Ceza Genel Kurulu 2014/122 E. , 2014/231 K. "" Mahkemesi : ADANA 5. Ağır Ceza Günü : 08.11.2013 Sayısı : 388-450 Davacı S.. Ü..'ün haksız tutuklanma sonucu uğramış olduğu zarar nedeniyle 4.000 Lira maddi ve 5.000 Lira manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı M.. H..nden tahsili talebine yönelik davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine ilişkin, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.02.2012 gün ve 404-44 sayılı hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilme…
**Ceza Genel Kurulu 2014/122 E. , 2014/231 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ADANA 5. Ağır Ceza Günü : 08.11.2013 Sayısı : 388-450 Davacı S.. Ü..'ün haksız tutuklanma sonucu uğramış olduğu zarar nedeniyle 4.000 Lira maddi ve 5.000 Lira manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı M.. H..nden tahsili talebine yönelik davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine ilişkin, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.02.2012 gün ve 404-44 sayılı hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 25.06.2013 gün ve 11522-17345 sayı ile; "...Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21.04.1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyecektir. İncelemeye konu olan dosya kapsamına göre, tazminat talebine dayanak teşkil eden mahkeme hükmünün kesinleştiği tarihin ve kesinleşmiş beraat hükmünün bizzat davacıya tebliğ edilip edilmediğinin anlaşılmaması karşısında öncelikle, dayanak dosyanın kesinleştiği tarih ve kesinleşmiş beraat hükmünün bizzat davacıya tebliğ edilip edilmediği araştırılarak şayet tebliğ edilmemişse, tazminat davasının 10 yıllık süre içinde açıldığı kabul edilip taleple ilgili bir karar verilmesi yerine reddine karar verilmesi ” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 08.11.2013 gün 388-450 sayı ile;