12. Ceza Dairesi 2023/4205 E. , 2024/4175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2885 - 2023/368 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun
**12. Ceza Dairesi 2023/4205 E. , 2024/4175 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2885 - 2023/368 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2015/1206 Esas, 2020/507 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Karara karşı temyiz dışı bazı sanıklar ve sanık müdafiileri ile katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.07.2021 tarihli ve 2020/3452 Esas, 2021/2353 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/74 Esas, 2022/391 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,Sakarya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2022/2873 Esas, 2023/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 303 ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca gereğince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yerine; "1-Sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,", ibarelerinin yazılması, suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Her ne kadar sanık hakkında birinci derece doğal sit alanına iskele yapmak sureti ile üzerine atılı 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de; sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş, söz konusu iskeleyi yaklaşık 40 yıl önce yaptığını 2-3 yıl önce de onarım yaptığını beyan etmiştir. Bilirkişi raporunda da söz konusu iskelenin sanık savunması ile uyuşur şekilde 25 yıllık olduğu, ancak 2018 yılından sonra esaslı onarım yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar istinaf bozma ilamında eski tarihli hava fotoğrafları ile karşılaştırılma yapılması istenilmiş ise de; bilirkişi raporlarına da yansıyan ortorofo haritası ve fotoğraflarda alanın ağaçlık olması ve iskelelerin ağaçlar neden ile görülmemesi nedeni ile bu hususta kesin bir tespit yapılamamış, bu kapsamda; iddianame sonrası yapılan faaliyetlerin dava konusu olmadığı, davaya konu iskeleyi ise; eskime oranı ve genel durumu itibariyle, sanığın söz konusu iskelenin bulunduğu yerin doğal sit alanı ilan edilmesi kararından sonra yaptığına ilişkin kesin bir delil elde edilememesi nedeniyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile beraatine karar verilmiştir." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince sanığın 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan beraatine dair karar verilmiş ise de; sanığın üzerine atılı suçun suç tarihinin gerekçeli kararda 2014 yılı olarak belirtilse de yapılan keşifler sonucu alınan bilirkişi raporlarına göre suça konu iskelenin yaklaşık 25 yıl önce yapılmış olduğunun belirtildiği, 2863 sayılı kanun 65/1 maddesinde düzenlenen suçun ani hareketli suç tiplerinden olup inşai ve fiziki müdahalenin gerçekleştirilmesiyle suçun tamamlandığı, sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 maddesinde belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi olup bu süre ilk derece mahkemesinin karar tarihinden önce dolduğu anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf talebi bu sebeplerle yerinde ise de; bu aykırılıklar CMK'nın 303 ve 280/1-c maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan istinaf yoluna başvurulan Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/04/2022 tarih ve 2022/74 (E) ve 2022/391 (K) sayılı ilamının tamamen kaldırılmasına, yerine, sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir." Ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesince kararda " Benzer konuda Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15/05/2013 tarih ve 2012/27416 E- 2013/13727 K sayılı ilamında belirtildiği üzere; mahkemece icra edilen keşifte, dava konusu sit alanı içerisinde iddianame anlatımında yer almayan 3-4 yıl önce yapılmış kulübenin mevcut olduğu ve yine var olan iskelenin 3-4 yıl önce kazıklarının değiştirildiğinin belirlendiği anlaşılmış olup, söz konusu uygulamalar ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde gereğinin takdir ve ifasının mümkün olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;" tespitlerine yer verildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE VE KARAR Dosya kapsamında mevcut 22.04.2022 havale tarihli inşaat bilirkişi raporunda yer verilen ve dava konusu edilmeyen yeni aykırılıklar ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde gereğinin takdir ve ifasının mümkün olduğu kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde; 22.04.2022 havale tarihli inşaat bilirkişi raporunda, suça konu iskelenin 2018 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen tespitlere göre yaklaşık 25 yıl önce yapılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, suç tarihinin "1993" olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 1993 yılından itibaren 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK’nın 66. ve 67. maddeleri uyarınca yasada öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de; netice itibariyle zamanaşımı nedeniyle düşme yönünde hüküm tesisi yerinde görüldüğünden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.