11. Hukuk Dairesi 2023/4055 E. , 2024/7227 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1434 Esas, 2023/589 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1156 E., 2022/260 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli davalılar vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4055 E. , 2024/7227 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1434 Esas, 2023/589 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1156 E., 2022/260 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli davalılar vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.10.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılardan ... vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların dava dışı ... Teknik Mühendislik Tahaahüt Tic. Ltd. Şti.'nde eşit paya sahip olduklarını ve her üçünün de şirket müdürü yetkisi bulunduğunu, müvekkili müdürler kurulu başkanlığı yapmakta iken davalıların kendi aralarında anlaşarak usulsüz işlemlerle şirketin içini boşaltma yoluna gittiklerini, müvekkilinin müdürler kurulu başkanlığı ve imza yetkisini 12.10.2017 tarihli ortaklar kurulu adı altında bir karar ile usulsüz şekilde kaldırdıklarını, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1057 E. sayılı dosyasında genel kurul kararı aleyhine iptal ve butlan davaları açıldığını, davalı ...'nun hisselerini davalı ...'e devrettiğini, Mahkemece tedbir kararı verilmeden davalıların şirketin içini boşalttıklarını, davalı ...'in 22.12.2017 tarihinde acele şekilde şirkete ait olan ve davanın konusunu teşkil eden 3 adet taşınmazı eski ortak ...'na devrettiğini, bu işlemlerin muhasebe kayıtlarının ise 03.10.2017 tarihli olarak geriye dönük işlendiğini, gayrimenkullerin satış işleminin 1/3 fiyatının da altında yapıldığını, satış bedelinin de devralan davalı ...'nun şirketten alacağı olan tutara denk getirilmeye çalışıldığını, işleminin muvazaalı ve batıl olduğunu ileri sürerek dava konusu şirkete ait olan 3 taşınmazın satışına ilişkin işlemlerin muvazaa nedeniyle iptaline, taşınmazların tapuda dava dışı şirket adına tesciline karar verilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü vd. maddeleri gereğince davalıların şirkete verdiği zarardan dolayı sorumluluklarına istinaden devir bedeli ile taşınmazların gerçek değeri arasındaki farkın dava dışı şirkete davalılar tarafından müteselsilen ödenmesine dair şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, 17.10.2017 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının müdürlük yetkilerine son verildiğini, davacı tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1024 E. sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine açılan sorumluluk davasının derdest olduğunu, dava konusu taşınmazların muvazaalı olarak ve bedelinin çok altında bedelle devredildiğine dair delil sunulmadığını, tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava dışı ... Teknik Müh. Taah. Tic. Ltd. Şti.'nin 12.10.2017 tarihli ortaklar kurul kararı ile davacının müdürlük yetkisinin kaldırılmasına ve şirket ortaklarından ...'nun hisselerini ...'e devrederek ortaklıktan ayrılmasına karar verildiği, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1057 E. sayılı dosyasında 12.10.2017 tarihli 74 sayılı ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilip anılan kararın Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı Kanun'un 395, 619, 620 ve 644 üncü maddeleri de nazara alındığında davalı ...'nun ortaklık ve müdürlük sıfatının devam ettiği, bu durumda tapuda satış yapıldığı tarihte şirketle işlem yasağının mevcut olduğu, gayrimenkullerin devir tarihinde sonradan yok hükmünde kabul edilen genel kurul kararına göre yetkili müdür olarak atanan ...'in müdürlüğüne ilişkin genel kurulun da yok hükmünde olması sebebiyle diğer davalıya yaptığı satış işleminin yetkisiz temsilci sıfatıyla yapıldığı ve bu nedenle de satışın geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile dava dışı ... Teknik Mühendislik Taahhüt Tic. Ltd. Şti. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı şirkete ait dava konusu taşınmazların satışı öncesinde 12.10.2017 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların 6102 sayılı Kanun'un 617, 621 ve 624 üncü maddeleri uyarınca yok hükmünde olduğuna dair Mahkeme kararının kesinleştiği, satış işleminin yetkisiz temsilci sıfatıyla yapılmış olması nedeniyle taşınmaz satışına ilişkin hukuki işlemlerin bağlayıcı olduğundan söz edilemeyeceği, davalıların iyi niyetle iktisap savunmasında bulunamayacağı, bu durumu bilecek durumda oldukları, davalılar vekili taşınmazların değerine ilişkin alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, raporun yeterli olmadığını ileri sürmüş ise de Mahkemece terditli olarak açılan işbu davada, davacının birinci talebi olan tapu iptali ve tescili talebi kesinleşen Mahkeme kararına istinaden kabul edildiğinden ve kabul kararında taşınmaz bedeli sonuca etkili olmadığından değerlendirilmesinde hukuki yarar görülmediği, davalıların ihtiyati tedbir ve davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı limited şirketin taşınmazlarının davalı şirket müdürü tarafından diğer davalı eski şirket ortağına gerçek değerinin altında, kötü niyetli ve muvazaalı olarak satıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili, olmadığı takdirde şirketin zararının tespiti ile şirkete ödenmesi taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 617, 619, 620, 621, 624 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek değerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.