11. Hukuk Dairesi 2019/2469 E. , 2020/2047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2017 tarih ve 2016/405 E. - 2017/501 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 22/03/2019 tarih ve 2018/943 E. - 2019/319 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi dav
**11. Hukuk Dairesi 2019/2469 E. , 2020/2047 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2017 tarih ve 2016/405 E. - 2017/501 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 22/03/2019 tarih ve 2018/943 E. - 2019/319 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin mor renk kombinasyonlu “Seredite” farmasötik ürününün 1998 yılından beri piyasada olduğunu, mor renk kombinasyonlu solunum cihazının müvekkili GSK ile özdeşleştiğini, 556 sayılı KHK'nın 7/1-a,c kapsamında müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, mor renk kombinasyonunun solunum cihazı üzerinde ilk defa müvekkili tarafından kullanıldığını, burada tescil edilmek istenenin ürünün şekli değil morun iki tonuna ilişkin kombinasyon olduğunu, mor rengi içeren başvurularının OHIM tarafından kabul edildiğini ancak başvurulara karşı hükümsüzlük davaları açıldığını, solunum cihazlarında belli bir rengin kullanılmasının zorunlu olmadığını ve çeşitli renklerin kullanılmakta olduğu, feri müdahil Deva’nın mavi renkli solunum cihazını mor renkte kullanmasından öncesine kadar solunum cihazında mor rengini kullananın sadece müvekkili olduğunu, başvurunun kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, Avrupa ülkelerinde yapılan araştırma sonucunda doktor ve eczacıların çoğu açısından markanın ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek marka başvurusunun reddi yönündeki TPMK YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil DEVA HOLDİNG A.Ş. vekili, rengin ticari kaynak belirten bir faktör olamayacağını, renklerin inhaler açısından bir tek teşebbüse verilmesinin hastalar nezdinde karışıklığa neden olacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuruya bakıldığında renklerin 05 ve 10. sınıftaki başka bir mala nasıl uygulanacağını öngörmenin oldukça güç olduğu, zira markanın renk kodlarıyla açıklanmış bir renk markası olduğunu, figüratif bir marka için yapılmadığını gösterdiğini, başvurunun marka görselindeki şekil ile sınırlı olarak yapılmayarak, 05 ve 10. sınıf kapsamında kullanılmak üzere renkler için yapıldığı, markaya bakan için neyin korunduğunu kestirebilmenin çok zor bulunduğu, “solunum ile ilgili cihazlar” ve “solunum ile alakalı ilaçlar” emtiası için başvurulan renk kombinasyonunun ayırt edici olmadığı, davacının marka başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 5. maddesine uygun bir işaret olmadığı ve 7/1-a maddesi anlamında tescil engeli bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 7/son maddesinin şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.