TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR LATİFE AKYÜZ BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/50822) Karar Tarihi: 7/9/2021 Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 1BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Denizhan HOROZG İL Başvurucu : Latife AKYÜZ Vekili : Av. Oya Meriç EYÜBO ĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bir grup akademisyen taraf ından yay ımlanan bir bildiriye im
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR LATİFE AKYÜZ BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/50822) Karar Tarihi: 7/9/2021 Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 1BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Denizhan HOROZG İL Başvurucu : Latife AKYÜZ Vekili : Av. Oya Meriç EYÜBO ĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bir grup akademisyen taraf ından yay ımlanan bir bildiriye imza veren başvurucunun yurt d ışına ç ıkmas ının yasaklanmas ı sonucu yurt d ışındaki akademik birtak ım olanaklardan yararlanamamas ı nedeniyle özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 4/10/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 2A. Arka Plan Bilgisi 9. Anayasa Mahkemesi ba şvurucunun imza verdi ği bildiriye ili şkin arka plan bilgisinin detaylar ına daha önce Zübeyde Füsun Üstel ve di ğerleri ([GK], B. No: 2018/17635, 26/7/2019, 9-14) karar ında yer vermi ştir. B. Somut Olaya İlişkin Bilgiler 10. Başvurucu, ba şvuru tarihinde Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde yard ımc ı doçent öğretim üyesi olarak görev yapmaktad ır. 11. Başvuruya konu bildirinin yay ımlanmas ından sonra ba şvurucu hakk ında terör örgütünün propagandas ını yapma ve Türk milletini, Cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen a şağılama suçlar ından Düzce Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca soruşturma başlatılm ış, ev ve i şyerinde arama yap ılm ış, yakalama emri ç ıkar ılm ış ve başvurucu 15/1/2016 tarihinde gözalt ına al ınm ıştır. Düzce Cumhuriyet Ba şsavc ılığı ifadesini ald ıktan sonra başvurucuyu tutuklama istemiyle Düzce Sulh Ceza Hâkimli ğine sevk etmi ştir. Düzce Sulh Ceza Hâkimli ği 15/1/2016 tarihinde ba şvurucunun sorgusunu yaparak tutuklanmas ı istemini reddetmi ş ve yurt d ışına ç ıkışının yasaklanmas ı suretiyle adli kontrol alt ına alınmas ına karar vermi ştir. Karar ın ilgili k ısm ı şu şekildedir: "Şüpheli savunmas ı, dosyada mübrez 'bu suça ortak olmayaca ğız' başlıklı yaz ı içeriğinden at ılı suçlar ın işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunmakta ise de, delillerin toplanm ış olup karart ılma ve gizleme ihtimalinin bulunmamas ı, at ılı suçlar ın vas ıf ve mahiyetleri, soru şturman ın devam etmekte olu şu dikkate al ınarak tutuklama tedbirinin ölçülü olmayaca ğı kanaatine var ıldığından şüpheli hakk ında tutuklama talebinin reddi il e CMK.n ın 109. maddesi gere ğince adli kontrol alt ına al ınmas ına, Adli kontrol süresince; şüphelinin CMK 109/3-a maddesi gere ğince yurt d ışına çıkışının yasaklanmas ına, şüphelinin geçerli bir mazereti olmaks ızın adli kontro l hükümlerine uymad ığı takdirde tutuklanabilece ğinin ihtar ına (ihtar yap ıldı)..." 12. Başvurucu, adli kontrol karar ına karşı itiraz etmi ş ancak itiraz ı Bolu Sulh Ceza Hâkimliğince " atılı suçun niteli ği, dosya kapsam ı ve mahkeme adli kontrol karar ındak i gerekçeler yerinde " görülerek 2/2/2016 tarihinde reddedilmi ştir. 13. Düzce Cumhuriyet Ba şsavc ılığı 11/2/2016 tarihinde yetkisizlik karar ı vererek dosyay ı İstanbul Cumhuriyet Ba şsavc ılığına göndermi ştir. Başvurucu adli kontrol karar ının kald ırılmas ını talep etmi ş ancak talebi bu kez İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimli ğince "şüphelinin üzerine at ılı suçlar ın vas ıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, at ılı suçlar ın yasada ön görülen cezan ın alt ve üst s ınırı, şüphelinin üzerine at ılı suçlar ı işlediğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varl ığını gösteren " delillerin bulunmas ı gerekçeleriyle 11/5/2016 tarihinde reddedilmi ştir. 14. Başvurucu, İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimli ğinin bahse konu ret karar ına karşı 9/6/2016 tarihinde itiraz etmi ştir. Başvurucu itiraz ında; adli kontrol karar ı verilmesi için aranan şartlar ın olayda mevcut olmad ığını, yurt d ışı yasağı nedeniyle 2/5/2016-6/5/2016 tarihlerinde Paris Dauphine Üniversitesinde yap ılan ve konu şmac ı olarak ça ğrıldığı seminere kat ılamad ığını, ayr ıca Goethe Üniversitesinden