11. Hukuk Dairesi 2013/10089 E. , 2013/15872 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 gün ve 2005/211-2011/154 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.03.2013 gün ve 2012/7305-2013/5833 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine …
**11. Hukuk Dairesi 2013/10089 E. , 2013/15872 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 gün ve 2005/211-2011/154 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.03.2013 gün ve 2012/7305-2013/5833 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin mesul müdürü ve sahibi bulundukları eczaneler ile faaliyet gösterdiklerini, davalı ...'nin dava dışı ... tarafından işletilmekte olan eczaneyi ...'nun ölümü üzerine satın aldığından bahisle işlettiği, ancak eczanenin davalının diploması kullanılmak suretiyle gerçekte davalı ... tarafından işletildiğinin tespit edildiğini, 28.12.1994 tarihinden 14.12.2004 tarihine kadar 10 yıl süre ile davalıların el birliği içinde muvazaalı olarak işlettikleri eczaneden hakları olmayan gelirleri elde ettikleri, işletilen bu eczane nedeniyle müvekkillerinin gelirlerinde azalma olduğunu, zararlarının tazmini gerektiğini ileri sürerek, davalıların elde ettiği gelirin tespiti ile her bir davacı için 5.100 TL maddi ve 400 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 51.000 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davalı bakımından kesinleşen disiplin cezası olan 90 günlük kapatma kararı dışında herhangi bir ruhsatname iptali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu eczanenin davalı ... tarafından işletildiğini, müvekkilinin ise eczanede sigortalı işçi olarak çalışmaya başladığını, davacıların dava açmaya ehliyetlerinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan kanıtlara göre, davalı ...'nun eczacılık yapma koşullarına sahip olmamasına rağmen dava konusu eczaneyi davalı ...'nin diplomasını kullanarak işlettiği, bu durumun idare mahkemesi kararıyla tespit edildiği ancak davalıların eyleminin BK 18. madde anlamında muvazaa olarak nitelendirilmeyeceği, çünkü tarafların başkalarından gizlemek istedikleri bir iradeleri ve asıl iradelerinden farklı olarak başka bir sözleşme bulunmadığı, eczane işletme yasal şartlarının amacının eczaneden mal ve hizmet alanların sağlıklarının korunması olup diğer eczacıların ekonomik menfaatlerinin korunması olmayacağı, ayrıca burada davacı eczacıların gördükleri doğrudan bir zararın bulunmadığı, bu nedenle BK 41. madde gereğince de maddi tazminat talebinde bulunamayacakları, BK 49. maddesindeki kişilik hakkının ihlali şartı gerçekleşmediğinden manevi tazminat talebinin kabul edilemeyeceği, BK 48. maddesinin de tacir olmayanlar hakkında uygulanacağı ve tarafların tacir olması nedeniyle bu maddenin de uygulanma yerinin olmadığı, TTK 56 ve 57. maddesinde düzenlenen haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır. Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 50,45 KDH 50,45 KDPH 00,00 BH 219,00 Ceza 25.09.2013 - S/Ö