12. Hukuk Dairesi 2007/2878 E. , 2007/5548 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 1. İcra Mahkemesi TARİHİ : 02/11/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : TTK.nun 688/7. maddesine göre, takip konusu belgenin kambiyo senedi niteliğini taşıması için (... senedi tanzim edenin imzasını)içermesi zorunlud…
**12. Hukuk Dairesi 2007/2878 E. , 2007/5548 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 1. İcra Mahkemesi TARİHİ : 02/11/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : TTK.nun 688/7. maddesine göre, takip konusu belgenin kambiyo senedi niteliğini taşıması için (... senedi tanzim edenin imzasını)içermesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, pul üzerinde ve açıkta birden fazla imzanın bulunması koşul olarak kabul edilmemiştir. Takibe dayanak bonoda keşideci borçlunun şirket kaşesi üzerinde ve ayrıca pul üzerinde olmak üzere iki imza bulunmaktadır. O halde, borçlu şirket temsilcisi olan kişinin, şirket kaşesi yanındaki imzadan ayrı, ikinci bir imzası daha bulunduğuna göre, imzalardan birinin şirket, diğerinin de imza sahibi şahsı adına atılmış olduğunun ve borçtan şahsen de sorumlu olduğunun kabulü zorunludur. Zira senetteki borçtan sorumlu olmak için keşidecinin tek imzası yeterli olup birden fazla imza atılmasına gerek yoktur. Somut olayda, şikayetçi borçlu R H. E.'nın diğer borçlu şirket temsilcisi sıfatı ile şirket kaşesi üzerine imza attıktan sonra pul üzerine de imza attığı ihtilafsız olduğuna göre; Mahkemece yukardaki ilkeler ışığında şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kaşeye ve pul üzerine atılan imzaların adet gereği atılan imzalar olduğundan bahisle şikayetçi borçlu yönünden takibin iptali yönünde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.