post doktora ara ştırma bursu almaya hak kazand ığını, bu bursun 1/7/2016-30/6/2018 tarihleri aras ında kullan ılacağını ancak yurt d ışı Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 3yasağı nedeniyle e ğitimi ve kariyeri aç ısından önemli olan bu bursu kaybetme riski ile kar şı karşıya olduğunu, bunun kendisi aç ısından orant ısız sonuçlar do ğurduğunu belirtmi ştir. İtiraz ı inceleyen İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimli ği 14/6/2016 tarihinde " verilen kararda usul ve yasaya ayk ırı bir yön bulunmad ığı" gerekçesiyle itiraz ı reddetmi ştir. 15. Başvurucu 10/8/2016 tarihinde ayn ı gerekçelerle bir kez daha adli kontro l karar ının kald ırılmas ını talep etmi ş ancak talebi İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimli ğince " verilen adli kontrol kararlar ının usul ve yasaya uygun oldu ğu, kararlar ın gerekçelerine göre yerinde olduklar ı" gerekçesiyle 25/8/2016 tarihinde reddedilmi ştir. Başvurucu bu karara 9/9/2016 tarihinde itiraz etmi ş ancak itiraz ı İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimli ğince " karar ının usul ve yasaya uygun oldu ğu" gerekçesiyle 22/9/2016 tarihinde reddedilmi ştir. 16.İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimli ğinin karar ı başvurucuya 27/9/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 4/10/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. 17. Başvurucu hakk ında terör örgütünün propagandas ını yapma suçundan 4/1/2019 tarihinde kamu davas ı aç ılm ıştır. Düzce 1. A ğır Ceza Mahkemesi yapt ığı yarg ılama sonucunda Anayasa Mahkemesinin Zübeyde Füsun Üstel ve di ğerleri karar ına at ıf yaparak 12/9/2019 tarihinde ba şvurucunun at ılı suçtan beraatine hükmetmi ş, yurt d ışına ç ıkış yasağı adli kontrol tedbirinin ise karar kesinle şinceye kadar devam ına karar vermi ştir. Beraat hükmünün kesinle şmesiyle birlikte ba şvurucu hakk ındaki yurt d ışına ç ıkış yasağı adli kontrol tedbiri 25/9/2019 tarihinde kald ırılm ıştır. IV.İLGİLİ HUKUK 18. 4/12/2004 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) (Değişik f ıkra: 02/07/2012-6352 S.K./98.md.) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varl ığı halinde , şüphelinin tutuklanmas ı yerine adlî kontrol alt ına al ınmas ına karar verilebilir. (2) Kanunda tutuklama yasa ğı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ili şkin hükümle r uygulanabilir. (3) Adlî kontrol, şüphelinin a şağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülü ğe tabi tutulmas ını içerir: a) Yurt d ışına ç ıkamamak. ..." 19. 5271 say ılı Kanun'un 110. maddesinin (1) ve (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: "(1) Şüpheli, Cumhuriyet savc ısının istemi ve sulh ceza hâkiminin karar ı ile soruşturma evresinin her a şamas ında adlî kontrol alt ına al ınabilir. (2) Hâkim, Cumhuriyet savc ısının istemiyle, adlî kontrol uygulamas ında şüpheliy i bir veya birden çok yeni yükümlülük alt ına koyabilir; kontrolun içeri ğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya k ısmen kald ırabilir, de ğiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan baz ılar ına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir." Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 420. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM), al ınan bir tedbir sonucu bir kimsenin pasaport gibi bir seyahat belgesinden yoksun b ırak ılmas ın Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ne (Sözle şme) ek 4 No.lu Protokol'ün 2. maddesinde güvence alt ına al ınan serbest dolaşım özgürlü ğünün kullan ılmas ına yönelik bir müdahale olarak de ğerlendirmektedir (Baumann/Fransa, B. No: 33592/96, 22/5/2001, 62; Sissanis/Romanya , B. No: 23468/02, 23/1/2007, 63). Ancak A İHM, an ılan Protokol hükümlerinin Protokol'e taraf olmayan ülkeler ile ilgili davalarda uygulanamayaca ğına dikkat çekerek bu durumda serbest dola şıma ilişkin şikâyetlerin konu bak ımından Sözle şme'yle ba ğdaşmayacağına karar vermi ştir (Riener/Bulgaristan B. No: 28411/95, 11/4/1997, 2; Paşaoğlu/Türkiye , B. No: 8932/03, 8/7/2008, 41). 21. Öte yandan A İHM, Sözle şme'nin 8. madde hükümlerinin 4 No.lu ek Protokol'ün 2. maddesi ile de ğiştirilemeyece ğine dikkat çekerek Protokol maddesi hükmüyle 8. madde aras ında s ıkı bir bağ olduğunu kabul etmi ştir. Bu ba ğlamda AİHM; serbest dola şımın ve özellikle s ınır ötesi serbest dola şımın özel hayat ın geliştirilmesi aç ısından esas olarak değerlendirildi ği bir çağda, başka ülkede ailevi, mesleki ve ekonomik ba ğlara sahip ola n kişiler söz konusu oldu ğunda herhangi bir gerekçe göstermeksizin bu özgürlü ğü reddetmesinin Sözle şme'ye taraf devlet aç ısından yükümlülüklerin ciddi ihlalini te şkil edeceğini ifade etmi ştir (İletmiş/Türkiye, B. No: 29871/96, 6/12/2005, 50; Paşaoğlu/Türkiye, 42). 