10. Hukuk Dairesi 2024/6480 E. , 2024/7540 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2398 Esas, 2023/3556Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 57. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/61 Esas, 2023/113 Karar Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi…
**10. Hukuk Dairesi 2024/6480 E. , 2024/7540 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2398 Esas, 2023/3556Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 57. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/61 Esas, 2023/113 Karar Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin murisinin iş kazasında vefat ettiğini, kazanın meydana gelişinde davalı işverenin kusurlu olduğunu ileri sürerek eş ... için 1.490.658,76 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, çocuk ... için 228.681,28 TL maddi, 125.000,00 TL manevi, çocuk ... için 354.136,02 TL maddi, 125.000,00 TL manevi, anne ... için 288.018,52 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, kardeşler ..., ... ve ... için 100.000,00’er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle kazanın meydana gelişinde davalının %100 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacılar eş, çocuklar ve annenin maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı kardeşler lehine 50.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle müteveffanın ücretinin hatalı hesaplandığını, bordrolardaki ücret miktarının esas alınması gerektiğini, kaldı ki eksik bordrolar ile emsal işçiye ait bordrolar celbedilmeksizin karar verilmesinin de hatalı olduğunu, son ücretin asgari ücrete oranlanması ile yapılan hesaplamanın farazi olduğunu, dava konusu olayda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kesinlik içermeyen tespitler barındıran raporlarla yetinildiğini, werner tezgahı ile harmanlama tezgahının temelde aynı işlemi yapabilecek iki teknik ekipman olduğunu, meydana gelen durumun üretim teknolojisinden dolayı işin doğasında olan önlenemez bir risk olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca bakiye ömür hesabı yapılırken PMF yaşam tablosu esas alınması gerekirken TRH yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hesap raporuna esas ücretin bordrolarda belirtilen ücretten daha fazla olduğunu, tüm bordroların celbi gerektiğini, en azından kazalı işçinin işini yapan emsal işçi ücretlerini gösterir bordroların müvekkil şirkete müzekkere yazılarak celp edilmesi gerektiğini, karara esas alınan raporda müteveffanın son ücretinin asgari ücrete oranlanmasıyla yapılan hesabın farazi bir hesap olduğunu, yerel mahkemenin emsal işçi bordrolarına ilişkin bir inceleme yapmayarak yargılamanın eksik tamamlanmasına sebep olduğunu ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, TRH yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkiline %100 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, somut olayda kaza ve müvekkili şirketin eylemleri arasında uygun illiyet bağı kurulamadığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, davaya konu olayda; hukukun temel ilkeleri uyarınca ve müvekkilinin kusuru bulunduğunu asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir kusur dağılımı yapılacak ise; kazanın ne şekilde meydana geldiği tespit edilemediğinden Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda “kaçınılmazlık ilkesi” gereğince müvekkili kuruma %60, müteveffaya %40 oranında kusur yüklenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme a. Davalı vekilinin davacı çocuk ...'in maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin diğer taleplerinin yanında davacı çocuk ... yönünden 228.681,28 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince adı geçen davacı çocuğun maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 24.10.2023 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davalının istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, davacı çocuk ...'in kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b. Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle temyiz edenin sıfatına temyizin kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, 24.05.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında davacılar murisi sigortalının vefat ettiği, kazanın meydana gelişinde davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğu, iş yerinde toplu iş sözleşmesi uygulandığı ve davacılar murisinin sendikalı olduğu için toplu iş sözleşmesinden yararlandığı, mahkemece bir adet kök, bir de ek hesap raporu alındığı, 15.03.2022 tarihli kök hesap raporunda davacılar eş ve çocuklara bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin tenzil edilmediği, kök hesap raporu davacılar vekiline tebliğ edilmiş olmasına karşın süresinde herhangi bir itiraz edilmediği, bilinen (iskontosuz) dönemin değiştirilmesi suretiyle alınan 16.08.2022 tarihli ek hesap raporunda kurum ödemelerinin rücu edilebilecek kısımlarının tenzil edildiği, mahkemece ek hesap raporuna itibar edilerek sonuca gidildiği, her iki hesap raporunda toplu iş sözleşmeleri getirtilmeden son bordrodaki giydirilmiş brüt ücret, brüt asgari ücrete oranlanarak asgari ücretin 3,0428 katına isabet eden ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Elmadağ Barut Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin davadan çok önce 2003 yılında MKE Kurumu ile birleşerek ticaret sicilinden terkin edildiği, sonrasında bu şirketi devralan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'nun davanın açılmasından sonra 03.07.2021 tarihli ve 31530 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 7330 sayılı ... Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun ile sermayesinin tamamı Hazineye ait olan ve Millî Savunma Bakanlığının ilgili olduğu bir anonim şirkete dönüştürüldüğü, şirketin kuruluş ilanının 28.07.2021 tarih ve 10375 sayılı ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı anlaşılmaktadır. İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararlarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise öncelikle toplu iş sözleşmesine ve işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Öte yandan 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir. Somut olayda, davalının ticaret ünvanı ... Endüstrisi Anonim Şirketi olduğu halde İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında ... Elmadağ Barut Sanayi ve Tic. A.Ş. olarak gösterilmesi hatalı olduğu gibi toplu iş sözleşmeleri celp edilmeden son bordro üzerinden ücret tespit edilmek suretiyle hesaplama yapılması yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş kazadan 31.12.2022 tarihine kadar iş yerinde uygulanan tüm toplu iş sözleşmelerini celp ederek kaza ile ile bu tarih arasında müteveffanın aldığı ücreti toplu iş sözleşmelerine göre ay ay belirledikten sonra, bu ücretler üzerinden bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmeksizin 15.03.2022 tarihli kök hesap raporundaki gibi kabul edilmesi gerektiğini gözeten yeni bir hesap raporu almak, davacılar eş, çocuk ... ve anne ...'nin maddi zararlarını bu şekilde belirlemek, davalının ticaret ünvanının değiştiğini, karar başlığında bu yeni ünvanın yazılı olması gerektiğini dikkate alıp usuli kazanılmış hakları da göz önünde bulundurmak suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin davacı çocuk ...'in maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE; 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.