T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/915 KARAR NO : 2026/579 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05.01.2021 ESAS-KAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/915 KARAR NO : 2026/579 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05.01.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/430 E., 2021/5 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 12.03.2026 YAZIM TARİHİ : 12.03.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalının 2014-2019 yılları arasında davacı kooperatifte 3 dönemlik başkanlık yaptığını ve uzun süredir kooperatif üyesi olduğunu, davalı ile kooperatife üye 3 kişi arasında alt taşıma sözleşmesi imzalandığını ve ... A.Ş'ye ait mamül ve bitmiş ürünlerin sevkiyatının yapılacağının belirlendiğini, taşımanın davalıya ait ... plakalı çekici ile ... plakalı yarı römork araçla yapılacağını, yapılacak taşıma işinde araçların kooperatife kayıtlı olması ve araç başına üyelik aidatının ödenmesi gerektiğini, eğer bu şartları taşımayan şekilde taşıma işi gerçekleşirse kazandığı taşıma bedelinin %40'ını kooperatife ödemeyi taahhüt ettiğini ancak davalının yönetim kurulu başkanı olduğu sırada üye olmayan araçlarla taşıma gerçekleştirdiğini, yönetimin değişmesi sonrasında bu durumun ortaya çıktığını iddia ederek, kesilen faturalardaki taşıma işlerinin incelenmesi sonrasında %40'a tekabül eden 105.054,70 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Kooperatifin durum ve şartlara göre kooperatife üye olmayan, dışarıdan temin edilen araçlar vasıtasıyla da aldığı ihalalerin taşıma işlerini gerçekleştirdiğini, gerek alt taşıyıcı ve gerekse emanet araç kullandırma sözleşmesinde sözleşmeye aykırılığın yaptırımına ve sözleşmeye aykırılık halinde %40 kesinti uygulanacağına dair bir hükmün yer almadığını, davalının ..., ... ve ... plakalı araçlarla işine devam ettiğini, fabrikaya gidecek araçların plaka ve bilgisinin önceden fabrikaya bildirildiğini, bildirimi de davacının yaptığını, haliyle araç değişikliğinin kooperatifin ve ... firmasının bilgisi dahilinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Yukarıda açıklandığı üzere, davacı, davalının kooperatif üyesi olmayan 2 araç ile taşıma yapması sebebiyle, taşıma bedelinin %40'ına tekabül eden cezai şart bedelini talep etmektedir. Davacı kooperatif bu talebini, kooperatif üyelerinin, kooperatif üyesi olan araçlar dışında taşıma yapamayacakları hususunda bir mevzuat hükmü, kooperatif ana sözleşme maddesi veya genel kurul kararına veya taraflar arasında yapılan bir sözleşmeye dayandırmamakta, cezai şart taleplerinin kooperatifin teamül haline gelen uygulamalarına dayandırmaktadır. Bir kişi kooperatif üyesi olmaya zorlanamayacağı gibi, kooperatif üyesi olmaması veya üyelik dışındaki faaliyetleri nedeniyle cezai şart niteliğinde bir yaptırıma tabii tutulamaz. Kooperatifin, bir mevzuat hükmüne ve kooperatif üyelerine uygulanabilecek nitelikte kooperatif ana sözleşmesine ve genel kurul kararlarına dayalı olmayan, sadece, kooperatifin süre gelen uygulaması olduğu gerekçesiyle cezai şart yaptırımı uygulaması da mümkün değildir. Hukuki dayanağı bulunmayan davacı cezai şart istemi yerinde bulunmadığından davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin taşımacılık faaliyetinin yalnızca kooperatife kayıtlı araçlarla yapılabileceğini, kayıtlı olmayan araçlarla taşıma yapılması hâlinde elde edilen taşıma bedelinin %40’ının kooperatife ödenmesinin kuruluşundan beri uygulanan ticari teamül niteliğinde olduğunu ve bu uygulamanın tüm üyelere Mutlucell aracılığıyla sms yoluyla bildirildiğini, davalının kooperatif yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde söz konusu uygulamayı diğer üyeler bakımından uyguladığı hâlde kendisi bakımından uygulamadığını, davalının kooperatife kayıtlı olmayan araçlarla gerçekleştirdiği taşımalar nedeniyle düzenlenen ve toplamı 105.054,70 TL olan faturaların yönetim kurulu kararıyla kesildiğini, davalı tarafından noter ihtarıyla itiraz edildiğini ancak söz konusu faturaların 10.3.2020 tarihli genel kurulda oy çokluğu ile kabul edildiğini, mahkemece ticari teamülün varlığı araştırılmadan, kooperatif kayıtları ve sözleşmeler incelenmeden ve gerekli deliller toplanmadan karar verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyesinin, kooperatife bildirimde bulunmadığı 2 araç ile taşıma yapması nedeniyle, taşıma bedelinin %40'ına tekabül eden cezai şart bedelinin tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 12.03.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...