22. Bu ba ğlamda A İHM, Türkiye'nin ek Protokol'ü imzalamas ına rağmen onay sürecinin tamamlanmad ığını tespit etti ği iki karar ında serbest dola şım/seyahat özgürlü ğüne ilişkin şikâyetleri giri ş yap ılmak istenen ülkede ki şisel, ailevi ve ekonomik ba ğlar ın olmas ı ölçütünü uygulayarak özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında incelemi ştir. İletmiş/Türkiye (ayn ı kararda bkz. 8-15) karar ında eşi ve iki çocu ğu ile Almanya'da ikamet eden ve bu ülkede çal ışan başvurucu, Türkiye'ye ziyarete geldi ği sırada 1/3/1926 tarihli ve 765 say ılı (mülga) Türk Ceza Kanunu'nun 140. maddesinde düzenlenen yabanc ı ülkede millî menfaatlere zarar verici faaliyette bulunmak suçundan yürütülen soru şturma kapsam ında gözalt ına al ınm ış, ifadesi al ınarak serbest b ırak ılmas ına rağmen pasaportuna el konulmu ş, pasaportu ise on be ş yıl süren yarg ılama sonunda verilen beraat karar ı sonras ı iade edilmi ştir. 23. An ılan kararda; ba şvurucunun uzun süredir Almanya'da ya şadığı, tüm ailesinin ve işinin bu ülkede oldu ğu, dolay ısıyla gitmek istedi ği ülke ile s ıkı kişisel bağlar ının mevcut olduğu kabul edilerek pasaporta el konulmas ı ve uzun süre iade edilmemesi nedeniyle özel hayata sayg ı hakk ına müdahale edildi ği sonucuna var ılm ıştır. AİHM'e göre hiçbir geli şme göstermeden yarg ılama uzad ıkça ve ba şvuran aleyhine kan ıt yokluğu devam ettikçe önleyici tedbirin me şru amac ına bağlı yarar, zamanla a ğırlığını yitirecektir. Bu ba ğlamda AİHM, başvurucu hakk ında yurt d ışı ç ıkış yasağını öngören bir mahkeme karar ının mevcut olmad ığını, idari makamlar ın yasağı gerekçelendiremedi ğini belirttikten sonra al ınan tedbirin belirsiz bir şekilde uzun süre devam ettirilmesinin kaç ınılmaz sosyal bir ihtiyaç olmad ığı ve izlenen müdahalenin Sözle şme'nin 8. maddesinde verilen amaçlarla orant ılı olmad ığı sonucuna ula şmıştır (İletmiş/Türkiye, 42-50). 24.Paşaoğlu/Türkiye karar ında ise ba şvurucu, e şi ve çocu ğuyla Yunanistan'da ikamet etmektedir. Ba şvurucunun 18/10/1999 y ılında yapt ığı pasaport süre uzat ım talebi Selanik Ba şkonsoloslu ğu taraf ından ülke güvenli ği aç ısından sak ıncal ı olduğu gerekçesiyle hakk ında düzenlenen tahdit fi şi nedeniyle reddedilmi ştir. AİHM; öncelikle ba şvurucu hakk ında uygulanan idari tasarrufun bir ceza mahkûmiyeti ya da ceza soru şturmas ından kaynaklanmad ığını, İçişleri Bakanl ığı taraf ından düzenlenen tahdit fi şine dayand ığını tespit Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 5etmiştir. AİHM; önleyici tedbirlerin me şru amac ına bağlı yarar ın zamanla a ğırlığını yitirebilece ğini, dört y ılı aşkı bir süre devam eden idari süreç boyunca ba şvurana yöneltilen iddialarla ilgili bir ithamda bulunulmad ığını vurgulayarak gizli bakanl ık verilerine dayanan belirginlikten yoksun tedbirin uzun süre devam ettirilmesinin ba şvuran ın hayat ında yol açt ığı belirsizlik ve sars ıntının hesaba kat ılmas ı gerektiğini ifade etmi ştir (Paşaoğlu/Türkiye , 44-48). 25. Son olarak A İHM'in Parmak ve Bak ır/Türkiye (B. No: 22429/07 ve 25195/07, 3/12/2019) karar ında ikinci ba şvuran, hakk ında uygulanan yurt d ışına ç ıkış yasağı tedbirinin haks ız olduğundan ve bunun sonucunda özel hayat ına yap ılan müdahalenin orant ısız olduğundan şikâyet etmi ştir. İkinci başvuran ayr ıca, yakalanmadan önce tüm hayat ı boyunca Almanya da kald ığını ve Türkiye de kendini idame ettirecek bir geliri, ikameti veya sa ğlık güvencesi olmad ığını belirtmiştir. Somut davada A İHM; seyahat yasa ğının ikinci ba şvurana, tutukluluk yerine önleyici tedbir olarak 21/1/2003 tarihinde tahliye edilmesinin ard ından konulduğunu ve cezas ını çektikten sonra talebi üzerine 24/6/2009 tarihinde kald ırıldığını tespit etmi ştir. AİHM; ikinci ba şvuran ın yarg ılama süresince, her defas ında söz konusu tedbirin yerle şik bulundu ğu Almanya yla olan ki şisel ve mesleki ba ğlar ını sürdürmesine engel oldu ğunu belirterek ve kefalet gibi daha uygun bir tedbir uygulamas ını isteyere k yasağın kald ırılmas ı talebiyle yerel mahkemelere yedi kez ba şvuruda bulundu ğunu ancak mahkemelerin her defas ında, devam eden k ısıtlaman ın belirli bir zaman ın geçmesinden sonra davan ın kendine özgü ko şullar ında halen orant ılı olup olmad ığını değerlendirmeksizin sadece yarg ılaman ın bulundu ğu aşamaya işaret etmek suretiyle bu ba şvurular ı incelememi ş ya da onlara bir yan ıt vermemi ş olduğunu ifade etmi ştir (Parmak ve Bak ır/Türkiye , 93). 