” suçlarından Adana Cumhuriyet Başsavcılığının (Savcılık) S.2009/971 sayılı dosyasında soruşturma başlatılmıştır. Başvurucuların da aralarında bulunduğu 13 şüpheli hakkında Başsavcılığın 11/2/2010 tarihli ve S.2009/971, E.2010/84 sayılı iddianamesiyle atılı suçlardan kamu davası açılması üzerine Adana Çocuk Mahkemesinin E.2013/50 sayılı dosyasında yargılama yapılmıştır. Başvurucular vekili Av. Tugay Bek; başvurucuların gözaltına alınmaları, tutuklanmaları ve ceza infaz kurumuna götürülmeleri sırasında polis memurlarının; ceza infaz kurumuna girdikten sonra da jandarma ve infaz koruma memurlarının işkence ve kötü muamelesine maruz kaldıkları iddiasıyla 14/12/2009 tarihinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Şüpheli kamu görevlileri hakkında Savcılığın S.2009/65374 sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatılmıştır. Savcılığın 16/2/2010 tarihli ve S.2009/65274, E.2010/4345 sayılı iddianamesi ile sekiz polis memuru hakkında kamu görevi sırasında kasten yaralama ve hakaret suçlarından Adana (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Adana Sulh Ceza Mahkemesi, yaralama eyleminin 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinde düzenlenen işkence suçunu oluşturduğundan bahisle 25/10/2010 tarihli ve E.2010/418, K.2010/1270 sayılı görevsizlik kararı ile dosyayı Adana Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesi, 15/9/2011 tarihli ve E.2010/479, K.2011/309 sayılı kararla tüm sanıkların beraatine hükmetmiştir. Beraat hükmünün, başvurucular vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 15/10/2012 tarihli ve E.2012/25723, K.2012/3078 sayılı ilamı ile hüküm onanarak kesinleşmiştir. 4/7/2013 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 5237 sayılı Kanun’un “Kasten yaralama” kenar başlıklı maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:“(2) (Ek fıkra: 5328 sayılı Kanun’un maddesi) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.(3) Kasten yaralama suçunun; a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,e) Silahla,işlenmesi hâlinde, şikayet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.” 5237 sayılı Kanun’un “İşkence” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Madde 94 - (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Suçun;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla,İşlenmesi hâlinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır. (5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.” 5237 sayılı Kanun’un “Hakaret” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (4) numaralı fıkraları şöyledir:“(1)(8/7/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanun’la değişik) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir. …(4) (8/7/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanun’la değişik) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.”