13. Hukuk Dairesi 2015/40209 E. , 2016/8766 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Davacı, davalı ile yapılan noter satış vaadi sözleşmesi ve harici satış sözleşmesiyle üzerinde ev bulunan taşınmazı davalıya sattığını, satış bedelinden kalan 12.000 TL’nin tapu devrinden sonra ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının eşinin hazineden tapu devini almakla kalan bedeli ödemekle sorumlu olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki …
**13. Hukuk Dairesi 2015/40209 E. , 2016/8766 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Davacı, davalı ile yapılan noter satış vaadi sözleşmesi ve harici satış sözleşmesiyle üzerinde ev bulunan taşınmazı davalıya sattığını, satış bedelinden kalan 12.000 TL’nin tapu devrinden sonra ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının eşinin hazineden tapu devini almakla kalan bedeli ödemekle sorumlu olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacı ile yapılan noter satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazı üzerindeki evle birlikte satın aldığını,ayrıca davacı ile yapılan harici sözleşme ile satış bedeli olarak 30.000 TL belirlenerek,bu bedelin 12.000 TL kısmının tapu devri sırasında ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak davacının tapu devrine ilişkin bu şartı yerine getirmemesi nedeniyle dava konusu ücreti talep hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Bu itibarla kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda, davacının taraflar arasındaki harici taşınmaz satış sözleşmesindeki düzenlemeye dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi yapmasında kötüniyetli olduğunun kabulü doğru değildir. Mahkemece davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usül ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.