26. An ılan kararda A İHM; bir bireyin seyahat özgürlü ğü üzerindeki k ısıtlamaya başlang ıçta izin verilse dahi bunun uzunca bir süre otomatik şekilde devam ettirilmesinin bireyin haklar ını ihlal ederek orant ısız bir tedbir hâline gelebilece ğini belirterek somut davada yerel mahkemelerin ikinci ba şvuran ın mükerrer ba şvurular ına karşın söz konusu seyahat yasa ğının hakl ılığını yeniden de ğerlendirmemeleri ve söz konusu tedbiri otomatik bir şekilde onaylad ıklar ını ifade etmi ş ve Sözle şme nin 8. maddesinin ihlal edildi ği sonucuna ulaşmıştır (Parmak ve Bak ır/Türkiye , 94). 27.İlgili diğer ulusal ve uluslararas ı hukuk için bkz. Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri, 46-57; Tamer Mahmuto ğlu [GK], B. No: 2017/38953, 23/7/2020, 37-67. V.İNCELEME VE GEREKÇE 28. Mahkemenin 7/9/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 29. Başvurucu; i. Yurt d ışına ç ıkış yasağı nedeniyle 2/5/2016-6/5/2016 tarihlerinde Paris Dauphine Üniversitesinde yap ılan ve konu şmac ı olarak ça ğrıldığı seminere kat ılamad ığını, ayr ıca Goethe Üniversitesinden post doktora ara ştırma bursu almay a hak kazand ığını, bu bursun 1/7/2016 ile 30/6/2018 tarihleri aras ında kullan ılacağını ancak yurt d ışı yasağı nedeniyle çal ışmalar ına başlayamad ığını, eğitimi ve kariyeri açısından önemli olan bu bursu kaybetme riski ile kar şı karşıya olduğunu belirtmiştir. Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 6ii. Bilimsel ve mesleki kimli ğinin de manevi varl ığının kapsam ında olduğunu ve Anayasa'n ın 17. maddesi kapsam ında korundu ğunu, yurt d ışına ç ıkış yasağı ile eğitim ve ö ğrenimini sürdürmesinin, böylece çal ışma hayat ını ve kariyerini geliştirmesinin engellendi ğini ifade etmi ştir. Bu tedbirin me şru bir amac ı olmad ığını, acil bir sosyal ihtiyaca cevap vermedi ğini ve orant ısız olduğunu ileri sürerek Anayasa'n ın 17. maddesinde koruma alt ına al ınan manevi varl ığını geliştirme hakk ı ile 20. maddesinde koruma alt ına al ınan özel hayat ın gizliliği ve korunmas ı haklar ının ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. 30. Bakanl ık görüşünde; i. Söz konusu müdahalenin yasal dayana ğı ve meşru amac ı konusunda ifade özgürlüğüne müdahale iddias ında yer verilen aç ıklamalar ın tekrar edildi ği belirtilmiştir. ii. Başvurucunun Türkiye'de terör örgütü PKK'n ın şehir merkezlerinde kurdu ğu barikatlarla ve hendeklerle güvenlik güçlerine sald ırılar düzenledi ği bir dönemde devletin sivillere i şkence etti ğine dair as ılsız ibareler içeren bir metne imza att ığı ve yap ılan soru şturma neticesinde terör örgütü PKK'n ın propagandas ını yapt ığı değerlendirilerek tutuklulu ğa sevk edildi ği ifade edilmi ştir. Düzce Sulh Ceza Hâkimliğinin başvurucunun tutuklanmas ı talebini reddederek sadece yurt d ışına ç ıkış yasağı tedbirine hükmetti ği ve bu bilgiler ışığında başvurucu hakk ında hükmedile n tedbirin demokratik toplumda gerekli ve orant ılı olduğu değerlendirilmi ştir. 31. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında başvuru dilekçesinde yer alan iddialar ını genel olarak tekrar etmi ş; bunun yan ında hakk ında beraat karar ı verilmesine rağmen yurt d ışına ç ıkış yasağının herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin devam etti ğini ve beraat karar ının kesinle şmesinin beklendi ğini, böylelikle toplam 3 y ıl 8 ay 10 gün süren tedbirin Bakanl ık görüşünde belirtildi ği gibi " geçici " ve " ölçülü " olduğundan söz edilemeyece ğini belirtmi ştir. B. Değerlendirme 32. Anayasa n ın "Özel hayat ın gizliliği" kenar ba şlıklı 20. maddesinin birinci fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, özel hayat ına ... sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir. Özel hayat ın ... gizliliğine dokunulamaz." 33. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 34. Özel hayat kavram ı eksiksiz bir tan ımı bulunmayan geni ş bir kavramd ır. Bu kapsamda korunan hukuki de ğer esasen ki şisel bağıms ızlıktır. Özel hayata sayg ı hakk ının kapsam ının belirlenmesinde bireyin ki şiliğini geliştirmesi ve gerçekle ştirmesi kavram ı teme l alınmaktad ır. An ılan hak; herkesin istenmeyen bütün müdahalelerden uzak, kendine özel bir ortamda ya şama hakk ına sahip oldu ğuna işaret etmekle birlikte ki şiliğin serbestçe geliştirilmesiyle uyumlu birçok hukuki menfaati de içermektedir. Bu aç ıdan Anayasa n ın 20. Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 7maddesi özel bir sosyal hayat sürdürmeyi de güvence alt ına almaktad ır (Serap Tortuk , B. No: 2013/9660, 21/1/2015, 31-36; Bülent Polat, B. No: 2013/7666,10/12/2015, 61-63; Ata Türkeri , B. No: 2013/6057, 16/12/2015, 30-32; Tevfik Türkmen [GK], B. No: 2013/9704, 3/3/2016, 50-52). 35. Kişilerin mesleki hayatlar ının onlar ın özel hayatlar ıyla s ıkı bir ilişkisinin oldu ğu ve meslek hayat ına yönelik tedbirlerin ya da müdahalelerin söz konusu oldu ğu dava süreçlerinde özel hayata sayg ı hakk ının gündeme geldi ği yads ınamaz. Bununla birlikte öncelikle bu tür i şlemlerin mesleki hayata yönelik tedbirlerin ya da müdahalelerin hangi durumlarda özel hayat kapsam ında görülmeye uygun oldu ğu veya ba şvuru konusu edilen uyuşmazl ıklar ın hangilerinin bu ba ğlamda uygulanabilir kabul edilece ği hususlar ında ölçütle r belirlenmesi ve bu ölçütler dikkate al ınarak değerlendirmeler yap ılmas ı gerekmektedir (Tamer Mahmuto ğlu, 82). 1. Uygulanabilirlik Yönünden 36. Anayasa Mahkemesi önceki birçok karar ında özel hayata sayg ı hakk ının kişinin çevresinde bulunanlarla temas kurma hakk ını içerdiğini, özel bir sosyal hayat sürdürmeyi güvence alt ına ald ığını ve kişilerin mesleki hayatlar ının özel hayatlar ıyla s ıkı bir ilişki içinde olduğunu vurgulam ıştır (K.Ş., B. No: 2013/1614, 3/4/2014, 36; Serap Tortuk , 37; Bülent Polat, 62; Ata Türkeri , 31; Ö.Ç., B. No: 2014/8203, 21/9/2016, 50; Haluk Öktem [GK], B. No: 2014/13433, 13/10/2016, 27; E.G. [GK], B. No: 2014/12428, 13/10/2016, 34). 37. Anayasa Mahkemesi, Tamer Mahmuto ğlu karar ında özel hayata ili şkin hususlar ın kişinin mesle ği ile ilgili tasarruflara esas al ındığı durumlarda özel hayata sayg ı hakk ının uygulanabilir oldu ğuna ve özel hayata ili şkin herhangi bir nedene dayan ılmaks ızın mesleki hayata yönelen müdahalelerin özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında değerlendirilebilmesi gerekli olan ko şullar ın neler oldu ğuna ilişkin detayl ı değerlendirmelerde bulunmu ştur (sebebe ve sonuca dayal ı uygulanabilirlik ilkeleri hakk ında ayr ıntılı bilgi için bkz. Tamer Mahmuto ğlu, 84-90). 38. Başvuru dosyas ı incelendi ğinde başvurucunun mesleki hayat ına yönelik olarak alınan tedbirin özel hayata ili şkin herhangi bir nedene dayanmad ığı görülmektedir. Bununla birlikte ba şvurucunun gitmek istedi ği ülke ile güçlü mesleki ba ğlar ının olduğu ve yurt d ışına çıkışının yasaklanmas ının mesleki hayat ını doğudan etkiledi ği, dolay ısıyla başvurucunun mesleki hayat ına yönelik müdahalenin onun özel hayat ına ciddi şekilde etki etti ği ve bu etkinin belirli bir a ğırlık düzeyine ula ştığı anlaşılmaktad ır. Zira al ınan tedbirin ba şvurucunun kendisini geli ştirebilme imkân ının önemli ölçüde zay ıflamas ına, sosyal ve mesleki itibar ını koruyabilmesi aç ısından ciddi sonuçlar do ğurmas ına yol açaca ğı değerlendirilmektedir. Bu durumda sonuca dayal ı nedenlerle ba şvurunun özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında incelenebilir nitelikte oldu ğu kanaatine var ılm ıştır. 2. Kabul Edilebilirlik Yönünden39. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 83. Esas Yönünden a. Müdahalenin Varl ığı 40. Akademisyen olan ba şvurucunun sulh ceza hâkimli ğinin adli kontrol karar ıyla yurt d ışına ç ıkışının yasaklanmas ı nedeniyle seminer ve ara ştırma bursu gibi çe şitli mesleki faaliyetlerinden al ıkonulmas ı sonucu özel hayata sayg ı hakk ına müdahalede bulunuldu ğu sonucuna var ılm ıştır. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 41. Anayasa n ın "Temel hak ve hürriyetlerin s ınırlanmas ı" kenar ba şlıklı 13. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, ... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar, ... demokrati k toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. 42. Yukar ıda an ılan müdahale, Anayasa n ın 13. maddesinde belirtilen ko şullara uygun olmad ığı müddetçe Anayasa n ın 20. maddesinin ihlalini te şkil edecektir. Bu sebeple müdahalenin Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut ba şvuruya uygun dü şen kanunlar taraf ından öngörülme, Anayasa n ın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ko şullar ını sağlay ıp sağlamad ığının belirlenmesi gerekir. i. Kanunilik43. 5271 say ılı Kanun'un 109. ve 110. maddelerinin (bkz. 18, 19) kanunla sınırlama ölçütünü kar şılad ığı sonucuna var ılm ıştır. ii. Meşru Amaç 44. Anayasa n ın 20. maddesinde, özel hayata sayg ı hakk ı için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemi ş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde s ınırland ır ılmas ı mümkün olmayan mutlak bir hak oldu ğu söylenemez. Özel s ınırlama nedeni öngörülmemi ş olan haklar ın dahi hakk ın doğasından kaynaklanan baz ı sınırlar ı bulunmakta, Anayasa n ın diğer maddelerinde yer alan kurallara dayan ılarak da bu haklar ın s ınırlanmas ı mümkün olabilmektedir. Buna göre Anayasa'n ın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin özel s ınırlama sebebi gösterilmemi ş hak ve özgürlüklere s ınır teşkil edebilece ği kabul edilmektedir (AYM, E.2014/87, K.2015/112, 8/12/2015; E.2016/37, K.2016/135, 14/7/2016, 9; E.2013/130, K.2014/18, 29/1/2014; Sevim Akat E şki, B. No: 2013/2187, 19/12/2013, 33; Ahmet Çilgin , B. No: 2014/18849, 11/1/2017, 39). 45. Uygulanan koruma tedbiri ile ba şvurucunun duru şmalardan kaçmas ının önlenmesinin ve bu yolla maddi gerçe ğin süratle ortaya ç ıkar ılmas ının amaçland ığı anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla müdahalenin suçlular ın cezaland ırılmas ı, yarg ılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi ve bu suretle kamu düzeninin sa ğlanmas ı meşru amaçlar ı ile yap ıldığı sonucuna var ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 9iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük (1) Genel İlkeler 46. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılamas ı ve orant ılı olmas ı gerekir ( Ferhat Üstünda ğ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, 45; Bekir Coşkun [GK] , B. No: 2014/12151, 4/6/2015, 53-55; Mehmet Ali Ayd ın [GK] , B. No: 2013/9343, 4/6/2015, 70-72; AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007). Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılad ığının kabul edilebilmesi için amac a ulaşmaya elveri şli olmas ı, başvurulabilecek en son çare ve al ınabilecek en hafif önlem olara k kendisini göstermesi gerekmektedir (baz ı farkl ılıklarla birlikte bkz. Bekir Co şkun, 51; Mehmet Ali Ayd ın, 68; Tansel Çöla şan, B. No: 2014/6128,7/7/2015, 51). Bu kapsamda söz konusu tedbirin gerek kapsam ı gerek süresi itibar ıyla orant ılı olarak uygulanmas ı gerekir (Hülya Kar [GK], B. No: 2015/20360, 27/2/2019, 23). 47. Buna göre özel hayata sayg ı hakk ına yap ılan bir müdahale, zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılam ıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılamakla birlikte orant ılı değilse demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez. (2) Koruma Tedbirlerinde Müdahalenin A ğırlığı ve Güvenceler 48. Koruma tedbirlerinin uygulanmas ı suretiyle ki şilerin anayasal haklar ına yap ılan müdahaleler nedeniyle meydana gelen zararlar ın ağırlığının tespit edilmesi gerekir. Bunun için koruma tedbiri yoluyla yap ılan müdahalelerin sonuçlar ına eğilmek gerekir. Anayasa Mahkemesi olay ın somut ko şullar ında koruma tedbiri nedeniyle u ğran ılan zarar ın kaç ınılmaz olandan a ğır veya aşırı sonuçlara yol aç ıp açmad ığını, ağır sonuçlara yol açm ış ise böyle bir zarar ın kamu makamlar ınca makul bir sürede, uygun yöntem ve vas ıtalarla gideriminin sağlan ıp sağlanmad ığını denetleyecektir ( Hülya Kar , 25). 49. Bu ba ğlamda ilk olarak ba şvuruya konu adli kontrol koruma tedbirinde oldu ğu gibi tüm koruma tedbirlerinin geçici oldu ğu unutulmamal ıdır. Herhangi bir tedbirin ilanihaye veya herhangi bir kriterden ba ğıms ız olarak süreklilik arz eder biçimde uygulanmas ı mümkün değildir. Tedbirin geçici olmas ı, tedbirden beklenen amac ın has ıl olmas ını müteakip sonlanaca ğı anlam ına gelir ( Hülya Kar , 26). 50. Bununla ba ğlant ılı olarak geçen sürenin uzamas ı nedeniyle koruma tedbirinin anayasal haklar üzerinde giderek a ğırlaşan bir bask ıya neden olaca ğı aç ıktır. Koruma tedbiri süresinin uzamas ı oluşan mağduriyeti art ırıyor, müdahaleden önceki hâle dönülmesini güçleştiriyor veya imkâns ız hâle getiriyorsa koruma tedbiri nedeniyle u ğran ılan zarar ın kaç ınılmaz olandan a ğır olduğu sonucuna var ılabilir ( Hülya Kar , 27). 51. Koruma tedbirinin süresi müdahalenin a ğırlığının tart ılmas ında dikkate al ınmas ı gereken bir faktördür. Bu sebeple bir koruma tedbirinin anayasal bir hakka anl ık olarak m ı müdahalede bulundu ğu yoksa süregelen bir müdahalenin mi söz konusu oldu ğu gözönünde bulundurulacakt ır. Bilhassa süregelen bir koruma tedbirinin durumun gerektirdi ğinden daha uzun sürdü ğünün anla şıldığı durumlarda tedbir nedeniyle müdahale edilen anayasal haklar ın ihlali söz konusu olabilir ( Hülya Kar , 28). Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 1052. Koruma tedbirleri ile anayasal haklara yap ılan müdahalelerin keyfî vey a öngörülemez olmamas ı için baz ı güvenceler sa ğlanmal ıdır (Hülya Kar , 31). Müdahale teşkil eden tedbirlerin özellikle kanun d ışı veya keyfî ya da makul olmayan şekilde uyguland ığına ilişkin savunma ve itirazlar ını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme olana ğının kişilere tan ınm ış olmas ı gerekir. Söz konusu usul güvencelerinin mevzuatta yer almamas ı, yer ald ığı hâlde uygulanmamas ı veya etkisizle şmesi koruma tedbirlerinin müdahale etti ği anayasal haklar ı ihlal eder ( Hülya Kar , 32). 53. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuru kapsam ında koruma tedbirlerini inceleme bak ımından temel görevi ba şvurucuya kimi usule ili şkin olmak üzere yukar ıda değinilen güvencelerin sa ğlan ıp sağlanmad ığını belirlemekten ibarettir. Di ğer bir deyi şle koruma tedbirlerinin anayasal haklara müdahale etti ği yönündeki şikâyetlerin incelenmesinde Anayasa Mahkemesinin denetiminin oldukça s ınırlı bir alanda gerçekle şeceğini kabul etmek gerekir ( Hülya Kar , 39). (3)İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 54. Somut olayda ba şvurucu hakk ında yurt d ışına ç ıkış yasağı şeklindeki koruma tedbiri 15/1/2016 tarihinde hâkim karar ı ile verilmi ş olup 25/9/2019 tarihine kadar devam etmiştir. 55. An ılan koruma tedbirinin konulmas ının ard ından başvurucu; yurt d ışına ç ıkış yasağı nedeniyle mesle ğini gereği gibi yerine getiremedi ğini, konuşmac ı olarak ça ğrıldığı seminere kat ılamad ığını, ayr ıca Goethe Üniversitesinden post doktora ara ştırma bursu almaya hak kazand ığını ve yurt d ışı çıkış yasağı nedeniyle bu bursu kaybetme riski ile kar şı karşıya olduğunu aç ıkça belirterek adli kontrol tedbirinin kald ırılmas ını talep etmesine ra ğmen (bkz. 14) başvurucunun bu yöndeki talep ve itirazlar ı sulh ceza hâkimliklerince " verilen kararda usul ve yasaya ayk ırı bir yön bulunmad ığı" şeklinde, birbirinin tekrar eden ve herhangi bir değerlendirme içermeyen soyut gerekçelerle reddedilmi ştir. 56. Öncelikle belirtmek gerekir ki mahkemeler koruma tedbiri kararlar ında lehte ve aleyhte ileri sürülen bütün delilleri incelemek ve temel hak ve özgürlüklere yap ılan müdahaleye katlanmay ı gerektirecek nitelikte kamu yarar ını hakl ı kılan gerçek bir ihtiyac ın varl ığını göstermek zorunda olduklar ı gibi süregelen koruma tedbirlerinin devam ına ilişkin kararlar ında da tedbirin devam ını hakl ı kılan gerekçeleri göstermek mecburiyetindedir ( Hülya Kar, 35). 57. Somut olayda Düzce Sulh Ceza Hâkimli ği 15/1/2016 tarihli tedbir karar ında açıkça " delillerin toplanm ış olup karart ılma ve gizleme ihtimalinin bulunma [dığını]" da ifade etmesine (bkz. 11) ra ğmen sonraki tarihlerde sulh ceza hâkimlikleri, tedbirin devam ına ilişkin başvurucunun ileri sürdü ğü itiraz gerekçelerini kararlar ında herhangi bir şekilde tart ışmam ış; oluşan yeni durumlara, ba şvurucunun savunmalar ının al ınm ış olmas ına ve aradan geçen süreye ra ğmen tekrar içeren, genel ve soyut gerekçelerle ba şvurucunun taleplerini reddetmi ştir. Gerekçe, koruma tedbirleri ile anayasal haklara yap ılan müdahalelerin keyfî veya öngörülemez olmamas ı için önemli bir güvencedir. Ba şvurucunun temel haklar ına müdahale olu şturan tedbirlerin özellikle makul olmayan şekilde uyguland ığına ilişkin itirazlar ının mahkemelerce dikkate al ınmamas ı mevzuatta yer alan usul güvencelerinin uygulanmamas ı ile mümkün olmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 1158. Diğer yandan koruma tedbirlerine daha sonra tesis edilecek hükmün infaz edilebilirli ğini sağlamak veya maddi gerçe ğin ortaya ç ıkmas ını temin etmek amac ı ya da amaçlar ıyla başvurulduğunda şüphe bulunmamaktad ır. Bir tedbirin hedeflenen amac a ulaşmak bak ımından elveri şli olup olmad ığı ile olay ın koşullar ında zorunlu ve en uygun tedbir olup olmad ığına karar vermek bak ımından ilk derece mahkemelerinin geni ş bir takdir pay ı bulunmakla birlikte yürütülen bir soru şturma veya kovu şturma kapsam ında al ınan koruma tedbiri ile hedeflenen amaca ula şmak için haklar ın daha az s ınırlanmas ını sağlayaca k alternatif yollar bulunup bulunmad ığı da dikkate al ınmal ıdır (Hülya Kar , 44). Eldeki başvuru bu kapsamda incelendi ğinde sulh ceza hâkimli ği kararlar ında başvurucu hakk ında yurt d ışına ç ıkış yasağı tedbirine alternatif di ğer adli kontrol tedbirlerinin uygulan ıp uygulanamayaca ğına dair hiçbir tart ışma yap ılmad ığı da görülmektedir. 59. Türk ceza muhakemesi hukukunda kural olarak san ığın savunmas ı al ınmadan hüküm kurulamamaktad ır. Somut olayda yurt d ışına ç ıkacak olmas ı nedeniyle ba şvurucunun savunmas ının al ınmas ının zorlaşacağı ve bunun da eldeki ceza yarg ılamas ını uzatacağı düşünülerek koruma tedbiri al ınm ış ise san ığın savunmas ı alındıktan sonra tedbirin devam ına hükmedilmesinin zorlay ıcı sebepleri gösterilmemi ştir. Kald ı ki ne ba şvurucunun üniversite öğretim eleman ı bir kamu görevlisi olmas ı nedeniyle duru şmadan kaçma ihtimalinin dü şük olduğu ne de post doktora çal ışmas ı nedeniyle gidece ği memleketle Türkiye'nin yo ğun adli yard ımlaşma ilişkilerinin varl ığı nedeniyle bulundu ğu memlekette de savunmas ının alınmas ının mümkün oldu ğu değerlendirilmi ştir. 60. Başvuruya konu koruma tedbiri olan yurt d ışı çıkış yasağı nedeniyle ba şvurucu, Goethe Üniversitesinden alm ış olduğu post doktora ara ştırma bursunu kullanamam ıştır. Başvurucunun savunmas ının al ınmas ı nedeniyle kendisinden beklenen amac ın zaten has ıl olduğu söz konusu koruma tedbiri, herhangi bir kriter gözetilmeksizin ve süreklilik arz ede r biçimde oldukça uzun bir süre uygulanm ıştır. Somut olay ın bu koşullar ı alt ında an ılan yetersiz ve çeli şkili gerekçelerle koruma tedbirinin yakla şık 3 y ıl 8 ay sürmesinin olu şan mağduriyeti art ırdığı, müdahaleden önceki hâle dönülmesini imkâns ız hâle getirdi ği anlaşıldığından başvurucunun u ğrad ığı zarar ın kaç ınılmaz olandan a ğır olduğu sonucuna varmak gerekmektedir. 61. Bu ba ğlamda ba şvurucu hakk ında tatbik edilen yurt d ışına ç ıkış yasağı şeklindeki koruma tedbiri ile ba şvurucunun özel hayata sayg ı hakk ına müdahale edilmi ş, başvurucu şikâyet ve itirazlar ını soruşturma makamlar ına taşımış, buna kar şın soruşturma ve yarg ılama makamlar ı ilgili ve yeterli bir de ğerlendirme yapmaks ızın başvurucunun taleplerini reddetmiştir. Başvurucu, koruma tedbiri hakk ında yukar ıda belirtilen usule ili şkin güvencelerden makul olmayan bir süre ve öngörülemez bir şekilde yararland ırılmam ış, böylelikle yurt d ışı ç ıkış yasağı tedbirinin sonuçlar ı bak ımından orant ılı olarak uygulanmad ığı kanaatine var ılm ıştır. 62. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. 63. Başvurucu, imza att ığı bildiri nedeniyle yurt d ışına ç ıkmas ının yasaklanmas ının ifade özgürlü ğünü ihlal etti ğini de ileri sürmü şse de özel hayata sayg ı hakk ı yönünden ihlal karar ı verilmiş olmas ı ile Anayasa Mahkemesinin Zübeyde Füsun Üstel ve di ğerleri karar ı sonras ı ilk derece mahkemesince an ılan karar esas al ınarak başvurucu hakk ında beraat karar ı verilmesi birlikte de ğerlendirilerek ifade özgürlü ğünün ihlal edildi ği iddias ı yönünden ayr ıca bir inceleme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 124. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 64. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 65. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini istemi ş ve 100.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmu ştur. 66.İncelenen ba şvuruda suç soru şturmas ı ve kovuşturmas ı nedeniyle ba şvurucunun hâkim karar ıyla yurt d ışına ç ıkışının ölçüsüzce yasaklanmas ı sonucu özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. 67. Başvurucu bireysel ba şvuruda bulunduktan sonra Düzce 1. A ğır Ceza Mahkemesince 25/9/2019 tarihinde hakk ındaki yurt d ışına ç ıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin kald ırılmas ına karar verilmi ştir. Dolay ısıyla başvurucunun şikâyet etti ği adli kontrol tedbiri sona ermi ştir. Bu durumda ihlalin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için tazminat d ışında yap ılmas ı gereken bir hususun bulunmad ığı anlaşılmaktad ır. 68. Özel hayata sayg ı hakk ına yönelik müdahale nedeniyle yaln ızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında başvurucuya net 13.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. 69. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.839,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan özel hayata sayg ı hakk ının İHLAL ED İLD İĞİNE, C. Başvurucuya net 13.500 TL manevi tazminat ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, Başvuru Numaras ı: 2016/50822 Karar Tarihi : 7/9/2021 13D. 239,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.839,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 7/9/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Muammer TOPAL Recai AKYEL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş